• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -3 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Sesli Düşünüyorum

Ufuk Karadavut

Bir tarafta dürüst olmaya çalışan, vergisini hakkıyla veren, bütün olumsuzluklara rağmen suç işlememek için gayret gösteren ve kanunlara uymayı kendisine kural edinmiş insanlar varken beri tarafta ise her türlü pisliği işlemekten geri durmayanların olduğu bir ülke haline geldik. Ahlaksızlık yapmayı, insanları aşağılayarak onları sindirmeyi ve yok etmeyi kendilerine görev bilenlerin çoğaldığını görüyoruz. Hırsızlığın arsızlığın artığı, fuhuş’ un zirve yaptığını ve kuralsızlığın kural olduğunu gördük. Üstelik bu işi yapanların bizleri her türlü pislik ile etkisizleştirenleri bizler vergilerimiz ile besliyoruz. Besliyoruz ki çıktıklarında tekrardan aynı işleri daha fazlası ile yapabilsinler diye. Çünkü çıkanların önemli bir kısmı aynı suçu tekrar ederek içeri giriyor. Sonuç değişmiyor yine namuslu vatandaşların vergileri ile bunlar korunmaya ve kollanmaya devam ediyor. Hatta eğer aldığımız bilgiler doğru ise devlet bu kişilere kadroda veriyormuş.

Bizler namuslu vatandaş olalım, ülkemize ve milletimize faydalı insanlar olalım diyerek didinip dururken ve çocuklarımızı bu şekilde yetiştirmeye gayret sarfederken, birileri ise bölücülük yapıyor. Ülkenin alenen bölünmesi için her türlü gayreti gösteriyor. Eline silah alıp dağa çıkmıyor artık kent merkezlerinde ellerin kollarını sallayarak terör estiriyorlar. Önlerine geleni kırıyorlar döküyorlar, bunları yapamadıklarını ise yakıyorlar. Liderleri de çıkıp bunları doğrulamak için her türlü yalanı ve iftirayı kullanabiliyor. Kimse de ses çıkaramıyor. Şımardıkça şımarıyor, azdıkça azıyorlar. Namuslu vatandaşlar ise onların maaşlarını ödemekle mahkûm ediliyor. Hatta biraz daha ileri giderek yöneticilerimizin zorlaması ile kardeşlerimizi öldürenleri affetmemiz gerektiği konusunda baskı görüyoruz. Kardeşlerimizin acısını yüreğimizde biraz daha ve büyüterek hissediyoruz. Kimse çıkıp şehit olanların hakları nedir diye sormazken teröristlerden helallik isteniyor.

Bu ülkede birileri sadece ülkeye ve cumhuriyete olan düşmanlıklarından dolayı nüfus bakımından ülkeyi demografik olarak işgal etmeye çalışır ve bu amaçla 10-15 çocuk yaparken bizler çocuklarımızı iyi yetiştirelim diye 1-2 çocuk ancak yapıyoruz. Ama onlar bu çocuklara bakamazken çıkıp utanmadan sıkılmadan ve Allahtan korkmadan “Devlet baksın” diyorlar. Devlette bakıyor ve kolluyor. Devletin yetişemedikleri ise hırsızlık yapıyor, gasp işlerine giriyor, kapkaç yapıyor ya da erken yaşta doğursun diye 8-10 yaşına geldiğinde evlendiriliyor. Başlıyor onlarda 10-15 çocuk yapmaya. Bizler vergilerimizle ve daha önemlisi geleceğimizi ipotek ettirerek onlara bakmak, onları beslemek ve büyütmek zorunda bırakılıyoruz. Sonunda ihaneti göreceğimizi bile bile bunu yapıyoruz. Yapmak istemeyenlere ya da gönülsüz davranışlarda bulunanlara ise İslam ile aldatarak ayet ve hadisler ile susturuluyorlar. İşlerine gelen Ayeti Kerimeleri ve Hadisi Şerifleri kullanmaktan çekinmeyerek psikolojik olarak baskı altına alıyorlar. İşlerini yürütüyorlar. 

Çoğu namuslu vatandaş elektrik, su ya da doğalgaz faturasını nasıl öderim diye düşünürken, doğudaki düğünlerde dolarlar havalarda uçuşuyor. Bizler Ankara’da 5 liraya benzin alırken Şırnak’taki Hakkâri’deki kişi 2 liraya alıyor. Sebebi ise vergisiz alması. Yani hem vergi vermiyorlar hem de bizim vergilerimize ipotek koyuyorlar. Batıda yaşayanların aç olması işsiz olması onlar için önemli değildir. Çünkü onlar kaderci yaklaşımla hallerine şükrede ve sakince dururlar. Önemli olan özellikle Güneydoğu’da vergi vermeyen, elektrik parası ödemeyen, yeşil kartı ile hastanelerden ücretsiz yararlanan, bedava kömür alan ve her hafta evine erzak gönderilenlerin aç kalmaması üzerine hareket edilir. Bunları yaptıkları bir tarafa hem bunları yaparlar ve hem de devlete küfür ederler. Bizlerde bunları beslemek ve büyütmek zorunda bırakılırız.

Bizler daha maaşımızı almadan vergiler kesilirken, aç gezerken 3-5 yılda trilyoner olanlara kimse ses çıkarmıyor. Bu kadar kısa sürede nasıl kazandın diye soran olmuyor. Üstelik bu kişiler bir şekilde paralarını kaybettiklerinde bizlerin vergileri ile şirket kurtarma operasyonları yapılıyor. Bizler ay sonunu nasıl getiririz derken birleri ise ülkeyi ve yaşadıkları şehirleri “parsel parsel satıyor”lar.  Kimse de çıkıp kimin malını parsel parsel satıyorsunuz diye sormuyor. Yaşım elliye vardı ve ancak konut kredisi çekerek gelecek 10 yılımı ipotek ederek bir ev sahibi olabildim. Ama birileri hiçbir iş yapmadan evler, villalar, yazlık ve kışlık evler alabiliyorlar. Hazine arazilerine konarak oradan rantlananlar kısa sürede köşe oluyorlar. Sahip olduklarım için şükrediyor ve bunun bizler için bir imtihanı olduğuna inanırken, birileri ise münafıklıkta yarış ediyor. Çalarken besmele çekiyor, çaldıktan sonra ise “Elhamdülillah diyor. 

Daha sesli düşüneceğim çok şeyler var ama söylemeyeceğim. Allah “içinizdekini ve dışınızdakini ancak Allah bilir” diye buyuruyor. Allaha havale ediyorum. Üç ayların başladığı bu mübarek günlerin hepimizin uyanmasına ve aklımızı başımız almaya vesile olmasını dilerim…

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim