Seydişehir'den Memleket'e

Daha dün gibi... Ömür ne çabuk geçiyor. Dile kolay, Memleket Gazetesi yayın hayatına başlayalı tam tamına 12 yıl olmuş. Koskocaman on iki yıl... Bu kadar uzun bir sürede; her hafta köşe yazısı yazmak, bir o kadar da habere imza atmak sanırım dile kolay…

 Bu haber ve yazıların büyük çoğunluğu bölgesel, yerel…  Yani, dar alanda, taşrada gördüğün her şeyi yazmak veya  yazmamak, yazamamak… Maalesef hepsi ivar… Yerel gazeteciliğin, köşe yazarlığın böylesi yanının olmadığını söylemek çok afaki değil…

Seydişehir ve yöresinin sorunlarını yazan bir köşe yazarı ve yöresel habercilik yapan bir gazeteci için tabii ki zor, keyifli yanı da çok ama doğrusu  “gazetecilik zor zenaat”  evet    gerçekten de    gazetecilik zor iş…

Aslında çoğu haber kaynağının istediği gazeteci  portresi   hep   öven,   hep alkışlayan,  hep  birilerinin   sadece   doğrularını yazan,   hiç  eleştirmeyen    hatalarını    görmezden  gelen, Hep teşekkür eden, yanlışlarını  yazmaz  isen  en iyi   gazeteci en iyi    köşe  yazarı sen  oluyorsun.

Birilerin  yanlışlarını,  eksiklerini    görürsen   senden kötüsü yok… Hemen    tu ka ka oluverirsin… Bu tu-ka-ka-lık  güç  sahipleri ile   ilişkine   bağlıdır..   güç  sahipleri ile   aran iyisi ise   onun  etrafındakiler  seni  sevmese   mecburen seninle  iyi geçinmek zorunda     aran kötü ise   seni sevseler de  sana  selamı sabahı  kesecek  kalitesizlikte..

     Onun  için sel gider   kum  kalır  derler  ya 12   yıllık   aktif  gazetecilik sürecinde kimler   geldi  kimler geçti… Dün  yanına  yaklaşılamayan  adamların  bugün çarşı pazarda selam vereni yok…   Dün  orda  burada   olanlar  ziftinenler bugün  önemli görevlerde…

Bu meslekte kaymakamından tutun, belediye başkanı, milletvekilli, müdürler ,  STK başkanları, iş adamları ile   tanışırken  aynı zamanda  insanı da  tanıdık vesselam… Yetki sahibi değilkenhangi insani vasıfları taşıdıklarını, yetki sahibi olunca  nelere dönüştüklerini öğrendiğim tecrübelerden   bir tanesi....   

  Tabiî ki insanımızın en çok izlediği  haber   adli  olaylar  en çok   okuduğu   köşe   yazıları da   polemik   yazıları   olduğunu  öğrenirken ne  kadar  acı haber  yazmak  zorunda   kalırken  yaşma  haberleri   noktasında  yaptığımız  gezi haberleri ve fotoğrafları   gerek gazetede  herek sosyal medyada   büyük ilgi  gördü.

 Her şeyden önce bir  gazeteci   yerli   olması lazım    son günlerin    benimde   çok beğendiğim…    yerlilik  yani  bu ülkeyi  bu vatanı     bu milleti  bu halkı seven  ve  bu halk için     a –b-c d-  düşüncesinde   olması   fark etmez   ama  bu ülkenin   daha    nasıl yaşanabilir   hale   gelir için mücadele etmek..

  Yabancı ülkelerin taşeronu olmadan   ülkesini  milletini vatanının  az  bir değere   yabancılarla  iş   tutup satmak   onlara   hizmet  etmek…  bu ister   ulusal olsun ister yerel     değişmez ..  bu ülke böyle   gazeteleri böyle   gazetecileri son zamanlarda   daha çok görmeye başladı…  bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen şerefsizler utanmadan bu  terör  örgütünü  destekleyebiliyor…

  Memleket   gazetesi  ile Beraberliğimiz12 yıla girmiş. Bu beraberliğimizin uzun soluklu olmasının asıl nedeni memleket gazetesinin “ilkeli” ve “seviyeli” bir yayın hayatını benimsemiş olmasıdır.

12  yıl  önceki Üslubumuzu hiç bozmadan, takipçilerimiz ile aramızdaki samimiyeti koruyarak gazetecilik hayatımıza devam etmek azim ve kararlığımız  ilk  günkü  gibi  heyecanlı   ve azimle devam ediyor.

   Bu  memleket   hepimizin diyor    başta   değerli patronumuz Adem alemdar’a  ve  genel yayın yönetmenimiz   M. Ali köseoğlu’nun şahsında  tüm   memleket çalışanları ve  okuyucuları  birlikte  On ikinci yılda; yeni hizmetlerle yeni ufuklara doğru...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.