• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Seninle üşüdük...

Ufuk Karadavut

Seninle üşüdük, seninle öldük Koca Reis!

 

Nedendir bilinmez ama hayatta olanların kıymetinin bir türlü bilemeyiz. Ancak kaybettikten sonra anlarız. Kaybedilenlerine ne derece önemli olduğunu ve bizim için neler ifade ettiğini. Etrafımıza bakıp ta yokluğunu hissettiğimizde göremesekte var olduklarını bilmenin dahi bizi rahatlattığını sonradan anlarız. Hepinizin çok iyi bildiği gibi Sayın Muhsin Yazıcıoğlu seçim arefesinde sebebi bir türlü anlaşılamayan şekilde helikopteri kaza yaptı ve yanındaki 5 kişi ile birlikte vefat ettiler.

1954 yılında Şarkışla'nın Elmalı köyünde doğan Yazıcıoğlu, ilk ve orta öğrenimini Şarkışla'da, üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yaptı. 1968'de Cemiyetçilik çalışmalarına başlayan, Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katılan, üniversite eğitimi için 1972'de Ankara'ya geldikten sonra da, Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başlayan Yazıcıoğlu, sırasıyla; Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bulundu. Yazıcıoğlu, 1978'de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği' nin de kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP'de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980'den sonra MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda yargılandı. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı. Burada Üşüyorum adlı bir şiir yazmıştı. Yazıcıoğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, cezaevindeki ülkücüler ve onların ailelerine yardım amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı'nın başkanlığını yaptı. Yazıcıoğlu, 1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) girdi ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 20 Ekim 1991 Milletvekili Genel Seçimlerinde, Refah Partisi (RP), Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi'nin (IDP) oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas'tan milletvekili seçildi. Yazıcıoğlu, 7 Temmuz 1992'de, "içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı" gerekçesiyle 5 milletvekili arkadaşı ile beraber MÇP'den ayrıldı. Muhsin Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'de, MÇP' den ayrılan bir grup arkadaşı ile beraber Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu ve partinin Genel Başkanı oldu.

Ölenler için dua etmek gerekiyor. Bunu kesinlikle kabul ediyoruz. Ancak yalnızca dua etmek yeterli mi?. Dua edip bir kenara çekilmek ve olan biteni kabullenmek doğru mu?. Olayda yanlış giden bir şeyler yok mu?. Bunları sorgulamak gerekmiyor mu?. Bazı şeylerin sorgulanması gerekiyor. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir zamanda nasıl oluyor da yer tespiti yapılamıyor ve insanlar 70 saat sonra tesadüfen bulunuyor. Sürekli olarak uzaya gönderdiğimiz uydular ile övünürken, ya da uzaydan artık ‘karıncayı dahi izleyebilecek güçteyiz’ sözlerini söylerken ne kadar doğru ve ne kadar samimiyiz. Şimdi ise 70 saatte yer tespiti yapamayışımızda ne kadar samimiyiz. Çelişe bir şeyler var. İkisinden biri yalan ama hangisi onu bilemiyoruz. Son zamanlarda televizyonlarda teröristlerin uzaydan hareketlerini izleyebilen bizlerin hatta en yetkili ağızlardan ‘Kuzey Irak  BBG (Biri Bizi Gözetliyor) evine döndü’ diyenlerin ne düşündüklerini de aslında merak ediyoruz. Teröristleri tespit ederken yada yerde yürüyen karıncayı izlerken karıncanın üzerindeki  GPS’ ten mi sinyal alıp tespit yapıyor. Cudi, Gabar dağlarında seken teröristi tespit edebilirken, koskoca helikopteri neden tespit edemiyoruz?

Biz ise her zaman ki gibi Allaha sığınıp ona dua ediyoruz. Nedeni ise yapacağımız bir şeyin olmadığına inanmamızdır. Gecikmiş ilgi, bozuk koordinasyon, eksik ve hatta "0" teknolojiyi insan kalabalığı ile telafi etmek istiyoruz... İnanın sayın başkanın vefatı bizi çok üzdü ama bu ilgisizlik, bu teknolojik vefasızlık ve düzendeki bozukluk bizi daha çok üzdü.

BAKARA SÜRESİ:

"156. Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.

157. İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır. "

 

YÜCE TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…

 

ÜŞÜYORUM

 

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..


Muhsin YAZICIOĞLU

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Tayyar YILDIRIM
03 Nisan 2009 Cuma 11:29
Yiğit Adam Ağlattın Bizi
Yiğit Adam,
Sen bizden biri,
Sen bir iken bin olan;
Sen bir oğul,
Sen bir baba,
Sen bir koca,
Sen Sivas’ın Çocuğu.
Sen inançlı, yürekli insan;
Sen duygusal,
Sen mütevazı,
Sen yılmayan,
Sen güleç,
Sen Anadolu Çocuğu…
“İyilikte, bağışta bulunan, ihsan eden” demekmiş adın.
Sen bize; iyiliği, sevgiyi, merhameti hatırlattın
Daha dün;
Meydanlar “toz dumandı” Ülkemde,
“Avaz avazdı” insanlar
Hepsinin yüzünden düşen, bin parçaydı.
Arada bir;
Gülen yüzünle çıkıyordun karşımıza.
Su serpiyordun yüreklerimize.
Şimdi;
Sen Keş Dağları’nda tipiyle savaşırken,
Fırtınayı dindirdin Yurdumda.
Herkes sus pus.
Seni dinliyor,
Sana ağlıyor,
Sen değil miydin;
“Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum,”
“Ruhumu dinlemek istiyorum” diyen?
Bak şimdi;
“Zikre daldı her şey.”
Sana duacı.

Tayyar YILDIRIM
88.231.135.48
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim