• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 11 °C
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Araç sahiplerine müjde! İndirim geldi
  • İsmailağa Cemaati referandum kararını açıkladı
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Araç sahiplerine müjde! İndirim geldi
  • İsmailağa Cemaati referandum kararını açıkladı

Şampiyon Kim Olur?

Mustafa Yiğit

Fenerbahçe’nin Manisa’ya 5-3 yenildiği maçtan sonra böyle bir sorunun sorulması abesle iştigal gelebilir. Fenerbahçe çok kötü bir maç yaptı. Hatta bu yılın en kötü maçını çıkardı. Buna Daum’un sık sık yaptığı  taktiksel  hatalar da tuz biber oldu.  Bu sonuçtan sonra Fener şampiyonluğu kaybetti diye bakılabilir. Ama ben asıl şimdi bu soru sorulmalı diyorum. Ve cevabını da veriyorum. Fenerbahçe bu yıl da şampiyon olur.

Çünkü Fenerbahçe’nin önünde bir Galatasaray maçı var. Ve bilinen bir gerçek ki,  Fenerbahçe’de işler ne zaman kötü gitse bir Galatasaray maçı gelir ve her şey yoluna girer. Bu bir öngörü değil, size bunun  yıllardır edindiğim tecrübe olduğunu söylesem ve  yakın bir örnek versem daha iyi anlayacaksınız.  Fenerbahçe Galatasaray’la kupa maçına kadar çok kötü maçlar çıkardı, ancak o maçtan sonra her şey yoluna girdi.  Fenerbahçe  Kadıkiöy’de bu işi bitirir, Daum büyük hatalar da yapsa, Fenerbahçe Kadıköy’de kazanır. Tabii derbi  Kadıköy’de oynanırsa. Çünkü ben geçen haftalardaki yaşananlardan sonra bu federasyonun maçı Fizan'da bile oynatabileceğini düşünüyorum.

Çok iddialı şeyler söylüyorum, bunun da farkındayım, ama bundan subjektif olmadığım çıkarılmasın. Bazı spor yazarları gibi ajitasyon da yapmak değil niyetim. Bazı spor yazarlarından kastım anlaşılmıştır herhalde. Mesela anlı şanlı Galatasaray medyasının  Hıncal Abi’si. Hıncal Uluç haftalardır “Fenerbahçe şampiyon olacak çünkü” diye başlayan cümlelerinde federasyona ve futbol kamuoyuna “bu Fener’in önünü şimdi kesmezseniz, bir daha kesemezsiniz” diyerek ortalığı ateşe verdi  adeta. Spor yorumlarının tamamı son zamanlarda bunun üzerineydi. Yalnız Hıncal Uluç değil, neredeyse her televizyon da, futboldan çok Fenerbahçe’nin şampiyonluğu nasıl engellenir konuşuldu. Bu konuşmalar tesirini gösterdi.

İkinci yarı itibariyle federasyonun aldığı kararların çok tartışılacak kararlar olduğu bunun en açık delili değil mi?

“Hatalı” hakemler, “bilinçli” federasyon!

Şimdi siz bana hakem hatalarını  konuş öyleyse diyeceksiniz. Ben de size  hakem “hatalarından” bahsetmiyorum, “bilinçli”, “şuurlu”,  alınan kararlardan bahsediyorum diyeceğim. Hem de özerk, bağımsız! bir kurulun aldığı kararlardan. Türkiye’deki pek çok kurul gibi Federasyon da “hatalı” karar almaz. Zaten hatalı kararlar olmasın diye kurullar oluşturulur, çünkü hata insanidir.  Hakemler gerçekten saniyenin onda biri sayılabilecek bir anda kararlarını vermek zorundadırlar. Bu nedenledir ki, hakemler bazı maçlarda, ilk yarıda olduğu gibi  “hatalı” kararlar vermişlerdir ve bunların bazıları da Fenerbahçe’nin lehine olan kararlardır. Ama bunlar dünyanın her yerinde olan hakem hatalarıdır. Oysaki federasyon oturup karar veriyor, hem de saatlerce düşünüp öyle karar veriyor, hem de  “hatalı” olmasın diye kurul olarak karar veriyor!

Ancak federasyonun aldığı  kararlar ise, ne tesadüftür ki,  Deniz Barış Barış lisansının iptali olayı-Federasyonumuz Deniz Barış işini öyle bir bağladı ki, yangından mal kaçırır  gibi, kendilerinden beklenmeyen bir ivedilikle sonuca erdirdiler- Fenerbahçe’nin Diyarbakır’la Malatya’da oynayıp,  Diyarbakır -Galatasaray  maçının İzmir’e alınması, Vestel Manisa- Fenerbahçe maçının ise İzmir’de değil de Manisa’da oynatılması gibi “bilinçli”, “şuurlu” kararlardı. Burada “hata” değil,  ama muhakkak ki, bir “bilinç!” aranabilir. Dünyada pek çok futbol maçında hakem “hataları” yaşanır, ama dünyanın hiçbir Federasyonu bizim federasyonumuz gibi “bilinçli!” ve “şuurlu!” kararlar almaz. Önümüzdeki haftalarda da bu “bilinçli” tavrın süreceği görünen başka bir gerçek.

Bu bilincin, neyin bilinci olduğu ve neden kaynaklandığını ise Federasyon yetkililerine sormak gerekir.

Yine de, böyle bilinçli bir “Federasyonumuza” rağmen kim şampiyon olur? sorusuna  ben  “Fenerbahçe ” şampiyon olur diyorum.

Çünkü önümüzdeki hafta bir maç var ve bu maç Fenerbahçe’yi  her zaman refaha çıkaran bir futbol takımıyla yapılıyor. Net skorlu maçlardan biri olacağı da muhakkak. .

Peki Konya UEFA’ya gider mi? Aykut Hoca’yla birlikte bu işi başarabilir diye aylar önce yazmıştım.  Fikstürü çok avantajlı. UEFA için mücadele ettiği takımların birbirleriyle maçları var, bir de şampiyonluğa oynayan takımlarla oynayacaklar. Hele Beşiktaş Başkanı’nın daha bir maç oynanmadan kendilerinin yenileceğini ima ettiğini ve Beşiktaş’ın zaten bir sürpriz olmazsa Gaziantepspor maçını alarak finali garantileyeceğini düşünürsek bizim rakiplerimiz Trabzonspor, Gençlerbirliği ve Kayseripor’dur. Hatta UEFA mücadelesinde tek rakibimiz gelecek haftaki maçlara baktığımızda yalnızca Gençlerbirliği gibi görünüyor. Konyaspor bunu yapacak güçte bir takım. Yeter ki, inanalım.

Görüldüğü üzere, gönlümden geçen, Fenerbahçe’in şampiyon olması, Konyaspor’un da UEFA’ya gitmesidir.

Sahi bu söze benzer bir sözü geçtiğimiz günlerde klüp başkanlarımızdan biri de söylemişti değil mi!

“Temiz lig”cilere selam ve muhabbetle!

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim