• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -3 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Savaş kızıştı!

Ufuk Karadavut

Şu yapı bu yapı derken kaset savaşlarının biraz daha genişlemeye başladığı anlaşılıyor. Bunda en büyük zararın hükümetin göreceğinden şüphe yok. Tedbir almaya çalıştıkça aldıkları tedbirler yeni sorunları beraberinde getiriyor. Bir süre sonra ise çözümsüzlük noktasına gelineceği ve artık alınmak istenen tedbirlerin bir işe yaramayacağı zamana gelinecek olması aslında korkutmaya başladı. Küçük bir sarsıntı ile ortalığı toza dumana katan “çete” ve “paralel yapı” olarak adlandırdıkları yapıya demediklerini bırakmayan hükümet yanlıları bu yapıya imkân veren kişiler hakkında hiçbir şey yapmayarak aslında suçu da alenen kabul etmiş oluyor. Ama bunu söyleyenlerde işbirlikçi olarak suçlanıyor.

Hükümette ciddi bir zafiyet oluşturanların orada tutulmaması gerekiyor. Çünkü bu kişiler aynı zamanda zayıf halkayı da oluşturmuş oluyorlar. Mesela bakın Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Sabah-ATV’nin satışına ilişkin tapelerden söz etti ve ses kayıtlarının tamamını önümüzdeki hafta paylaşacağını söyledi. Ses kasetlerinin bu Kılıçdaroğlu’na nasıl ulaştırıldığı bir tarafta tutulursa bu konuşmalar neden yapılmış diye düşünmek gerekiyor. Konuşmaların içeriği vahimdir. Hükümet yetkilileri bu konuda hiçbir açıklama yapmıyorlar. Sadece malum yapıyı suçlayarak kaçma çabasındanlar. Ancak bu şekilde yapılan suçlamalar insanları ikna etmiyor.

Konuşmalarda “Başbakan Erdoğan’ın emri, Binali Yıldırım’ın talimatıyla sekiz iş insanından 630 milyon dolar toplandığını ve Sabah-ATV’nin satışının bu şekilde gerçekleştirildiğini” iddia ediyor. “21 Temmuz 2013, Erdoğan’ın iş verdiği müteahhidi arıyor. Diyor ki ‘Ondan sonra bizim evde bir görüşme yapalım. Sen Faruk’a da söyle o da gelsin.’ Cemal Kalyoncu: ‘Tamam, Faruk’u alır gelirim’ diyor.“Görüşmenin konusunu öğreniyorlar, Sabah, ATV işini halledecekler. Sahibi kim? Çalık ama Çalık yok, kâğıt üstünde Çalık. Olayı bir şekliyle yönlendirmek isteyen kim? Recep Tayyip Erdoğan. Gazetelerin patronu o.“Çağırıyor bunları ‘Çalık zor durumda bir şey yapmamız lazım.’ Oturuyorlar ‘Biz bu işi nasıl çözeriz, buraya parayı nasıl aktarırız ve karar veriyorlar, bir grup müteahhide salma salacağız. Onlardan para alacağız, parayı aktaracağız, yeni bir şirket kuracağız, gazeteyi, televizyonu da o yeni şirketin içine koyacağız ve böylece bu işi çözeceğiz’ diyorlar.“İyi de bu para havuzunu kim idare edecek? O da bulunuyor, Binali Yıldırım. Rakamlar büyük, Binali dersek yanlış olur, milyon Ali dememiz lazım artık buna. “Milyon Ali devreye giriyor. Herkesten 10-20 bin değil milyonlar istiyor. Bakın, fezleke bu. Mehmet Cengiz, Celal Koloğlu, Nihat Özdemir, ‘100’er milyon dolar veririm’ diyor. İbrahim Çeçen de, ‘100 milyon dolar veririm. Ama eğer üçüncü havaalanı ihalesine dâhil ederseniz 100 milyon doları 150 milyon dolara çıkarırım” diyor. Sekiz iş adamından toplanan para 630 milyon dolar arkadaşlar.“Niye Milyon Ali diyoruz? İşte bunun için. Salmayı salıyor ‘Hepiniz bu paraları vereceksiniz’ diyor. Kimin talimatıyla? Beyefendinin talimatıyla. Tabii, kod adı orada başçalan değil, kod adı orada ‘Beyefendi’ olarak geçiyor. Binali sekiz iş adamına ‘İki ay içinde 630 milyon dolar para vereceksiniz’ diyor. Bunlardan birisi 30 milyon dolar ödüyor ve öbürü telefonda ‘Adnan’ı görmedin mi, akşam simsiyah olmuştu’ diyor. “Hükümet 30 milyon dolar istiyor tabii, ne desin şimdi. Baktığınız zaman gerçekten bu insanlara da üzülüyor insan. Zorla istiyor, hükümet, versin mi vermesin mi? Birisi atlatmış ama “Çarşambaya veririm, cumaya veririm” derken o işi atlatmış. “20 milyon doları veren de ‘20 milyon dolar çok para, nasıl vereceğim? Dün gece uyuyamadım, iki hap aldım.’ Ama işi toparlıyorlar. Mehmet Cengiz, Cengiz İnşaatın patronu ‘Ama hakikaten iyi bir şey oldu, Binali kalırsa yaşadık’ diyor.“Bu firmalara 87 milyar 832 milyon liralık (eski parayla 87 katrilyon lira) ihale verilmiş bu firmalara.“Bunlardan birisi ‘Ya, o kadar nakdim yok’ diyor. ‘Meraklanma, Ziraat Bankasından sana hemen ayarlarız’ diyorlar. Ziraat Bankasına telefon ediyorlar, oradan hemen kredi ayarlanıyor.“O tapelerde göreceksiniz, millete açıkça küfrediliyor. ‘Biz bununla işleri yapacağız, milletin de bilmem neyini ne yapacağız’ diyor.

Üzülmemek mümkün değil. Bu ve benzeri konuşmaların önümüzdeki dönemde daha fazlası ile ortaya döküleceği açıktır. Ancak zamanında kasetler ortaya çıktığında bu işi ortaya çıkaranların hesap vermesi gerektiği, bu işin bumerang gibi dönüp dolaşacağını söylemeye çalıştık ama işe yaramadı. Şimdi dediğimiz oldu. Yapılacak şey gayet açık; o da parti içi temizliğin yapılmasıdır. Bu konuda partiyi zor durumda bırakanların uzaklaştırılmasıdır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim