• BIST 96.628
  • Altın 144,690
  • Dolar 3,5709
  • Euro 4,0165
  • Konya 13 °C
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı

Seçimlerde Oy Kullanmak Küfür müdür?

Ramazan Altıntaş

Yaşadığımız dönemde Müslümanların birbirlerini müşrik ve kâfir olmakla itham ettikleri alanlarından birisi seçimlerde “oy kullanma” meselesidir. İster milletvekili, ister belediye başkanı seçimi olsun, bütün bu seçimler,   temsilcileri belirlemeye bir vesiledir. İtikadî nedenlerle seçime karşı çıkan çevreler, gerekçe olarak yönetim şeklinden hareketle oy verme eyleminin küfür ya da şirk olduğunu iddia ediyorlar. Bundan dolayı da seçimlerin boykot edilmesi ve oy kullanılmaması yolunda propaganda yapıyorlar. Oysaki durum böyle değildir. Seçimlere gitmek, seçimde oy kullanmak,  bizi yönetmesini istediğimiz kişilerin iktidara gelebilmeleri için bir araçtır, bir vesiledir. İslam fıkıh usulünde vesileler ise, itikatla ilişkili konular değildir. Hatta vesilelerin, itikatla yakından ve uzaktan bir alakası yoktur. Vesileler, küfür, iman terimleri olarak değil, doğru ya da yanlış terimler olarak kullanılır.

Bir ülkede bizim hakkımızı/hukukumuzu savunacak, bizi mağduriyetten, mazlumiyetten  kurtaracak, bize gelebilecek muhtemel sıkıntıları ortadan kaldıracak şahısların yönetime gelmesi için oy kullanmak kadar tabii bir şey olamaz. Bu bir nevi vatandaşlık hakkı olup iradenin sandığa yansıtılmasıdır.  Nitekim Hz. Peygamber (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizden herhangi biriniz bir kötülük gördüğü zaman eliyle değiştirsin. Eğer buna güç yetiremezse diliyle değiştirsin. Buna da güç yetiremezse kalbiyle buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf mertebesidir.”

 O halde istenen şey, kötülüğün düzeltilmesidir. Seçimler, bazen kötülüğün düzeltilmesi için uygun bir araç olabilir. Bugün, kötülüğü reddetme bayrağını yükseltenlerin çoğunun söz ve davranışlarının kötülüğü düzeltmediğini görmekteyiz. Onların söz ve davranışları ancak yaygın halde şer ekmekte ve karşı çıktıkları kötülükten daha çoğunu ortaya çıkarmaktadır. Kan dökmekten ve insan hayatına son vermekten daha kötüsü var mıdır? Kaidemize göre kötülük, daha büyük bir kötülüğe yol açacak şekilde reddedilmez. Bu tamamıyla, araçlar hakkındadır. Çünkü takip edilen araçların, gerçekten de kötülüğü düzeltmeye sebep olacak araçlar olması gerekir.

Günümüzde seçimler, kötülüğün düzeltilmesine sebep olan bir araç olarak kabul edilmektedir. İslam ülkeleri içinde Türkiye,  buna en büyük delildir. Seçimler bugün Türkiye’yi, dünyaya karşı övünebileceği bir konuma getirmiş ve yükseltmiştir. Bu sebeple inanç, davranış ve programlarına bakarak kendimize yakın hissettiğimiz partileri,  başımıza gelebilecek sıkıntılardan kurtulmak adına elimizle oy vererek desteklemek görevimizdir. Bunu yapmakla münkeri ortadan kaldırmaya ve marufu egemen kılmaya destek vermiş olacağız.

  Bu bağlamda seçimler, yöneticilere verilen bir karne hükmündedir. Toplumların gelişimi hizmet rekabetine bağlıdır. Belli aralıklarla yapılan seçimler,  toplumların yararına yol açan iyi bir vesiledir.  Bizler,  “bir şeyin bütününü elde edemediysek cüz’ünden vazgeçemeyiz.”

 Öte yandan, günahkâr olmakla inkârcı olmayı birbirinden ayırmak gerekir. Eğer İslam diyarlarında seçim yoluyla gelen yöneticiler sarih bir şekilde Allah’ın varlığını ve birliğini ve Allah’ın ayetlerini inkâr etmiyorsa, kâfir denilemez. Belki onlara yapıp-ettiklerinden dolayı günahkâr ya da fâsık denilebilir.

Tarihe dönüp baktığımız zaman Hz. Peygamberin vefatından itibarin 1920’ye gelinceye kadar bütün bu süre zarfında yöneticilik yapmış kimi Müslüman yöneticilerin dönemlerinin pek de parlak olmadığı görülür. Bu süre içinde de sıkıntılı Müslüman yöneticiler daima var olmuştur.  Böyle olmalarına rağmen Müslümanların tarihinde onlar hakkında hiçbir âlim kalkıp da kâfir oldukları şeklinde bir hüküm vermemiştir. Bizler yöneticiler ve başka şahsiyetler hakkında açık bir küfür görmedikçe hiçbir kimseyi tekfir edemeyiz. Dolayısıyla parlamento seçimleri bu ümmetin yararınadır. Bunun en açık göstergesi, Türkiye’de meydana gelen köklü değişimler ve kazanımlardır.

Gelin milletimizin bu kazanımlarına elbirliğiyle sahip çıkalım!..

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Murat BAŞ
25 Ekim 2015 Pazar 10:18
10:18
Son yorumu niye yayınlamadınız. Hadi milleti kandırdınız, Allah'ı nasıl kandıracaksınız? Bu medya mensuplarının yatacak yeri yok.
95.10.228.252
Murat BAŞ
24 Ekim 2015 Cumartesi 12:50
12:50
Birinci soruya cevap: Ben toplumu düzeltmekle mükellef değilim, kendim temiz kalmak ve pisliğe destek olmamakla mükellefim. İkinci soruya cevap: Zamanında müslüman diye destek olduklarımızın hepsi sonradan sistemin adamı oldular. Üçüncü soruya cevap: Oy kullanmayarak bu gidişatı protesto ediyorum. Laik devleti müslümanca idare etmek nasıl olur bi anlatsanız da aydınlansak. Son soruya cevap: Bu düzenin olanaklarını bedel karşılığı kullanıyorum. Bizleri var eden ve yaşatan devlet değil, Allah'tır. Karşılıksız vermek Allah'a mahsustur. Bu cümleleri defalarca okuyup, aklınızı kullanmanızı tavsiye eder, selam ve saygılarımı sunarım.
95.10.228.252
mehmet yıldız
24 Ekim 2015 Cumartesi 07:42
07:42
Sayın Murat Baş tamam kardeşim sen destek olmadın ve saydığın o kötü durumlar düzeldi mi? Destek olsaydın da müslümanlar işbaşına gelip azalarak tükense daha iyi olmaz mıydı? Oy kullanmayınca çare oldu mu? İkincisi laik idareciler ifadeniz yanlış devlet laiktir, idareciler değil. Üçüncüsü bu düzenin bütün olanaklarını neden en güzel şekilde kullanıyorsunuz? (Yol,hastane,maaş,güvenlik vs.vs.) Keşke objektif olabilsen ve aklını başına toplayabilsen kal selametle.
46.196.130.100
Murat BAŞ
23 Ekim 2015 Cuma 14:52
14:52
Faiz, zina, kumar, içki düzeninin laik idarecilerinin destekçisi olmaktansa, beri olmayı tercih ederim. Keşke yazınızı tek taraflı değil de objektif yazıp bunları dile getirebilseydiniz.
95.10.228.252
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim