• BIST 76.714
  • Altın 600,56
  • Dolar 2,2431
  • Euro 2,8775
  • Konya 12 °C

Şifalı Bitkiler - 2

İsmail Detseli

13 Haziran Çarşamba günkü yazımda belirtmiştim fırsat buldukça şifalı bitkiler faslına devam edeceğim diye. Köyde yaşadığımız zaman zarfında faydalandığımız ve şifa bulduğumuz ilginç olayları ve aklımızda kalan bitkileri bilmeyenlerin de olduğunu düşünerek sizlerle paylaşacağım.

ISIRGAN OTU

O kadar çok şifa kaynağı bir ottur ki insanların ve hayvanların çeşitli yerlerine ve yaralarına şifa olur. Kaynatır suyunu içerseniz vücuttaki iltihaplanmayı alır, sık idrara çıkarır ve mesaneyi temizler. Eskiler daha iyi bilirdi.

Kurt veya çakal gibi yırtıcı hayvanların yaraladığı at eşek katır ve benzeri etleri yenmeyen hayvanların kanayan yarasına tazesi varsa onu yoksa -kış için amcam rahmetli toplar kuruturdu- kurusunu sürmekle anında kanamakta olan yaranın kanını keserdi. (Merhum amcam askeri nalbant ve alaylı baytardı)

Bir hatırayı anlatacağım. Köyümüzden birisi anlatmıştı:

Elimde bıçak önümde eşek bir iş için tarlaya gidiyordum. İşim acele merkep tembel, çabuk yürümüyordu. Elimdeki bıçağı kıçına batırıverdim, kan akmaya başladı, durduramadım. Eşek ölse korkmuyorum ama babamın dayağından korkuyorum. Babam geliverdi yanıma o an bana hemen ısırgan otu bulmamı söyledi. Bizim oralarda çok bulunan bir bitki olduğu için hemen buldum ısırgan otunu ve kanın aktığı yere yaranın ağzını kapatacak şekilde koydum. Kan durdu.

ARDIÇ GİLİĞİ

Yani ardıcın vişne tanesi büyüklüğündeki yuvarlak meyvesi. Bunu toplar, kurutur, kışa hazırlardık. Karın ağrılarında ve üşütmelerde kaynatıp ağrıyan yerimize sarar yatardık ve terlerdik. Anında ağrılarımız dinerdi.

ADA ÇAYI

Dağ (ada) çayı sarıçiçekli taze iken değil de daha kuruma mevsimine doğru yaylaların yükseklerinde biterdi. Kış günlerinde kaynatır içerdik, vücudumuzu ferahlatır, yumuşatır, sonra bir zindelik verirdi.

AYVA YAPRAĞI

Ayvaların sararmaya başladığı yaprakların sertleştiği zamanlarda ama sararıp düşmeden onları toplar kış içeceği olarak hazırlar rutubetten bozulmasın diye toprak çömleklerde evin yüksek yerlerine asarak muhafaza ederdik. Kışın kaynatır çay gibi içerdik. Faydasını bilmiyorum ama çok leziz bir içimi olurdu.

Bizim dağlarımızda çok yetişen ama dağların zirvelerine yakın yerlerden özel olarak orakla biçerek getirip kış için sakladığımız çok şifalı bir ot idi. Beyaz çiçekleri olduğu gibi sarı veya pembe çiçeklileri de olurdu. Kışın insanların karın ağrısına kaynatıp vücuda sarılarak bir miktar şekersiz içilerek (çok acı olur)sakağı olan (ruam)atlara yedirilerek doğum yapmış üşütmüş koyun ve keçilere yedirilerek çok faydasını olan bir ot idi.

ÇAĞŞIR OTU

Bu bitki de dağın ulaşılamayacak zirvelerinde çok az olurdu. Eğer taze iken koyun keçi rastlasa iştahla yer ve anında ölümüne neden olurdu. Buna “çağşır tutmuş” denirdi. Bu kış için bir miktar bulundurulur çeşitli hayvan hastalıklarında ve kışın üşüyen hayvanlara verilir vücut

ısılarının artması sağlanırdı.

ZEĞEREK

Bazı yerlerde seğerek de denir. Bu bitki özellikle köylüler tarafından ekilir, özel olarak tohumları alınır. Her mevsimde vücut ağrıları için havanda dövülüp sütle karıştırılır küçük çocukların ve büyüklerin ağrıyan yerlerine sarılıp bir müddet sonra çıkarılır ve ağrılar geçerdi.

SÜTLEĞEN

Bu bitki bizim köyümüzde çok bulunan ve bir yerini koparınca kopan yerinden süt akar, onu da egzamada kullanırdık. Yakıcı olmasına rağmen şifa verdiği bilinirdi.

YEDİ DAMAR OTU VE EBE GÜMECİ

Bu otlar haşlanarak diz kol ve eklem yerlerine sarılarak ağrıları giderildiği müşahede edilirdi. Ayrıca apseli yaraların işletilmesi için temizlenip siyah merhemle yaranın üzerine kapatılır apsenin çabuk deşilip işletilmesini sağlar, acı ve ıstırabı dindirirdi.

MADIMAK

Madımak, toklu başı, şabla gibi otların isimleri yöre yöre değişkenlik gösterir. Bahar aylarında

taze toplanır yıkanıp temizlendikten sonra haşlanır ve yoğurtla yenirdi. Çok lezzetli olur ve her aile bunları şifa için baharda çok çok tüketirdi buna ısırgan otunun tazesi de dâhil.

DAĞ KEKİĞİ

Buna sarıçiçekli de denirdi. Pembe çiçekli envai çeşit mis kokulu kekikler. Zaten sofraların ve kış yemeklerinin süsü olan kekik ayrıca kaynatıp içilen ayrı bir şifa kaynağıydı

YEŞİL CEVİZ YAPRAĞI

Bu ceviz yaprağı taze ve yeşil iken dalından koparılıp ateşi yükselen bebekler içinde yatırılırsa ateşinin çabuk düşürülmesi sağlanırdı. Bu da köy kadınlarında tecrübe edilmiştir. Faydası görülmüştür.

BURÇAK

Bu bitki de özel ekilir ve hasat zamanı derilir. Kış günlerinde hayvan yiyeceği olarak el değirmeninde çekilir koyundan öküze her hayvanın iştahla yiyeceği çok acı ama şifalı bir bitkiydi. İnsanlarda ağrılı yerlerine bu tohumları kaynatıp lapasını sarmak suretiyle şifa bulurlardı. Bununla beslenen at ve diğer hayvanlar kuvveti ile hemen kendilerini gösterirlerdi.

Bu türkülere bile konu olmuş:

Burçak verin kır atıma kişnesin

Fitil koyun yaralarım işlesin

Ben ölürsem nazlı yârim nişlesin

Koyu gölgelerde mendil işlesin aman işlesin.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ilhamibayar
07 Şubat 2008 Perşembe 08:21
botanik bahçe ve endemik çiçekler
çivrilde şehidimiz yüksel bayar adına kurulacak olan botanik çiçek ve şifalı bitkiler bahçesine işlenmek üzere soğanlı bitkilerden talep ediyoruz.ilgilenirmisiniz.işte mail adresim ilhamibayar64@hotmail.com saygılarımla
88.247.247.70
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim