• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Konya 3 °C
  • Erdoğan: Biliyorum yalnızım ama...
  • Meteoroloji uyardı: Kar yağışına dikkat!
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru
  • Erdoğan: Biliyorum yalnızım ama...
  • Meteoroloji uyardı: Kar yağışına dikkat!
  • 'Bordo bere' için rekor başvuru

Sevr mağarasının bekçileri

Cahit Karaalp

AĞAÇ, GÜVERCİN VE ÖRÜMCEK HİKÂYESİNİN

KUR’AN’A ARZI

Hz. Peygamberin hicreti bağlamında anlatılan ve Ahmet bin Hanbel’in Müsned’inde de hadis olarak zikredilen Hz. Peygamberin mağara bekçilerini, güvercin ve örümcek hikâyesini Kur’an’a arz ettiğimizde hikâyenin doğru olmadığını görmekteyiz…

Rivayete göre Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir Sevr mağarasına girdiklerinde orada hemen bir akasya ağacı bitiyor, güvercinler yuva yapıyor, örümcek ağ örüyor… Sanki mağaraya girilmemiş izlenimi veriyorlar ve müşrikler mağara kapısına gelince bunlarla karşılaştıklarından dolayı buraya kimse girmediği kanısına vararak dönüyorlar…

Kur’an, Hz. Peygamber için hicret yolculuğu esnasında mağarada “… Onu göremeyeceğiniz ordularla destekledik… ”(Tevbe Suresi, 40) buyurmakta ve görünür olan güvercin, örümcek ve ağaçtan bahsetmemektedir… Hikâye sağlam nakil yolu ile de gelmiş değildir… Kur’an’ın bahsettiği görünmez orduların ne olduğunu bilemeyiz ama bu ayetten Hz. Peygamberin o esnada koruma altında olduğunu öğrenmekteyiz…

Aslında hicret olayı anlatılırken mağara olayını güvercin ve örümcekle süslemek yerine “la tehzan innellaha maane” “üzülme Allah bizimle”(Tevbe Suresi, 40) ayetini gündem etmiş olsak ve bu ayeti merkeze alsak daha doğru olurdu… Zira mağarada iki sevgili insan… Müşrik ordusunun takibi altındalar… Allah’ın davasını başka ellere taşımak için canları pahasına yola koyulmuşlar…

Bir mağaraya giriyorlar düşman yanı başlarına kadar geliyor ama onları göremiyor… Çünkü İbrahim için ateşe yakma, Musa için suya yol ver diyen Allah Hz. Muhammed için “göze görme” ya da meleklere “müşriklerin görmelerine engel olun” emrini vermiştir…

Burada Hz. Peygamberin Kur’an’da zikredilen sözü dikkatimi çekiyor peygamber; “le tehaf” “korkma” demek yerine “la tehzan” “üzülme” diyor… Zira ortada bir korku durumu değil bir üzüntü durumu vardır… Ve bu durum bizler için calibi dikkattir… Hz. Ebu Bekir üzülmektedir… Çünkü davanın lideri gittiğinde davanın biteceğini düşünmektedir… Kendi canlarını değil davanın selametini düşünmekteler…

Hz. Ebu Bekir üzüntüsünü Peygambere dile getirmiş olmalı ki Peygamber; “üzülme Allah bizimle” diyerek üzüntüsünü bertaraf etmektedir… İmkânın bittiği yerde tevekkül başlar… Tevekkülün olduğu yerde ise ilahi yardım devrededir…

Hicret olayı bizlere; “davanız yürümüyor, tıkanmış bir halde ise Allah’ın arzı geniştir hicret edin, Allah’ın davasını yaşatmak için gerekirse yaşamınızı hiçe sayın… Allah izin vermedikten sonra düşmanlar size zarar veremez…” mesajını vermektedir…

Vaiz ve kıssacı hocaların mağarada gerçekleştiğini varsaydıkları yalanlardan biri de yılan hikâyesidir… Vaiz ve kıssacıların anlattıklarına göre; “güya yılan önceden peygamberin oraya geleceğini biliyordu, onu ziyaret için orayı mesken tutmuştu… Peygamber gelince de onu ziyaret için deliğinden çıkmak istemiş ama Ebu Bekir’in ayağı deliği kapatmıştı…

Bu yüzden Ebu Bekir’in ayağını soktu ve Ebu Bekir zehirlendi, Peygamber ayağını iyileştirdi… Peygamber hayatta olduğu müddetçe Ebu Bekir’in ayağını peygamber iyileştiriyordu… Peygamber vefat ettikten sonra Hz. Ebu Bekir bu zehirli hastalık nüksettiği için vefat etti…”

Halbuki Tevbe Suresi 40. Ayet mağaranın görünmez ordularla korunduğunu, Peygamber ve arkadaşı Ebu Bekir’in üzerine sükunetin indiğini söylüyor… Müşriklerin peygamberi görmelerine engel olan görünmez orduların güçleri yılanı durdurmamış mıydı? Meğer Allah’ın elçilerinin Allah’ın bildirdiği kadarını bildikleri gaybı yılanda biliyormuş(!) Peygamberin dahi hicretten haberi yok iken meğer yılan biliyormuş(!) O yüzden peygamberin mağaraya gelmesini bekliyormuş(!)

Mağara bekçileri olan ağaç, güvercin ve örümcek hikayesi ile mağaranın ziyaretçisi olan yılan hikayesi uydurmadır ve Kur’an’a uymamaktadır… Bu ve buna benzer uydurma rivayetler Kur’an’da ne kadar uzak olduğumuzu göstermektedir… Kur’an’a ters düşmeyen, uydurma haberlerden arınmış bir siyer eserinin kaleme alınması dileği ile…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim