• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Konya 19 °C
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması

ŞAKİRT İKEN AFOROZ EDİLEN KONYALI AVUKAT

Sami Gediz

Dün “şakirt” olarak baştacı yapılan, bugün ise “şaki” ilân edilen “Abi”nin yazdıklarını okuyunca hizmet hareketi denilen paralel yapının bir yüzünü daha görmüş oldum.

Merhum Akit Yazarı Hasan Karakaya’nın 2014 yılı Mart ayında kaleme aldığı yazısında Konya’dan mektup gönderen avukatın anlattıklarını detaylı dinlemek için bu avukata ulaşmak istiyorum. Eğer bu mektubu yazan avukat, benim yazımı okuyorsa, lütfen bana ulaşsın. Bana mail adresim [email protected] yada Memleket gazetesi üzerinden ulaşmasını bekliyorum.

Avukatın 2 yıl önce Karakaya’ya gönderdiği mektubu da buradan sizinle paylaşmak istiyorum.

ŞAKİRT... ŞAKİ!

 “Ben Konya’da avukat olarak çalışan biriyim... Dört yıl öncesine kadar bu Paralel Yapı’da Abi idim...

Mütevelli olarak özellikle stajyer avukat ve ilçelerden sorumluydum... Görevimi yaparken Allah (c.c.)’ın rızasını kazanma arzusu olduğu için büyük bir vecd ve huşu içindeydim...

Gün gelip, akçeli işlerine vakıf olunca, Rıza-i İlâhiye’nin sadece bizlerde kaldığını, asıl meselenin dünyalık olduğunu büyük bir teessürle öğrendim ve Hizmet’ten ayrıldım...

Ayrılınca, aforoz edilip şakirtlikten şakiliğe dercettiler... Hizmet’e tabi meslektaşlarım tarafından manen lince uğradım.” diye başlayan avukat mektubunda hizmet etmeyeni aforoz ettiklerini, şakirt dediklerini bir anda şaki yaptıklarını tüm gerçekliğiyle anlatıyor.

Asıl anlatmak istediği;

Paralel Yapı’nın “avukat”lara nasıl nüfuz ettiğini ve “onların yolunun nasıl açıldığını” anlatmak...

Bunu, “Avukatlık Mesleğinden Hakimlik Mesleğine Geçiş Sınavı” esnasında yapıyorlarmış!..

Ama, nasıl?..

ADAYLAR NASIL TAVLANIYOR?

Söz, eski “Abi”de;

“Öncelikle Paralel Yapı’ya dahil edilecek adaylarda bir takım vasıflar aranıyor. Bunların başında, gruba alınacak avukatın zengin ve/veya nüfuzlu olması gerekiyor. 

Bu kişiler tanışma ve kaynaşma adı altında özellikle cumartesi günleri yapılan “kahvaltılar”da abiler tarafından bir araya getiriliyor.

Aday, önyargısının kurbanı olmasın diye, herkesin kabul gördüğü “temel dini kitaplar”dan ders yapılıyor. Yaklaşık iki veya üç ay sonra Fethullah Gülen’in kitaplarından ders işlenmeye başlanıyor.

Adayın yaklaşımına göre “gazete” ve “dergi”lere abone olması, samimi olduğu avukat arkadaşlarını kahvaltıya getirmesi, Abi’leri haftada en az bir defa ziyaret etmesi,“F.Gülen’in kitaplarını alıp okuması ya da hediye etmesi” isteniyor.

Yaklaşık bir yıl kahvaltılarda ısındırılan aday, mütevelli adı altında “hücre”ye dahil ediliyor... Bu hücreler “7 kişi”den oluşup başlarında kıdemli bir abi bulunur. Artık“Hizmet’in gönüllü bir neferi” olarak F.Gülen’e tam olarak biat ediliyor.

Biz; buna, “beynimizi dışarıda bırakıp, direkt merkeze bağlanma” diyoruz. Bu statüde iken her yıl Ramazan ayı içerisinde Abi’lerin de huzurunda “himmet” belirleniyor. “Fitre, zekat ve sadaka”ların yanında ürün ve deri toplama, halktan burs toplama ve haftada en az 3 kişiyi Zaman’a abone etme külfetleri de yükleniyor.

Bunlarda başarılı olan adayın Abi olma yolu açılıyor...

Mütevelli toplantıları pazartesi akşamı yapılırken, “hücre abileri”nin toplantıları pazartesi sabahı yapılır ve Pensilvanya’dan gelen notlar büyük bir gizlilikle abilere dağıtılır. Genelde bu notlarda F.Gülen’in; Efendimiz (s.a.s.) ve Bediüzzaman Hazretleri ile olan kerametleri anlatılır. RTE’yi kendilerinin koruduğunu, istedikleri zaman hükümeti dahi feshedebileceklerini söylerler.

Son zamanlarda, özellikle 2010 yılından sonra, Hoca’nın, “Devir, hukukçuların devridir. Bu nedenle ayırım yapmaksızın hukuk fakültesinde okuyan herkese karşılıksız burs verilsin” dediği ve bu yönde hareket edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Hizmet’e bağlı olarak faaliyet gösteren Denge Hukukçular Derneği de zaman geçirmeden, hukuk öğrencilerine burs vermeye başlamıştır.

SINAVLARDAKİ TEZGÂH

Konya’da avukatlardan oluşan bir yapının başında Av. A.L. vardır. Kendisi aynı zamanda bölge sorumlusu bir “Abi”dir... Baro başkanlığı ve yönetim kurulu seçimleri dahil her türlü mesleki faaliyete fazlası ile etki etmesine rağmen, hiçbir konuda kendi ismini ortaya koymaz.

Özellikle Baro’ya bağlı Staj Eğitim Merkezi’nin başında hep abilerden birisi bulunur. Mevcut başkan da maalesef bunların kuşatması altındadır. İl sorumlusu Av. M.S. ve ilçe sorumlusu Av. Ö.C.“Konya’daki Hizmet’e mensup avukat ve hakimleri koordine etmekle görevlidirler.”

Bunlar, “sistemin nasıl kurulduğu ve nasıl işlediği” ile ilgili bilgiler.

Şimdi “asıl konu”ya geçelim... Yani sınavlardaki “tesadüf”(!) ve “şaibe”lere...

“Eski Abi” anlatıyor:

Avukatlık mesleğinden hakimlik mesleğine geçiş sınavları açılınca Paralel Yapıda hummalı bir çalışma başlar... Özellikle kendilerine göbekten bağlı avukatlara “hakimlik” mesleğine geçmelerini, bunun Hocaefendi’nin emri olduğunu bildirirler...

Sınavlara bir ay kala; bu şakirt avukatlar Ankara Akyurt’ta hizmete ait erkek öğrenci yurdunda kampa alınırlar...

Ne gariptir ki fazlaca mesleki bilgisi bulunmayanlar bile bu eğitimden sonra sınavı büyük başarı göstererek(!) kazanırlar!..

Hizmete mensup olmayan avukatlar da, onlardan yüksek puan almış olsalar bile mülakatta elenirler... Siz gazeteci araştırmacılığı ile, bu konuya eğilirseniz daha fazla bilgi edinebileceğinizden eminim. Özellikle Cemaat’ten olup da kazananlar arasında yer alan (.....) adlı kişiler, “Akyurt’ta kısa bir eğitim alıp, kazanan arkadaşlar”dır... Lütfen o isimleri bir kenara not edin!.. Onlar, yakın bir gelecekte; Muammer Akkaş veya Zekeriya Öz olarak karşımıza çıkabilirler!

KENDİNİ GİZLE VE SIZ!

Sayın Başbakan’ın Paralel Yapı’ya yüklenmesi sonucu, “Pensilvanya’dan gelen son talimat” şöyle: “Kendinizi gizleyin!.. Hatta takiyye yaparak Hizmet’e saldırıyor görünüp, AK Parti’ye sızın ve zamanının gelmesini bekleyin!”

Çok enteresan değil mi?..

Demek oluyor ki;

Paralel Yapılanma’nın “Yargı” ayağı, “avukatlıktan hakimliğe geçiş”le oluşturuluyor!..

“Deşifre” olmamak için de,

“kendilerini gizliyorlar!”

“Takiyye” yapıyorlar,

Bir şekilde “sızıyor”lar!..

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
konyali apdi
11 Haziran 2016 Cumartesi 11:01
11:01
sayin yazar, yazinizin altina gercekleri ve kisileri yazinca yorum yayinlanmiyor neden, demekki sizde bulanik suda avlanmak istiyorsunuz, akliniza geleni yazin, okuyanlar hic bir sey bilmiyor zannediyorsunuz. öylemi,
178.115.128.54
Av.Mustafa ONUR
10 Haziran 2016 Cuma 15:14
15:14
Allah razı olsun Sayın Meslektaşım. Allah devletimizi, milletimizi her tehlikeden muhafaza etsin.
212.252.167.218
konyali apdi
10 Haziran 2016 Cuma 01:33
01:33
sayin yazar allah size uzun ömür versin, vermesine versinde bunu bilmek icin gazeteci. yazar olmaya gerek yok ben siradan kendi halinde yasayan bir vatandasim, gazeteci yazar hic degilim, ama 12 senedir bunlari görüyordum biliyordum duyuyordum, üniversite sinav sorularinin peygamber efendimiz tarafindan dagitildigini hicmi duymadiniz, kpss sorularinin hizir aleysselam tarafindan önceden verildigini duymadinizmi, duymasina duydunuz hepsini bal gibi biliyordunuz ama aciklamak isinize gelmiyordu, taki 17.25 aralik,a kadar, milyonlarca piril piril gencin hakkini yediniz istikbalini caldiniz, öbür tarafdan da sizlerin hakkinda iyi laflar gelmiyor, yapanlarla bildigi halde yandasim diye ses cikarmayan aynidir, simdi cikmis bu avukati ariyorsunuz, bunu arayacaginiza akp ve cemaat avukati fevzi kayacani bulup görüssen olmazmi
178.115.130.204
Yakup ergin
09 Haziran 2016 Perşembe 17:07
17:07
Artik bunlar tespit edilmiş insanlar en küçük bir yetki bile verilmemeli bunlarla alakası olan herkes derhal görevden uzaklastirilmali yoksa bunların koku kaziinmaz
24.133.168.22
gonyalı
09 Haziran 2016 Perşembe 11:30
11:30
Evet, en büyük günah ve suç ortakları da, cemaate "ne istediniz de vermedik" diyenlerdir. İnşaallah bir gün, hem cemaat hem de suç ortağı olanlar beraber yargılanacaklar.
46.196.210.177
MEHMET BÜLBÜL
09 Haziran 2016 Perşembe 10:06
10:06
HAYATTAY Y AYINLAMAZSINIZ
88.249.47.70
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim