Selçuk’ta TRT Akademi Söyleşileri Gerçekleştirildi

Selçuk’ta TRT Akademi Söyleşileri Gerçekleştirildi

TRT ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliğinde ‘TRT Akademi Söyleşileri’nin 5’incisi Konya’da gerçekleştirildi.

Söyleşide, konuklar tarafından olağanüstü durumların medyadaki yansıması konusunda görüşler belirtilerek, tecrübe ve bilgi paylaşımında bulunuldu.

Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kalender ve yardımcıları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kalender, söyleşinin açılışında yaptığı konuşmada, Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin kuruluşundan bu yana teorik eğitimin yanı sıra uygulamalı eğitime de büyük önem verdiğini söyledi. Bu anlamda fakülte çatısı altında ciddi uygulama merkezlerinin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kalender, “Elbette paydaşlarımızın, diğer kuruluşlarımızın, basınımızın, televizyonlarımızın, medya kuruluşlarımızın ciddi destekleri var. Bu bağlamda en önemli paydaşlarımızdan biri olan TRT Genel Müdürlüğü, sağ olsunlar bizi her alanda destekliyor, motive ediyor. Bu anlamda TRT Genel Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum. Bugünkü söyleşimize katılan, bizlere onur veren değerli konuklarımıza çok teşekkür ediyorum, şeref verdiler” diye konuştu.

DURDU, “OLAĞANÜSTÜ DURUMLARDA YAYIN ÇERÇEVESİNİ BELİRLEYELİM İSTEDİK”

TRT Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, gazeteciliğin hukuk çerçevesinde gerçekleştirilmesinin ve yayıncılıkta kamu yararı gözetilmesinin toplum açısından önemini anlattı. TRT Akademi Söyleşileri’nin düzenlenme amaçlarını bu bağlamda değerlendiren Durdu, “İnsanlara fayda sağlamıyorsa, onu yararlı şekilde kullanamayacaksa, kaosa sebebiyet verecekse o işin de sorgulanması gerekiyor. Dolayısıyla memleketimizde terör hadiselerinin son yıllarda sıklıkla yaşandığı, aslında 40 yıldır bir terörle mücadelenin gerçekleştirildiği bir ülke olmasından dolayı bizim her zaman karşı karşıya kaldığımız bir sorunsaldı bu. Bu anlamda bu boşluğu dolduracak çok ciddi akademik çalışmalar yoktu, bu boşluğu da görmüştük. ‘Bu boşluğu dolduracak, meslek profesyonellerine yön çizecek, yön tayin edecek, bu işin çerçevesini belirleyecek, aynı zamanda akademik camianın da faydalanabileceği en azından bir yön haritası belirleyelim ve olağanüstü dönemlerde yayıncılık nasıl yapılır bunun çerçevesini belirleyelim’ istedik” şeklinde konuştu.

AVŞAR, “BASIN; ÖZGÜRLÜKLERİ KAMU ADINA DENETLER”

Açılış konuşmalarının ardından söyleşiye geçildi. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zakir Avşar, meslek etiğinin, medya faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu belirterek, yayıncılıkta kamu yararının hukuk üstünlüğüyle gerçekleştirilebileceğini ifade etti. Basın özgürlüğünün, insan hakları bakımından en temel özgürlüklerden biri olduğunu, basının da kamu adına tüm özgürlüklerin uygulanıp uygulanmadığının denetleyicisi rolünde yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Avşar, medya ve terör konusunda değerlendirmelerde bulundu.

ACET, “YABANCI BASIN, 15 TEMMUZ’DAKİ MÜCADELEMİZE YER VERMEDİ”

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, terör, olağanüstü haller, deprem gibi durumlarda nasıl haber yapılacağı ve gazetecinin bu işin neresinde durması gerektiği konusunun önemli bir nokta olduğunu söyledi. Bu anlamda, yabancı basının, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde halk tarafından gerçekleştirilen mücadeleye yer vermediğini kaydeden Acet, “Tarihi 16 Temmuz’dan başlatarak yürüttüler, yürütmek istediler ve hala da yürütüyorlar. Bu darbe niye oldu, bu darbe niye püskürtüldü sorusunu sormadan bu darbecilere nasıl davranacaksınız, nasıl davranıyorsunuz sorusunu sormaya başladılar. Aslında haber seçimi demek kendi tarafımızı gösterir, ben tarafsızlık diye bir kavrama inanmıyorum. Medyada herkesin bir tarafı vardır. Seçtiğiniz haber de sizin tarafınızı gösterir. 15 Temmuz ile ilgili olarak yabancı medyada yapılan bu yayınları bu bağlamda değerlendiriyorum” diye konuştu.

ATİK, “KONYA’DA GÜÇLÜ BİR YEREL MEDYA BULUNUYOR”

Habertürk Ankara Haber Müdürü Aysun Torun, 15 Temmuz Darbe Girişimi esnasında gerçekleştirilen yayınlardan örnekler sundu. Basının olağanüstü durumlarda sakin kalabilme, sükuneti koruyabilme ve doğru bilgiyi verebilme zorunluluğunun olduğunu aktaran Torun, gazetecilerin, herkesin kaçarak uzaklaştığı yere, ilk ulaşan kişi olduğunu belirtti.

ATV Ankara Haber Müdürü Fatih Atik ise, medya alanında teorik eğitimin yanı sıra uygulamalı eğitimin de önemine dikkati çekti. Medya sektörünün rekabetçi yapıya sahip olduğunu ifade eden Atik, ulusal medyada çalışma yolunun yerel medyadan geçtiğini, bu anlamda Konya’da güçlü bir yerel medyanın bulunduğunu bildirdi. Haber Merkezi