• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314
  • Konya 10 °C
  • Saadet Partisi referandumdan umutlu!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Hayır' Standına Sürpriz Ziyaret
  • Hidayet Karaca, Hocaefendi yerine Fetullah Gülen dedi
  • Saadet Partisi referandumdan umutlu!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Hayır' Standına Sürpriz Ziyaret
  • Hidayet Karaca, Hocaefendi yerine Fetullah Gülen dedi

Şeyhülislam eleştirisi

Murat Kayacan

Flört ve dansa Şeyhülislam eleştirisi


Esra Yayınları’ndan 1994’te okuyucuya sunulan Osmanlı Mebusan Meclisi Tokat ili milletvekili de yapmış olan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi (1869-1954)’nin Kadınla İlgili Görüşüm adlı eserini okudum. Yazarın “Fetih Gazetesinde” yayınlanmış sonra da 1953 yılında Selefiyye matbaası tarafından basılmış iki makalesinden oluşan kitabından “flört ve dans” konulu kısımlara değinmek istiyorum.

Mustafa Sabri Efendi, kızlarına evilik öncesi istedikleri gençlerle arkadaşlık yapmayı serbest bırakan toplumlarda evlilik sorununun daha büyük olduğunu ifade etmektedir. Çünkü bu arkadaşlığın zevkini tatmış ve ona alışmış olan gençler evliliği gereksiz görürler. Kızlı-erkekli ortamlar, erkeklerin kızlara olan güvenlerini sarsar ve onları evlenmekten alıkoyar. Gerçi kızlar da erkeklerin arkadaşlık boyunca süren geçici sevgilerinden faydalanırlar. Ne var ki, bu hayatın pazarı kapandıktan sonra, o kızların durumu kesada gidecektir. Bu tür ilişkileri normal gören kızlar aynı zamanda flörtten uzak duran aile kızlarının önüne engel çıkarmakta, kendi evlilikerini bozdukları gibi, onların evililklerini de engellemektedirler. Bu tarz ilişkiler yaşamış kızlar, evlerinin köşelerine ister dullara benzeyen bir halde dönsünler ister terk edilsinler onların durumları onları flörte teşvik edenleri pek de ilgilendirmemektedir!

Yazar, açık giyinmenin ve erkeklerle arada korunması gereken mesafeyi sıfırlamanın doğruluğunu düşünenlerin tezlerini şöyle ifade etmekte: “Belki de siz, kadınlarla birlikte olup, onlara dokunmaya alışkın olan birisinin bu tür işlerde, yeni olan birisinden farklı olacağını düşünebilirsiniz. Tabii ki alışkanlık ve tekrarlama hali, ilk başlangıç haline benzemez.” Yazar bu noktaya, açılma taraftarlarının yanlış görüşlerini dayandırdığı en önemli dayanaklarından oluşundan dolayı işaret etmektedir. Ona göre, bu nokta her ne kadar çok yanlış ise de, gerçeğe en çok benzeyen bir görüştür.

Bir şeye alışkın olanın ona ilk başlayan gibi olmadığını söyleyen M. Sabri Efendi, bununla birlikte erkeğin çekiciliği nedeniyle bir arada bulunduğu kadınla ilişkisinin, onunla yan yana oturmasının ve dans ederlerken uzuvları arasında temasın meydana gelmesinin ne kadar çok tekrarlanırsa tekrarlansın, cinsel eğilimleri sindirip rahatlatmadığını ifade etmektedir.

Yazara göre, kadınların yatak odalarına layık açık giyimleri ve süslerinin, bu süslenmeyle yabancı erkeklerle beraberliklerinin ve erkeklerle kol kola, yüz yüze ve göğüs göğüse sarmaş dolaş dans etmelerinin, “peşinden ahlaksızlıklar getirmeyen başlangıçlar” olduğu bile varsayılsa bu davranışların kendisi birer ahlaksızlıktır. Çünkü, ne İslam kanunu ne de sağlam karakter sahibi bir kimse yabancı erkeklerin şehvetlerinin bir bölümünü eşinin, kızlarının ya da kız kardeşlerinin vücutlarında gidermesine göz yumar.

M. Sabri Efendi, kadın-erkek ilişkilerinde serbestliği savunanların, “İnsan yasak olan şeyi yapmaya ilgi gösterir. O halde, genç kızlarla erkekler bir araya gelmekten alıkonmasalar, bu ilişkilere yönelmezler.” şeklinde itirazlarına da yer vermekte ve şöyle cevap vermektedir: “Bu yaklaşım doğru olsaydı, dünyadaki mevcut bütün ceza kanunlarını iptal etmek gerekirdi. Çünkü bu kanunlar, (onların mantığına göre) suçluları kanun koyuculardan intikam almak için suç işlemeye kışkırtmakta ve teşvik etmektedir.

Bu eserde Kur'an-ı Kerim’in izin verdiği ve kimi çevrelerce de istihza amaçlı dile getirilen poligami konusunda da İslam’a itirazlara gayet makul cevaplar verilmekte, meraklısına…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hilal hilal
28 Ocak 2011 Cuma 18:05
bir özür borçlusunuz
Bazı insanlar konuya ön yargılı baktıgı için farklı anlamış Yada ben çok iyi zan besliyorum bu sözleri iyi okumadıkları için böyle yazmışlarBu arkadaşlar bazı sözler için özür dilerler umudum o yönde...

Dans ı yabancı kişilerle edilirse aahlaki bulmadıgını ifade etmiş yazar Bunun neresi yanlış!
Dans iki yabancı kişinin birbirine vücutlarının temas ettiği mahrem hareketlerdirBu danslar ,en müstehcen kıyafetlerle yapılır üstelik Bunu nasıl normal görüpde yazara bu kadar yüklenirsiniz Asıl sizin elinizsen çocuklar alınıp yurtlara yerleştirilmeliSizin gibi ana babalar çocuklarına fayda yerine zarar verebilir
Her ahlaksızlığı normal görüp eyvallah dedirten bu zihniyet hem topluma hem kendi çocuklarına zarar verir
Siz erkek veya kadın olarak eşinizin bir erkekle veya bir kadınla (yabancı veya nikah düşen)elele danas etmesine izin verebiliyorsanız bu sizin sorunlu oldugunuzu artık etik kuralalasını unuttugunuzu gösterir Vay o ana babaların o zavallı çocuklarına !
85.102.49.250
Ahmet Hadi
27 Ocak 2011 Perşembe 09:52
Edep Yahu
Yazıyı okudukca çileden çıkmamak mümkün değil. Dansla ilgili cümleye bakın, "Çünkü, ne İslam kanunu ne de sağlam karakter sahibi bir kimse yabancı erkeklerin şehvetlerinin bir bölümünü eşinin, kızlarının ya da kız kardeşlerinin vücutlarında gidermesine göz yumar." Beyim, annesiyle, babasıyla, kardeşiyle dans eden insanlara nasıl bir hakaret ve iftira attığınızın fankında mısınız ? Bir araştırın bakalım bu hakaret ve iftiranın İslam Kanunu'nda yerini. Bu arada islam hukukunu anlarım da, İslam Kanunu ne demektir ?
195.177.206.66
Ahmet Hadi
27 Ocak 2011 Perşembe 09:48
Bu ne ya
Yazarın yaşadığı ortamda herhalde hiç bayan bulunmuyor. Neredeyse bırakın arkadaşı, teyzesiyle, halasıyla veya onların kızlarıyla asla yanyana gelmeyi, baldızıyla, konuşup sohbet etmeyi, iki bardak çay içmeyi bile insanı yıldan çıkaran hareketler olarak anlatıyor. Ben bu zihniyeti yıllar öncesinden de hatırlıyorum. Murat Kayacan öğretmen mi gerçekten. Hangi okulda olduğunu söyleyin de kızlarımızı koruyalım ondan. Zira bu zihniyet sınıftaki öğrencileri bile cinsel meta gören zihniyettir. Başkasının çocuğuna kendi çocuğuymuş gibi bakmayı beceremez.
195.177.206.66
baha
27 Ocak 2011 Perşembe 09:04
arabistan ve iran hayali
1923 yılında arabistan ve irana çıkan patika yollar ulu önder gazi mustafa kemal atatürk tarafından kapatıldı.hocam şu anda türk kadınları mutlu mesut ve özgür.bu şeriatcı düşünceler hayal.bize bir yazınızda arabistanda neden kadınlar direksiyona geçip mercedes arabayı kullanamaz yazarmısınız.
88.252.254.150
A.Ahmet
26 Ocak 2011 Çarşamba 22:53
Sabri Bey'e
Murat Bey'in yazısını imlâ ve üslup bakımından eleştiren Sabri Bey! Lütfen kendi yazınıza bir göz atar mısınız? Başkalarının hatalarını söylemeden aynaya bakmamız icap etmez mi?
88.230.245.83
sabri
26 Ocak 2011 Çarşamba 21:09
sabri
poligami olmalı.binlerce kadın fuhuştan konsimatris olmaktan kurtulmalı sana katılıyorum da bu düşünceleri senin gibi yazım kurallarına uymayan biri yazdığı zaman yazının ehemmiyeti kalmıyor murat yaa.ortaokul seviyesinin yapmayacağı imla hataların var.olayı anlatışının boğuculuğu da ayrı bir konu.
aklı evvelsin ama güzel bir konuya değinmişsin bir de canım kalite olmaya çalış türkçe ÖĞREN en azından köşe yazarı isen.
62.248.71.3
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim