• BIST 107.700
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Konya 25 °C
  • "15 Temmuz müfredatta"
  • "Tahşilecilere kumpas" davası sanıklarının "ByLock" kullanma dökümleri
  • FETÖ, darbeci askerler için fon oluşturmuş
  • "15 Temmuz müfredatta"
  • "Tahşilecilere kumpas" davası sanıklarının "ByLock" kullanma dökümleri
  • FETÖ, darbeci askerler için fon oluşturmuş

Şimdi Konya’nın divlek zamanı

Seyit Küçükbezirci

Bugünlerde, gündüz hayalimde “Divlek”; gece düşümde “Divlek”…

Takkeli Dağ gibi bir divlek olsa

Meydan sinisine kesilse, dolsa

Yanmazdım servetim nihayet bulsa

Feda olsun canım tatlı divleğe

HABERİNİZ VARDIR HAZAR ŞİMDİ DİVLEK ZAMANI…

“Eski Konya’da her şeyin bir zamanı var. Divlek zamanı, üzüm zamanı, etlik zamanı, bulgur kaynatma zamanı gibi. Çocuk oyunlarında bile var; çelik çomak zamanı, uçurtma zamanı.

Şimdi, şu sıralar “Konya’nın Divlek zamanı”. Hemen bir açıklama yapalım. Konyalıca Sözlük’te divlek kavun değildir, kavun da divlek değildir. Eski Konyalı, yani, k’ye g diyen Konyalı divleğe kavun diyene bel bel bakardı.

Konyalıca’da “kavun” yok mu? Olmaz olur mu? Var elbette.

Konya’da turfanda çıkan divlek “kavun”dur. Genellikle “söbü” olur, yuvarlak ve uzuncadır. Kabukları çok ince, can dayanmaz bir sarı… İyice olgunlaşanı kökeninden kendi koparak ayrılır. Daha kökenine iki adım kala havayı keskin bir kavun parfümü doldurmuştur. Çok tatlı, bol suludur. Divleklerden onbeş yirmi gün önce olgunlaşır.

Divleğe gelince…

Divlek oldukça kalın kabukludur, ağustos sonlarına doğru olgunlaşır. Taşımaya, aylarca saklamaya uygundur.

Konya’nın yüzyıllar boyu isim yapan meşhur divleklerinin yerinde şimdi yeller esiyor. “Selbasan Divleği”nin, “Hatunsayaray divleği”nin şimdi çekirdeğini bile bulamazsınız. “Çumra divleği” bile, Selbaşan divleği, Hutunsaray divleği bulunmaz, Bursa kumaşı olduktan sonra isim yapmaya başladı.

1950’li, 1960’lı yıllardaki “divlek sergileri”nin başına çöküp oracıkta bir Selbasan kuvunu yememişseniz, nasıl anlatabilirim size, hakiki divlek nasıl olur? Şimdilerde kavun diye alınıp satılan şeyler, eski divleklerin yanında divlek gibi bir şey.

DİVLEĞİN DE BİR KÜLTÜRÜ VAR

Divleğin tohum seçimi, ekilecek toprağın hazırlanması, seyreltilmesi, çapası, boğaz doldurması; bostan bozumu, kışa saklanacak divleklerin hazırlanması, çiftler çifter tavanlara asılması başlıbaşına bir ilim, başlıbaşına bir sanat.

Divlek, hakiki “Gonya divleği” kıraçta yetiştirilir. Tohumu bir yıl önce en gösterişli, en tatlı, en dayanıklı divleklerden tohumluk alınır. Ekilecek “Bostan harımı” doyuncaya kadar sel sularıyla sulanır, defalarca sürülür, tavının kaçmaması için bastıra bastıra sürgülenir. Sonra ekilir, bostanın kökenine su değdirilmez. Peki bunlar yapılmazsa? O divlek olmaz kabakgillerden bir şey olur.

Divlekler olgunlaşmaya başlayınca ilkin “yüzleme” alınır. Yüzleme, en gösterişli, sağlam kışa dayanacak divleklerdir. Sapları çifter çifter bağlayıp tavana asmak için uzun uzun kesilir.

Çumra köylüklerinde “Tapan” ya da, “Bostan Güzeli” denilen sarı, turuncu bir divlek cinsi vardır; yeni bostan ekme zamanına kadar dayanır.

Atadan ataya her yıl, “Bostan eken” aileler kış için mutlaka divlek hazırlarlar. Evlerin “pardaları”nda, yani tavan ağaçlarına asılı divlekler, canları bir şey yemek istemeyen hastalar içindir; “aş eren” gelinler içindir. “Eski Konya” yazı da kışı da düşünen bir Konya…

DİVLEĞİ NASIL YEMELİ?

-Laf mı bu da? Der gibi olduğunuzu duyar gibiyim. Evet, laf; hem de lafın hası.

Mümkünse Kapu Camii’nin oralardan ince zar gibi bir “tırnaklı pide” alacaksınız; bulamazsanız somun da olur. Sonra “Tuluk piyniri” bulacaksınız “Ova köyleri”nden gelme. İyice acıkacaksınız. Tatlı mı tatlı bir Çumra Kavunu ile göreceksiniz el gibi ekmek yel gibi gidecek.

HEDİYESİ BİZDEN BİR DİVLEK DESTANI

“Günün mana ve ehemmiyetine uygun” olarak size Tahsin Efendi’nin “Divlek Destanı”nı sunuyorum. Ağzınızı sulandıracağım için hakkınızı helal edin.

Tahsin Efendi’ye şair olarak “Ermenekli Tahsin”de demişler. 1878 de Ermenek’te doğmuş. Ailesine “Müftüzadeler” deniliyor. Ermenek rüştiyesinde okumuş, medrese tahsili görmüş; Konya İl Genel Meclisi ve Vilayet Encümeni azalıklarında bulunmuş.

DİVLEK DESTANI

Yinecek şeylerin divlektir şahı

Hayli demdir oldum bunun agâhı,

Çekerim namına hasretle ahi,

Feda olsun canı tatlı divleğe

 

Divlek zamanları bir mutlu demdir,

Divleğin bir zevki bin cam-ı cemdir,

Namını yâd etmek elzem ehemdir,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Geldi mi bir kerre divlek zamanı,

Sabır biter nefsin kalmaz dermanı,

Almak çün beklerim fırsat emanı,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Tatlı divlek der de evden çıkarım,

Birçok divlekçinin canın sıkarım

Halimden bazan da kendim bıkarım,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Bir divlek almak çün bin söz söylerim,

Divlekçiye pek çok cefa eylerim,

Kendi zevkim arar gayri neylerim,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Divlek içün neler çıkar dilimden,

Kaçar bostancılar hafif yelimden,

Ne çare kurtulmak müşkil elimden,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Cebime numune lokum katarım,

Divlekçi ağzına birin atarım

Tatlı divleklere derhal çatarım

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Divlekçi hiç vermez bana ham kelek

Bulmak çün herhalde iyi bir divlek

Dolaşırım tarlayı evlek evlek,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Çarşının her yeri divlekle dolu,

Az hoşuma gitmez severim bolu,

Tükettim uğruna parayı pulu,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Hırsım çok divleğe, hiç gözüm doymaz,

Bütçem ise her dem arzuma uymaz,

Çok vermezse Rabbim pek te boş koymaz,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Var iken ambarda iki uç beşi,

Alırım yanına dahi onbeşi,

Sonra da bulurum kırk elli eşi,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Hatırım şad etse ol kahpe felek,

Allah verse birden bin tatlı divlek,

Sevinirdi buna gökteki melek,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Takkeli Dağ gibi bir divlek olsa,

Meydan sinisine kesilse dolsa,

Yanmazdım servetim nihayet bulsa

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Hatunsaray malı her yerden makbul,

Yaşarömer cinsi şekerden mamul,

Yakında mideme girmesi me'mul

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Divlek, peynir, pilav midenin yari,

Her dem ver Rabbim bunları bari,

Pek çok itmez idim ah ile zari,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

 

Divlek deyup aşık uzun ağladı,

Ateş-i hasretle gönlün dağladı,

Destanın şu sözle esip bağladı,

Feda olsun canım tatlı divleğe.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mehmet gündoğdu
03 Eylül 2013 Salı 11:28
Geçtik divlekten şalak bile bulamayacağız.
Biz o günleri yaşadık sevgili üstat. yalnız yeni belediye yasasıyla sınırları genişletilip köylerin mahalle yapılması ile her şeyin tadı kaçtı. Ekenekler imara açıldıkça bu Konyalılar divleği değil ham şalağı bile bulamayacaklar. Divlek ve benzeri bir çok sebze meyve sizin yazılarınızda nostaljik unsur olarak kalacak. Saygılar.
159.146.88.198
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim