• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Konya 12 °C
  • Çölaşan ve Necati Doğru'ya FETÖ davası ikiye böldü
  • Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! Faturalara zam yok
  • Bakan Albayrak'tan Altını Olanlara Müjde! Pazartesi Günü Başlıyor
  • Çölaşan ve Necati Doğru'ya FETÖ davası ikiye böldü
  • Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor! Faturalara zam yok
  • Bakan Albayrak'tan Altını Olanlara Müjde! Pazartesi Günü Başlıyor

Şehirdeki köpekleri koruyalım da dağdaki yaban keçileri ne olacak?

Fahri Kubilay

Son aylarda  hayvanlara  yapılan zulüm ve şiddet   olayları  hiç  gündemden   düşmüyor. Daha  uzun süre de  düşeceğini sanmıyorum.

Konu ajite  ederek  sadece  şehir merkezindeki hayvanlara yapılanlar  gündemde tutuluyor. Bu konu üzerine yoğunlaşmak, başka  konular üzerinden dikkatleri dağıtmak” ve bu şehir köpekleri konusu “devede kulak”  kulak  desek birileri  hemen  hoplayacak gibi  geliyor…

Yatıp kalkıp,  “şehirlerde başı boş dolaşan  kedi köpeği  korumakla hayvan hakları savunduğunu” zannedeler  büyük bir yanılgı içindedir.  Şimdi sormak  lazım.” Nesli her geçen gün  tükenen-tüketilen   yaban  hayvanlarının hakları   ne olacak?

 “Hayvan  haklarını  koruduğumuzu” iddia  ederek dünyada  en küçüğünden en büyüğüne ,dağdakinden, şehirdekine, denizdekine  , göldekine, ırmaktakine , barajdakine  velhasıl  tüm havyaların haklarını korumadıkça;  olay sadece gösteriş, olay sadece  egoları tatmin etmekten öte gitmez.

Şehirdeki kediye köpeğe zulmediliyor da dağdaki,  ovadaki  sarı şahine,  tilkiye, yaban keçisine , tavşana  velhasılı tüm  hayvanlarına ve hatta haşerata  zulmedilmiyor mu zannediyorsunuz? Yakılan ormanların, yakılan  tarım arazilerinin içinde   yanan  o kadar canlı haşerat  acaba  bizi hiç ilgilendirmiyor mu? Eline  silahı alıp  araziye çıkan magandaların, önüne  gelen her canlıya ateş açması   sırf  egolarını   tatmin etmek için öldürdükleri  canlılar   bizi  hiç ilgilendirmiyor mu?

Bu konu öyle acı öyle iç acıtıcı ki,  insanoğlu, dolayısı ile  bizler  ilk önce  kendimizi  bir çek etmemiz lazım..

Bu nasıl olacaktır açıklayayım. Biz ilk önce  inancımız, düşüncemiz,  kimliğimiz ne olursa olsun   benim düşünceme  göre; “sulhçu bir amel  ortaya koymalıyız ki, tüm canlılar güvende  olsunlar.”  

Pekala, sulhçu amel nedir?  İnsanın  başta  yaratıcısı ile  sonra  yaratılanlar ile  barışık  olması ve  kendine  ve hiç bir canlıya zulmetmesi, dünyadaki başta insan olmak üzere tüm canlılar ile barışık  yaşamayı istemek, ve bu istek sonucu ortaya  çıkan saygı, sevgi  tezahürünü  pratiğe  dönüştürmek,   hiç bir canlıya, yaratılan  hiç  varlığa   zulüm etmemek demektir.  Zulmün zıddı adalettir.  Adil  davranmadığın  zaman  zulmetmiş olursun Adalet ise  bir şeyin yerli yerinde  olması, demektir.

Bu nasıl olacak? Bu,  kendisi ile barışık  olan bir insan  çevresinde   yaşayan insanlarla   diğer canlılarla  ve doğa ile eşya ile barışık yaşamasıyla mümkün olacaktır.  İşte   o zaman bizler,   hiç  bir canlıya  zulmetmeyi  ve diğer yanlışlarımız görür,  kanunlara   yasalara  ve birilerinin baskısına  gerek kalmadan  kendi iç dünyamızda  yanlış olduğunu  bilir ve  yapmayız..

Ama  bu gün biz ne yapıyoruz? İnsanoğlu  olarak  kendi menfaatimiz, kendi egolarımız,  kendi zalimliğimiz  için  tüm canlıları yok etmek için  elimizden gelen   her şeyi  yapıyoruz... 

Bu konunun  o kadar çok boyutu var ki, “ekolojik denge”  diye tarif edilen dengeyi kendi aleyhimize  bozmak için  tüm imkanları seferber ederek kendi sonumuzu  hazırlıyoruz.

En  basit haliyle,  kurtulmak için doğaya   rastgele  bıraktığı  her çöp bir zulümdür.  Pet şişenin olması gereken yer çöp kutusu olursa adaletli davranış sergilemiş oluruz. O pet şişeler ve atıklar  gün gelip bizim soframıza  dönmekte   seni zehirlemektedir. Dolayısıyla kendimize de zulüm etmekteyiz.

Dün  yok ettiğin hayvanların yokluğundan başka  haşereler  başka  zararlılar türemekte onu yok etmek için mücadele ederken  başka   zararlılar başka , bakteriler üretmekte  ve debelendikçe  batmaktayız..

Daha da  açayım isterseniz.  Sen kurtları vurursan  yaban domuzları şehre kadar iner,  ektiğin her şeyi talan eder.. Yılanları tilkileri öldürürsen eğer fareler çoğalır  tahılını  yok eder  vb…

Dağdaki sarı şahinin kime  ne zararı  var ki, sen onu öldürüyorsun? Seydişehir'in etrafını  çevreleyen dağların güzellikleri olan yaban keçilerini  koru ki  bu hayvanların nesli tükenmesin...

100 Km.lik Konya  yolunda  ezilen  onlarca   yaban  hayvanı başka  dünyalı mı?  Örnekleri çoğaltabiliriz. Ey hayvan hakları savunduğunu iddia eden arkadaşlar! Bu alemde yaşayan hayvanlar sadece kediden, köpekten  ibaret  değildir. Tüm canlılar  bizim için emanettir lütfen adaletli davranalım...

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim