• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Konya 21 °C
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • CHP'de bir FETÖ soruşturması daha!
  • Danıştay'dan memurlara tayin müjdesi!
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • CHP'de bir FETÖ soruşturması daha!
  • Danıştay'dan memurlara tayin müjdesi!

Seyahatin Sıhhate Dönüşmesi

Ali Akpınar
Seyahat sosyolojik, psikolojik, ekonomik, tıb v.b pek çok alanda kişiye ve topluma sayısız yararlar sağlayan bir olgudur. O sadece ekonomik bir etkinlik olmayıp ülkeler ve insanlar arasında uzun süreli ve sağlam bağlar kurabilecek bir köprü görevini de üstlenir.Yolculuk öğrenmeyi, ikamet ise yaşamayı kolaylaştırır. Bir yerde sürekli oturmak kalbi katılaştırırken, sürekli dolaşmak ise kalbi karıştırır.Nefsin olgunlaşmasında seyahatin büyük bir etkisi vardır. Çünkü seyahat, sıkıntılara katlanmayı, azıksız kalındığında sabırla Allah'a tevekkül etmeyi öğretir. Seyahat eden kişi, gördükleri kimseler içerisinde kendinden üst seviyede bulunanlardan ve daha aşağı seviyede olanlardan büyük ölçüde yararlanır, bilgi ve görgü alışverişinde bulunur. Ticaret, bilgi ve ahlaki donanımını artırır.Kısaca söylemek gerekirse, her yolculuk,kendi bereketi ile gelir ve kendi bereketini getirir.İmam-ı Şafi yolculukta şu beş faydanın olduğunu söyler: "Kişi, ufunetini dağıtır. Maişet kazanır. İlmini artırır. Edeb ve görgü seviyesini yükseltir. Ahlaklı iyi kişilerle arkadaşlık yapma ve yeni dostlar kazanma imkanı elde etmiş olur."Hz. Ömer de yolculuğu, kişileri tanıma fırsatı olarak görür ve birini tanıyabilmek için onunla yolculuk yapılmasını tavsiye eder. Seyahatin kazandırdıklarını şu şekilde sıralayabiliriz:a. Seyahat, kişinin ahlakî ve melekî değerleri ile, şeytâni yönlerinin ortaya çıkmasını sağlayan bir ruh testidir. Bu testi oluşturan sorular, insanın ikamet halinde alışkın olmadığı zorluklar ve sıkıntılardan oluşur. Seyahat ile kişi,çok yönlü ve çok sayıda uyarıcılarla karşılaşır.Kişinin bunlara karşı gösterdiği tepkilerle ahlâki olgunluk seviyesi ortaya çıkar.Başka bir deyişle seyahat,insandaki gizli cevherleri ortaya çıkaran bir potadır.b. Seyahat bir ruh ve beden antremanıdır. Onunla ruhlar donukluktan, bedenler hantallıktan kurtulur. Bu yüzden "seyahat edin ki sıhhat bulasınız" buyurulmuştur. Dilimizde "işleyen demir ışıldar", "Tebdil-i mekanda hayır vardır", Harekette bereket vardır" sözleri de bu gerçeği ifade ederler.c. Seyahat bilgi ve kültür alışverişinin yapıldığı bir pazardır. Seyahat esnasında görülen yeni yerler, medeniyet merkezleri ve karşılaşılan, arkadaşlık yapılan değişik seviyedeki insanlar arasında küçümsenemeyecek bir bilgi akışı olur. Bu bağlamda seyahat, dostlukların artmasını sağlayarak dünya barışına katkı sağlar.Birbirlerine düşman olan toplumların.birbirlerine ön şartsız bir şekilde yaklaşarak daha samimi bir şekilde yakınlaşıp kaynaşmasını sağlar.d-Özellikle kutsal mekanların gezilip görüldüğü din motifli seyahatler, tevhid dininin gönüllerdeki heyacan ve tesirini artırır.İnsanlığın atasının, yaratılış amacının ,dünya sonrası gidecekleri yerin birliği inancını görsel olarak pekiştirir.e- Bunların yanında seyahat bir ekonomik pazardır. Önemli bir kazanç temin etme alanıdır.f- Seyahatlerde toplanan ahlaki birikimler kamil ahlaklı insanları ortaya çıkarırken; not edilen bilgi birikimleri de edebiyatta kıymetli eserlerin hatırat ve seyahatnamelerin oluşmasını sağlamıştır. Bu yolla pek çok seyahatname, kamus, külliyat,mevzuatu'l-ulum (Ansiklopedi), biyografik eserler, geniş tarih mecmuaları oluşturulmuştur . 1Mucemu'l Buldân (Ülkeler Ansiklopedisi) sahibi Yakût el- Hamevî, kıymetli eserine; yeri döşek gibi yayan, dağları yerin denge unsuru kılan, tümsek, çukur, tepe, ova, çöl ve vadilerle yeri bezeyen, bunların arasından nehirler akıtıp denizler yaratan... Kullarına orada yerleşmeyi, evler- binalar yapmayı, dağlardan kaleler oymayı, kuyular kazmayı müyesser kılan... Allah Teâlâ'ya hamdederek başlar ve bu hacimli eseri yazmak için yeryüzünde uzun yolculuklara çıkmaya kendisini sevkeden en büyük âmilin Kur'andaki; "Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı?" âyetlerinin olduğunu söyler.Gezilen yerlerin canlı olarak ve edebî bir usluple kaleme alınmasıyla edebi ve ilmi derecesi yüksek çok kıymetli eserler ortaya çıkmıştır. Bu eserler tarih, hukuk, iktisat, dil, sosyoloji, sanat vesair alanlarda önemli başvuru kaynakları olmuştur. Edebiyatımızdaki Evliya Çelebi Seyahatnamesi, tarihin babası denilen "Herodotos" un Tarihi, Arap gezgini İbn Batuta'nın, İtalyan tacir'i Marko Polo'nun seyahat anıları dünyaca ünlüdür. 16. yüzyılda doğu türkçesiyle yazılmış Bâburname, Seydi Ali Reis'in Mirâtül-Memâlik'i, Yirmi Sekiz Mehmet Çelebi'nin Fransa Sefâretnâmesi, Resmi Ahmet Efendi'nin Tezkiresi en değerli seyahat eserlerindendir. Bu seyahatnameler, yapılan yolculuğun amacına, yapılış şekline, uzun ve kısa süreli oluşuna, seyahat edenin kişilik yapısına göre çeşitlilik arzeder. Örneğin, Hac yolculukları; resmi yolculuklar, eğitim-öğretim yolculukları; arkeolojik, keşif, ziyaret, siyasi, makam yolculukları; fihrist, lugat tarama yolculukları; rehberlik adına yapılan yolculuklar, medyatik yolculuklar, hayali ve genel yolculuklar yazılan seyahatnamelere de yansımıştır. Çoğu zaman bir seyahatnamede, bu sayılanlardan bir kaçının bir araya geldiği de olur. Sayılan bu kazanımların gerçekleşmesi ise, seyahatin belirli koşullar altında, dünya insanlarını bir araya getirip onların birbirlerini daha iyi anlamaları; birbirlerinin değer, düşünce, alışkanlık, duygu ve kültürlerine saygı duyarak tanımaları ile gerçekleşir. Eğer bu koşullar oluşmazsa seyahat köprü olma görevini yapamadığı gibi yanlış tanıma ve tutarsız değerlendirmelere de yol açabilir. Bu durumda dünya barışına katkı sağlaması gereken seyahat, düşmanlıkların artmasına ve tatsız olayların oluşmasına yol açabilir.Özetleyecek olursak, seyahat, çok yönlü, ayrıntılı, sentez kabiliyeti ve alanı geniş bir süreçtir. Yeter ki bilinçli, baskı ve yanlış yönlendirmelerden uzak olarak huzur ve güven ortamı içerisinde yapılsın. Ve yeter ki seyahatin bu çok yönlü kazanımlarının önündeki engeller kaldırılsın.En önemlisi de her seviyedeki tüm insanların seyahat nimetinden yararlanabilmelerine imkan tanınsın.Dipnot:1. Bereketzade İ. Hakkı, Necaib-i Kur’aniyye, İst, 1331, 411-413
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim