• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 17 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

Şehrin Göbeğinde Mahmut Şevket Paşa!

Hümeyra Uslu

Abdülhamid Han’ın içerideki ve dışarıdaki düşmanlarının elbirliği edip, birtakım zulümlere girişmelerinin adına 31 Mart Vakıası deniyor. Döneminde, 10 bin kilometre demiryolunun yapıldığı, sadece eserlerinin isim listesinin birkaç cilt kitap olduğu, dışarıya ödediği borçlara, kurmaya çalıştığı refaha, Yahudilere karşı duruşuna rağmen dün Abdülhamid Hanı yerinden ettiler.

Yaşanan yıkımın ardında ise Yahudiler başta olmak üzere Fransızlar, Ermeniler, Rumlar ve hatta Almanlar bile var. Yahudi olmayana hayvan gözüyle bakan bu dinin mensupları bugün ne kadar azgın, ne kadar acımasız ve ne kadar haysiyet yoksunu iseler, dün de bugünden farklı değil hatta daha beter durumda ülkenin başına musallat olmuşlardı. Yahudi bir yana dün de içerideki Rus fanatikleri yüzünden başımıza gelmeyen kalmamıştı…

Belki de bu kadar siyasi dehası, akılcı politikaları ve ılımlı bakış açısına rağmen Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesi, Siyonist faaliyetlerin çok yoğun olduğu bir döneme denk gelmiş olmasındandır. 31 Mart destekçilerinin çıkarları farklı olsa da düşmanları aynı: Sultan Abdülhamid.

Çalan Çalana!

O dönemin kimilerince kahraman ilan edilen, tarihin söylediklerine bakılınca hain olduğu anlaşılan subaylarından biri: Mahmut Şevket Paşa. İttihatçılarla ve askerlerle birlikte Selanik’ten kalkıp Yıldız Sarayına gelen, sonra da o sarayı yağmalayacak kadar düşük ahlak bir insan bu Paşa. Kendi ifadesiyle, “Eğer askerler, Abdülhamid’i indirmeye geldiğimizi bilse bizi tükürükleriyle boğarlar” diyor. Amacının ne olduğu bilinse, başına geleceklerden kendi de haberdar.

Olay günü Yıldız Sarayına varıp da içeri girdiklerinde mal, mücevherat, para, altın ne varsa… Şevket Paşa ve etrafındaki hainler, Sarayı yağmalıyorlar. Çalan çalana! Kim ne bulursa onu alıyor! Abdülhamid’i o günün sabahını beklemeden gece saatlerinde Selanik’e götürüyorlar. Günün ağarmasını bile beklememelerinin arkasındaki sebep iyi okunmalı.

Şimdi diyeceksiniz ki, dediklerin sana göre doğru. Video izleme kanalına, “Mahmud Şevket Paşa’nın 31 Mart Olayı Sırasındaki Ses Kaydı” yazarsanız neden bahsettiğimi anlayacak, hatta ses kaydını dinleyince de dehşete kapılacaksınız.

Düşünün ki, Abdülhamid’e insan kanı emen haris diyen biri…

Düşünün ki Abdülhamid’e baykuş diyen bir Paşa,

Düşünün ki Abdülhamid’e insan kıyafetindeki canavar diyen bir komutan,

Ne acı değil mi?

Ve bir de şunu düşünün, tüm bunları yapan bu hırsızın isminin verildiği bir okul var. Hem de Konya’nın göbeğinde!

Mahmut Şevket Paşa Ortaokulu.

Şimdi kim ise yetkili bu yazdıklarıma kulak versin. Askeri galeyana getirip, vatan elden gidiyor, Bizans’ın kucağındaki Padişah nidalarıyla, Kudüs’te Yahudilere nefes aldırmayan Abdülhamid Han’ı, yerinden edenlerin isimlerini eğitim kurumuna vermek hangi aklın ürünü? Hadi verdiniz, kimsenin mi aklına gelmedi bu işin yanlış oluşu! Kimse mi bilemedi bu ismin arkasındakileri? Belli ki bilinememiş, belli ki kimse söylememiş. Onu da ben diyeyim de kimin yetkisi ise düzeltsin bu yanlışı. Tarihe verilecek hesap unutulmamalı!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Abdullah Kuloğlu
03 Nisan 2016 Pazar 14:56
14:56
BİRAZ TARİH OKU BAY(Me) Hareket Ordusu ittihatçıların, 1909 yılında, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırmak için, Selanik'ten Mahmut Şevket Paşa komutasında İstanbul'a gönderdikleri ordudur. Kurmay başkanı ise Kolağası Mustafa Kemal Bey'dir.

II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 Temmuzundan bu yana iktidarı denetleyen İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne karşı bir tepki doğmaya başlamıştı.

Her devrimin karşı devrimini doğuracağı tezini adeta kanıtlayan olaylar 13 Nisan 1909 tarihinde "31 Mart Vak'ası" olarak nitelendirilen (dönemin rumi takvimine göre) ayaklanmayı doğurmuştu.

Sultan II. Abdülhamid'in kardeş kanı dökülmemesi için isyana müdahale edilmesine izin vermemesi üzerine Selanik'teki devrimciler bir ordu toplayarak başkente yürümeye başladılar.

Ordunun çekirdeği Selanik'teki devrime sadık 3. Ordu birliklerinden oluşmaktaydı. Bunun yanı sıra Bulgar çapulcular da orduda görev almıştır.Ordunun baştaki kumandanı Hüseyin Hüsnü Paşa idi. Kurmay Başkanlığını ise Kolağası Mustafa Kemal Bey yapmakta idi.

Ancak İstanbul kapılarında vaziyet değişmiş, siyasi mülahazalarla hareket edilerek kumanda Mahmut Şevket Paşa'ya bırakılmış, kurmay başkanlığına da Berlin'den adeta koşarak gelen Kurmay Binbaşı Enver Bey getirilmişti.
195.174.25.201
M
02 Nisan 2016 Cumartesi 13:59
13:59
Hanım kızım senin derdin Mahmut Şevket Paşa ile değil, onun kurmal başkanı Mustafa Kemal Paşa ile.Açıkca yaz da bilelim.
78.161.77.94
Abdullah Kuloğlu
01 Nisan 2016 Cuma 16:29
16:29
KONYA İL MİLLİ EGİTİM MÜDÜRLÜĞÜ'NÜ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM

Kızım, Allah razı olsun. Teklifin son derece isabetli. Altmış yaşı devirdik. o mektepte de okuduk. Orada büyüdük.
Müşarun ileyhin nam-ı rezili silinmeli ve o okula ''Sultan Abdülhamid Orta Okulu'' levhası asılmalıdır.
195.174.25.201
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim