• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Sığırınız hastaysa..

Ufuk Karadavut

Sığırınız hastaysa, buğdayınız sarardıysa ilacınız eczanede

 

Başlığı yanlış okumadınız. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde eczacılık kanununda değişiklik yapılarak artık eczanelerde zirai ilaçlar ile birlikte veteriner ilaçları satabilme yetkisi verildi. Resmi Gazete'nin 30 ve 31 Mayıs 2012 tarihli sayılarında yayımlanarak yürürlüğe giren mevzuat düzenlemeleri, insan sağlığı ve zirai mücadele açısından önemli sorunlara yol açacak hükümler içermektedir. 6197 Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun‘da, 31 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanan 6308 sayılı kanunla yapılan değişiklik sonucu; eczanelerde satılabilen maddeler arasına ziraatta kullanılan ilaçlar da eklenmiştir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmelikte yapılan ve 30 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile de sadece ziraat mühendislerine verilen bitki koruma ürünleri bayi veya toptancı izin belgesinin, eczacılara da verilmesi sağlanmıştır. Buna göre bende şöyle bir öneri getirmek istiyorum. Madem eczacılar tarım ilacı satacaklar, ziraatçılarda eczane açsınlar ve rahatlıkla ilaç satabilsinler. Bir eczacı mastitis hastalığı hakkında ne biliyor, ya da nohuttaki botrytis hastalığı hakkında ne biliyorsa eminim ziraatçılar insan sağlığı konunsun da en az onların bildikleri kadar biliyorlardır.

Eğer beslediğiniz, büyüttüğünüz etinden ve sütünden faydalandığınız ineğiniz, koyununuz varsa ve hastalandı ise, tavuğunuz yumurta vermiyorsa, eşeğiniz yük taşımıyorsa, atınız sizi bindirip gezdirmiyorsa hasta olabilir. Veya yetiştirdiğiniz buğdayınız sarardı ise, patatesinizin yumruları büyümüyorsa, fasulyeleriniz solduysa ilaç vermeniz gerekebilir. Bunun içinde çok uzağa gitmenize gerek kalmadı. İlacını en yakın eczaneden alabilirsiniz. Çocuğunuz için bir antibiyotik şurubu alırken aynı zamanda koyununuz içinde antibiyotik alabilirsiniz. Eve geldiğinizde koyun için aldığınızı çocuğunuza çocuğunuz için aldığınızı da koyununuz verirseniz de artık o sizin sorununuz olur.

Konya’da tohum ve ilaç bayiliği yapan bir büyüğümüz şu şekilde mesaj göndermiş. Mesajda 25 yıl öncesine gidiyor ve çocuk maması tereğinde gaz hale çabuk gecen DDVP bulunduğunu, Koy minibüs şoförüne ilçeden ısmarlanan öksürük şurubu ve elma iç kurdu ilacı ayni poşette taşındığını, yanıcı ve parlayıcı zirai ilaçlar apartman altındaki eczanelerde satılıyordu. Bunun üzerine tarım ilaçlarının satışı Ziraat mühendislerinin kontrolüne bırakılmıştı. Tarla kontrolünü, tohum hastalık ve haşere kontrolünü de Eczacılar yapsın Eczacı Kalfaları da şehir dışındaki depolarından çiftçiye ilaç satsın, bizde bu sayede ekonomik ve kültürel yönden bağımsız, Tarımda Dünya ile rekabet edebilen bir ülke olalım diyerek de ince bir dokundurma yapmış. Yerden göğe kadar haklı buluyorum.

Burada en önemli sorun bence Tarım Bakanlığından kaynaklanıyor. Anladığımız kadarı ile Tarım Bakanlığı konuya sahip çıkmıyor. Elemanlarını tam olarak koruyamıyor. Eğer bakanlık kendi elemanlarını korumuş olsaydı böyle bir yasanın çıkmasına imkan olmazdı. Ayrıca böyle bir yasayı çıkaran ve böyle bir yasayı onaylayan milletvekillerini de anlamakta oldukça zorlanıyorum. Bir eczacıya tarım ilacı sattırmanın mantığını veya varsa ve bizler bilmiyorsak arka planını birilerinin anlatması gerekiyor. Ziraat mühendisleri odaları başta olmak üzere konu ile ilgili bütün sivil toplum kuruluşlarının konu hakkında bir şeyler yapmaları gerekiyor. Gerçi Ziraat Mühendisleri Odası ve Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği açıklamalar yaptılar. Konuyu kındılar. Ama bunun yeteceğini sanmıyorum. Yapılan açıklamaların en çarpıcısı ise şu: “Avrupa’da yasaklanmış bulunan bazı zirai mücadele ilacı aktif maddeleri halen Türkiye‘de ruhsatlı olarak satılırken, sahte ve kaçak ilaç satışının önüne geçilemezken, kalıntı sorunu nedeniyle ihraç edilen ürünler gümrük kapılarından dönerken, tüketici ve halk sağlığı ağır bir tehdit altında iken; bu sorunları çözmek yerine, sıkıntıları daha da artıracak şekilde, bitki koruma ürünlerinin eczanelerde, konu uzmanı olmayan eczacılar tarafından satılmasına izin veren bir düzenleme yapılmıştır. En tehlikeli kimyasallar olan tarım ilaçlarının, çocuk mamaları, biberonlar ve beşeri ilaçlar gibi insan sağlığını doğrudan ilgilendiren ürünlerle yan yana eczanelerde satılması kabul edilemez bir durumdur. Bilinçsiz ve yanlış kullanıldığında, kanserojen, teratojen, mutajen, sinir sistemini felç edici ve doğrudan ölümlere bile neden olabilen sonuçlar doğuran bitki koruma ürünlerinin mutlaka bu alanda eğitim almış uzman kişiler olan ziraat mühendisleri tarafından satılması ve yine ziraat mühendislerinin gözetiminde kullanılması gerekmektedir.”

Şimdi burada yapılması gereken bu yasanın anayasa mahkemesine götürülmesidir. Bunun içinde maalesef hala 110 milletvekilinin imzası gerekiyor. Bunun nasıl sağlanacağı konusu da muhalefet partilerinin desteği ile olabilecek bir şey. iktidar partisinin aldığı sağlık açısından tehlikeli bu kararın iptali için muhalefeti göreve çağırıyorum. Kişisel olarak insan ilaçları ile hayvan ilaçlarını ya da bitkilere kullanılan ilaçların aynı raflarda satılmasını istemiyorum. Bunu çıkaranları da kınıyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim