• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 27 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Seyyidharun Veliyi Güya Andık...

Fahri Kubilay

Tarih; 3 mayıs Seyyidharun Veli Hazretlerinin vefat yıldönümü (o büyük İslam önderi ilahi kelimetullah uğruna yurdunu yuvasını,  tacını tahtını terk ederek Anadolu’nun İslamlaşmasına katkı sağlamış büyük İslam alimini rahmetle ve minnetle anıyorum...

Bu yıl dördüncü kez Seyyidharun veli anma etkinlikleri çerçevesinde kapalı spor salonunda bir program düzenlendi.

Programda tüm konuşmalar sanki tekrar gibiydi. Aksi de olamazdı zira belge ve bilgi makalattan öte değildi. .. Seyyidharun veliye Olağanüstü vafıslar yükleyerek onu bulunduğu çağa hapsetmek  gibi  bir anlayış ..

 Seyyidharun Veli hazretlerinin hayatını günümüze taşıyan ve onun niçin yurdunu yuvasını terk  ettiğini   esas   gayesini anlamadan uzak   ona   olağan üstü özellikler yükleme   yarışına   girmiş   bildik şeyler  her   anma  programın da    tekrarlanan  şeyler…

Hemşerimiz  Selçuk Üniversitesi  Rektörü   Prof. Dr. Mustafa Şahin ise konuşmasında “Seyyidharun velinin  amcasından  sonra  geçtiği  tacını,tahtını,  makamını   terk ederek  bu topraklara  Anadolu’ya, Seydişehire  gelerek    bir medeniyet kurulmasına  destek olmuştur..Bu topraklar İslam  yurdu   olduysa ecdadımızın  eliyle  olmuştur,Eğer ecdadımız   bu topraklarda  haçlıları durdurmasaydı belki İslam  bu kadar yayılmayacaktı.  Bu millet yeni bir medeniyet kurma   yolundadır. Medeniyet kurmanın üç önemli  ayağı vardır  ilim olmadan  medeniyet olmaz,  sanat olmadan medeniyet kurulmaz,  İman  olmaz ise  o medeniyet   zulüm getirir  zulümle  medeniyet  kurulmaz. Seydişehir halkını bundan sonraki kurulacak medeniyet yolunda Seyyidharun veli Hz;nin hayatını hep canlı tutmak zorunda   bizlerde medeniyet  kuran büyük insanların ideallerini  bu  milletin önüne   koymalıyız”. dedi.

 Rektör Mustafa Şahin’in konuşmasında Seyyidharunu anlamada önümüze konulan mihenk taşı niteliğinde cümleler geceye anlam ve değer katan en önemli söylemdi. 

Seyyidharun  Veli   anlamak istiyorsak    bize   ışık tutacak yol    gösterecek bir  söylem  mihenk taşımız   olmalı diye  düşünüyorum.. 

Ne olmalıdır mihenk taşımız yanlış anlaşılmaması için bir daha tekrar edelim. “ İlahi gaye için makam, mevki taç terk edilebilir,   bu yolda her  türlü  meşakkat  çekilebilinir, bu yolda  her türlü kayıplar   olabilir (  Seyyidharun kardeşini  bu  yolda   kaybetmesi   gibi )  hedefe   ulaşmak için   yolda  bulunan  ve teklif edilen makamlara (Konya  hocafakih dergahı)  itibar edilmeyerek    Medeniyet   kurma yolunda   her türlü   maddi manevi zahmete   karşı konularak devam edilir.    Günümüzün haçlı zihniyetine   karşı    durmak   ve    fethedilmiş   İslam  toprakları  korumak  için  ona   uygun   mücadele   stratejileri geliştirilerek(  birbirimizi yiyerek  bir birbirimize  düşman olarak  birbirimizin ayağını kaydırarak  değil)  mücadele edilir…

Biraz tarih okuyan herkesin Seyyidharun veli Hazretlerinin   döneminde horasandan Anadolu’ya yüzlerce gönüllünün niye geldiklerini çok iyi bilir… 

….

 Diğer taraftan programa Seydişehir halkı çok fazlada ilgi göstermedi. Acaba neden? şimdi burada tertip heyetine  birkaç  cümle   söylemek istiyorum... Kim üstüne alınacaksa alınsın…

 Bu yılki programda Seydişehir belediyesi Seydişehir müftülüğü ve bir tane dernek (onunda Seyyidharun Veliyi anlamaya nasıl bir katkısı olduğunu anlamış değilim niye sadece bir dernek tertip komitesinin içerisinde buna karşı bir açıklaması vardır herhalde.)

 Sorarım Seyyidharun veli gibi bir değer anılacak Kaymakamlık  işin içinde   yok, Milli Eğitim işin içinde   yok  üniversite  işin içinde   yok  , Müsiad  işin içinde yok, Seydişehir de bulunan hiç bir sivil toplum örgütü neden bu işin içine katılmadı... Bu insanlar toplanarak istişare neden yapılmadı böyle büyük bir değere Seydişehir de bulunan tüm dernek ,sivil toplum, parti kurum ve kuruluşlara gücü  nispetinde  görev  verilse  ne  olurdu.

Ben yaptım oldu anlayışı böyle bir sonucu da kaçınılmaz hale getirdi…

 Acı ama   bir gerçeği söylemek zorundayım “böyle giderse gelecek yıllarda Seydişehir’in en büyük değerini bozuk para gibi harcamış olursunuz, hem de Biz yaptık insanlar gelmedi gibi bir mazeretle”…

Kurum ve kültürel değerlerimizin bütünlük arz eden bir organizasyon anlayışı ile ilçeye değer kazandıracağından bihaber organizatörler neyin peşinde doğrusu anlamakta zorlanıyorum...

4 yıldır bu anlayışla yapılan anma etkinliklerinden geriye kayda değer ne bıraktı? 5. si 50' incisi düzenlense ne yazar?

Toplumdan ve yerel ruhtan kopuk bütün organizasyonların akıbeti hep böyle olur...

Aklını başına almayan kendini arzın merkezi zanneden Seydişehir ben, ben Seydisehir demektir..' egosu taşıyan hiç kimsenin ilçenin değerlerini Çar Çur etme hakkı yoktur...

Umarız bundan sonra böylesi laf olsun torba dolsun türünden bir program olmaz ve bu işler toplumdan kopuk iki kişiye  hele  hiç  teslim edilmez

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Konyalı
21 Mayıs 2016 Cumartesi 12:20
12:20
Allahü teâlâ'nın rızası esas alınmadıkça, bu tür hareketler kıyamete kadar devam eder.
78.163.249.221
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim