• BIST 73.391
  • Altın 133,043
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Konya -1 °C
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Vatandaşı canından bezdirmişti! Artık dört yıl cezası var
  • Başbakan Yıldırım: 80 bin KOBİ'ye mali kaynak sağlanacak
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Vatandaşı canından bezdirmişti! Artık dört yıl cezası var
  • Başbakan Yıldırım: 80 bin KOBİ'ye mali kaynak sağlanacak

Şimdilik bu kadar!

Yücel Kemendi

Suriye ve ırak haberlerini dinliyor musunuz?
Hayır dinlemiyorum, görüntüleri de izlemiyorum.

Suriye haberlerini neden dinlemiyorsunuz dersem,
Büyük ihtimal, Facebook veya Twitter uğraş alanınız.

Peki bu hesaplardan bura ile ilgili resimlere demi bakmıyorsun?. Bakıyorum bakıyorum hep aynı resimler.  Moralim bozulmasın diye pas geçiyorum.

Yazıma Irak ve Suriye'den bahsederek başladığım için,  içinizden başka bir sayfaya geçmek, başka bir yazıyı okumak gelmiş olabilir.

Saygı duyarım.
Ben de sizin gibi yapıyorum sizden farkım yok!
Bu yaptığımız kötülüğümüzden art niyetimizden değil ki...
Çaresizliğin sonucunda ne yapacağımızı bilmemekten.

Mesela beş gün önce Eset  ve Rus uçakları Halep'te bir çocuk hastanesini vurdular.. Her taraf kol bacak doluydu, kan kokusu sanki ta buralara geliyordu.
Peki bu kez o fotoğraflara bakan haberleri dinleyen kaldı mı?. bakan ne yaptı?, baktı baktı baka kaldı. belki beddua yaptı belki de kocaman küfür etti. Ondan bile emin değilim
sanki kıyamet kopmuş, terkedilmiş bir insanlık, kabullenilmiş felaket, kısaca kocaman bir hiç

Felaketten hemen sonra tüm dünyaya aktarılan korkunç medya görüntüleri,
Bakıyorum, elim tutmuyor, dilim söylemiyor, içim ağrıyor, kahroluyorum. Keşke bakmasam diyorum, yada bize yaşamak haram diyorum..

Gençliğimi hatırlıyorum, bu güne kadar ne kadar kandırıldığımızı ne kadar aldatıldığımızı ne kadar satılmış onlara meyilli insanlar tarafından yönetildiğimizi anlıyor ve daha fazla kahroluyorum. Ne masallarla uyutulmuşuz diyorum

Hani 1990 başlarında dünya, barış aşamasına gelmişti.
Hani bundan sonra tüm İslam topraklarında yaşayanlar teknolojinin tutsağı olduğu için,  sömürgeciler yoksul dünya insanlarını kolay kolay feda edemezdi,
Bunları iddia eden bürokratlar, ilim adamları ve siyasetçiler nerdeler şimdi? Peki ne oldu bunları söyleyenlere?, ne oldu bu fikirlere?

O akıllı telefonlar, ve teknoloji Suriye'den, Irak'tan bize anlık zulüm görüntüleri yansıtıyorlar, moralimizi bozuyorlar, barışa zerre katkı sağlamıyorlar.
Hepsini geçtim...
yıllarca bu yüzyılda "demokrasi nin  dünya çapında genişleyeceği"nden söz edenler bu düşünceyi herkese ve özellikle bizlere kabul ettirenler
şimdi ne yapıyorlar?

Onu da ben söyleyeyim;

Zulümler insanları mültecileştiriyor, bundan korkan batı ve onların yalakaları altına yapıyor, tir tir titriyorlar.

Demek ki, neymiş...
Batı'dan esip gelen her şey doğru değilmiş, batılaşma kocaman bir safsataymış,

Medeniyet onların topraklarında değil İslam topraklarda yaşayanların geçmişindeymiş.

Onun için dünyanın oyununa gelmemek onlara karşı daha temkinli ve şüpheli yaklaşmanın zamanı gelmiş de geçiyor bile...

Bunlardan yola çıkarak son olarak Trump'tan çare bekleyenlere söyleyeceklerimiz var
Trump değil, Trump'ı iktidara getirenler değerlidir.
Şimdilik bu kadar söyleyeyim.

Çarşambanın sözü; Üzülmeyin gevşemeyin inanıyorsanız üstünsünüz. Bundan dolayıdır ki batılların hepsi yok olacaklardır. Biz burada değişmez kanunları konuşuyoruz. İnanıyorsanız üstünsünüz, yoksa başkasını taklit ediyorsanız uşaksınız.:  Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim