• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Sıfır sorun ve füze kalkanı

Ufuk Karadavut

Tarihinin en önemli zirvelerinden birini Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştiren NATO, yeni strateji belgesini kabul etti. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 28 üye füze kalkanı projesini onayladı. Son bir haftadır konuşulan konu bu. Füze kalkanı projesinin gerçekleştirilmesini Hükümet kabul etti. Kabul edildi edilmesine ama bunun ülkemiz açısından kazanç mı yoksa büyük bir kayıp mı bu tartışılıyor. Yandaş olarak tanımlanan medyaya göre bu büyük bir başarı. Ama diğer taraf ise hezimet ve ülkenin ABD ve AB’ye esir olması olarak nitelendirmektedir.


 

Sonuç ne olursa olsun her halükarda ülkemiz için ciddi bir sorun ortaya çıkmış gözükmektedir. Komşularıyla sıfır sorun sloganı ile yıllardan beridir pek çok şey yapılmış ve çok sayıda tavizler verilmişken şimdi en yakın komşularımızdan bütün Avrupa’yı koruyacak bir sistemi kendi ülkemizde kurmak için çabalıyoruz. 13 milyar doları bulması beklenen sistemin masraflarını da biz karşılayacağız. Anadolu tabiri ile elin gavurunu korumak için bizim paralarımız harcanacak. Peki buna değecek mi?. Elbette hayır. Bu sistemin bize doğrudan ya da dolaylı olarak bir katkısı olmayacağı görülüyor. Çünkü sistemin kontrolünü biz kesinlikle yapamayacağız. Bu açıkça belli olmuş durumda. Yani sınırlarımızda oldukça geniş alanlarda başkalarını korumak için yüzlerce füze yerleştirilecek ama kontrolünü biz yapamayacağız. Bunu anlamak mümkün değildir.


 

Başka bir konuda Türkiye savunma sisteminin sadece karada olmasını istiyor. Yani hava sahasını kapsamasını kesinlikle istemiyor. Ama bu konuda tam bir anlaşmaya varılmış değil. Ama başkalarının sözü geçtiğine ve kararı hep başkaları verip biz uyguladığımıza göre yine ABD ve AB’nin dedikleri olacaktır. Türkiye, bu çalışmaların her aşamasında yer almak istiyor. Ama dinleyen yok. Bu konu ileride değerlendirilmek için şimdilik rafa kaldırılmış durumdadır. Yani bir sonuca varılmış değildir. Füze kalkanını ülkemiz topraklarına yerleştirmek isteyenler o kadar hırslı ve kinci ki füze savunma sisteminin Kuzey Kore’yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi isteniyor. Neden Kuzey Kore sorusunun cevabı ise daha ilginç: “Kuzey Kore dünya barışı için büyük bir tehdit”.  Kuzey Kore ile ülke olarak bizim bir alıp veremediğimiz yok. Yalnızca ABD’nin çıkarlarına aykırı hareket etmekte ve bu ülkeyi rahatsız etmektedir.

Füze Kalkanı kurulurken önde gelen tehdidin Ortadoğu bölgesi olduğu şeklinde açık ve net ifadelerin yer alması istenmiş. Ortadoğu’dan kastedilen ülkenin de özellikle İran olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor. Ortadoğu bölgesinin önümüzdeki yıllarda terör olaylarının merkezi olacağı ve bu nedenle özel olarak ilgi gösterilmesi ifade edilmiş. Ama bu resmi kayıtlara geçmemiş. Balistik füzeler, nükleer silahların yayılması, terörizm, aşırı terörist grupların faaliyetleri, siber saldırı, enerji güvenliği, lazer silahları, su kaynakları ve iklim değişikliği gibi konularda bu bölgenin kilit rol üstleneceği ve ABD’nin bu proje ile istediği zaman istediği ülkeye rahatlıkla müdahale edeceği belirtilmektedir.


 

Aklımıza hemen şu soru gelmektedir ki uzmanların ve böyle bir projeye evet diyenlerin akılcı bir şekilde cevaplandırarak bizleri ikna etmeleri gerekiyor: Yarın bir gün füze sistemleri kurulduğunda ABD’nin İran’a bu füzelerden göndermesi durumunda ne olacaktır. İran’a ABD mi saldırmış olacaktır yoksa Türkiye mi saldırmış olacaktır. İran bu füzeler Türkiye’nin değil diyerek bize savaş açmayacak mıdır? Yoksa saldırı Türkiye tarafından yapılmıştır diyerek bize savaş mı ilan edecektir? Birinci dünya savaşında Alman gemileri Osmanlı bayrağı asarak Rus limanlarına saldırarak bizi nasıl savaşa soktuysalar aynı şekilde bizim de savaşa girmemiz kaçınılmaz olmayacak mı? Böyle bir proje ile “komşularımızla sıfır sorun” konusunu nasıl bir arada değerlendirebilirsiniz. Sınırlarımıza binlerce kilometre uzaklığı vurabilecek silah yerleştireceksiniz hem de sıfır sorun diyeceksiniz. Bu bir çelişki değimlidir?. Bu çelişkileri nasıl aşabileceksiniz?

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
bahri kılınçel
26 Kasım 2010 Cuma 14:19
gerçekler
merak ediyorum bu olaya islami camiada bu olaya hiç ses çıkaran varmıdır.konyada eleştiri varmıdır.sivil toplum örgütleri neredeler.akp hepsini susturdu galiba.
95.7.93.117
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim