Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Şehirlerin Çiçeği: “Ey Kudüs!”

Suriye’nin Golan tepeleri, Ürdün’ün Batı Şeria bölgesi ve Filistin’in tüm bölgeleri 1967’den beri, İsrail’in işgali altında. Kudüs de,  Filistin’in bir parçası olarak işgal altında.. Bu topraklara gittiğiniz zaman işgalin en acımasız bir şekilde varlığını hissediyorsunuz, bütün bir benliğinizde.. 1917’den beri Filistin coğrafyası rahat yüzü görmedi, hala da bu olağanüstü durum devam ediyor.

Kudüs’ün incisi, Mescid-i aksâ’da, Kubbetü’s-sahra da namaz kılmak için abdest almak isteyen bir Müslüman, Yahudi askerinden izin almak zorunda.. Bu bile kahrediyor insanı..  Esenliğin yurdu, Kudüs, şu anda yerini korkuya ve tedirginliğe bırakmış durumda.. Her köşede, her sokakta, karşınıza çıkan silahlı Yahudi askerleri.. Bir zamanların güvenli beldesi, yerini endişeye bırakmış durumda..

El-Halil şehrinde namaz kıldıran bir din görevlisi, “hal/çözüm nasıl olacak? diye soruyor.. Bir ümit var mı, bir ışık var mı? diye ekliyor.. Evet, iman varsa, imkan var, diyoruz.. Eriha, el-Halil ve tüm Filistin kentleri işgal altında.. Sokaklar turnikelerle bölünmüş.. Camilere bile izinle gidebiliyorsunuz.  Halilürrahman  camisinin üzerinde İsrail bayrağı dalgalanıyor..

Yaser Arafat’ın generallerim dediği çocuklar, ellerinde sapan taşları, Yahudi kovalıyor.. Filistin kentlerinin üzerinden dumanlar, göğe es es çiziyor. Uzaktan görünen bu dumanlar, orada kıyamın varlığına işaret ediyor. Filistin ayakta. Etrafı utanç duvarlarıyla çevrilmiş, yaşam alanları kuşatılmış, yeşil plaka taşıyan Filistin arabaları ve beyaz kartı olmayan Filistinliler giremiyor,  Kudüs’e..  Filistinlilerin ellerinden alınan topraklara yerleşimciler için modern konutlar yapılıyor. Zulüm, İslam şehirlerini yeniden kuşatıyor.

Bir Filistinli çocuk, el-Halil’de, Eriha’da… “el-Kudsü lenâ, el-Kudsü şerefüna, Kudüs bizimdir, Kudüs şerefimizdir” sloganları atıyor..  Kudüs’ün caddeleri hareketli.. Selahaddin’de, dumanlar yükseliyor, bir çocuk, işgalcilerin yüzüne tükürüyor.. Utanmak hâ!..Ar hâ!  İnsanlık hâ!.. Yok böyle bir şey, zâlim cellatlarda.. Yüzlerini korku bürümüş.. Filistin’in yiğit evlatlarının haykırışı, onların kalbine korku salıyor.

İşgalci..  Diplomasi dilinden anlamaz..

Onlar, sadece güçten, direnişten, mukavemetten   anlar..

Hatırlayın..

Mescid-i Aksâ’nın girişine turnike koydular, güç/mukavemet karşısında kaldırmak zorunda kaldılar.

Knessetlerinde  Kudüs’ün  ses ve söz gerdanlığı Ezan-ı Muhammediyi yasaklamak istediler.. Ümmetin ayağa kalkışı karşısında, yasaklayamadılar..

Kudüs, Filistin’in başkenti.. Doğu-Batı değil, tüm Kudüs.. Ancak mukâvemet karşısında Kudüs İslam’ın başkenti olacaktır. Dualı ağızlarımızla ellerimizin bütünleştiği gün, Kudüs, mahzunluktan, mesrûrluğa inkılap edecek..

Filistin, Filistin’in incisi Ey Kudsü Şerif..  Yürüyenler ve dökülenler için bir turnusol kâğıdı gibisin. Kudüs’ü sahiplenenleri Yüce Allah da sahiplenecektir. Kudüs’ün esaretten kurtulduğu gün, İslam milletlerinin esaretten kurtulduğu gün olacaktır.

Kudüs esirse, hepimiz esiriz.

Kudüs özgürleşirse, hepimiz özgürleşiriz…

Kudüs’ün dar sokaklarında Feyruz’un dizelerini haykırıyorum:

“Senin için dua ediyorum, ey namaz şehri!

Senin için, şehirlerin en görkemlisi, şehirlerin çiçeği.”

Ey Kudüs, ey Kudüs!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.