• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Sağlığımız bürokrasinin elinde mi?

M. Ali Elmacı

Balıkçılık sağlığımızı tehdit ediyor!

Efendim...

Anlamadım.

Uzmanlar 'sağlığınız için balık yiyin' diyor ama...

Tezat...

Geçtiğimiz günlerde Konya Selçuklu Amatör Olta Balıkçılığı ve Su Ürünlerini Koruma Derneği (KOSABDER) kuruldu. Başkan Melih Karaküçükoğlu ile Konya'da Amatör Olta Balıkçılığı üzerine konuştuk.

'Oltacılık bir spordur' diyor.

'Hem doğayı koruyoruz hem de spor yapıyoruz'

Spor kısmını anladık ama...

Bakın anlatayım; KOSABDER'in planladığı sosyal projeleri bir kenara bırakarak, Başkan Karaküçükoğlu'nun doğayı korumak adına olta balıkçılarının neler yaptığına değinmeye çalışacağım.

Zaten ayrıntıları da bugün gazetemizden okuyacaksınız.

'Elektroşok ve misina avı ile denizi kirletiyorlar'

Ve...

'Kaçak avlanmalar balık neslini tüketiyor'

Geçtiğimiz günlerde Konya'da elektroşok ile avlanmaya çalışan iki avcının hayatını kaybettiğini üzülerek okuduk.

Bitti mi?

Hayır...

Elektroşok ile avlanmak, balığının yarısının telef olması demektir. Yani bu yolla yakalanan balığın yarısı su yüzüne çıkarken yarısı da suyun dibine çöküyormuş.

Ama..

Onlar artık ölü balık.

Dolayısıyla bu 'leş' olarak suya batan balıklar zamanla hastalık yaymaya başlıyor.

Sonra...

İnsanlar bir şekilde de bu hastalıktan etkileniyor.

Yani denetime rağmen bu şekilde avlanmalar popüler olmuş.

Diğer bir konu ise, misina ağı...

Bu ağ ise plastikten oluştuğu için, ağdaki kopma ya da farklı etkenlerle suyun içinde kalması aynı zamanda plastikteki kimyasalın suya karışması demekmiş.

Bu plastiğin suyun içinde erime süresi 100 ile 300 yıl arasında değişiyormuş.

Varın gerisini siz hesap edin.

Oltacıların kullandığı iğne ise tamamen zararsız.

Avlanmayı spor olarak gören oltacılar ise hem bulunduğu yeri temizliyor hem de suya zarar vermiyor.

Kimse yanlış anlamasın!

Olta balıkçıları,  'avlanma yapılmasın' demiyor.

Daha iyi denetim yapılsın.

Çünkü onların 'amaçları üzüm yemek'

Bürokratik engelleri aşabilirlerse, hem sosyal denetimi yapabilecekler hem de suya zarar vermeden gelecek nesillere temiz bir çevre aktarabilme konusunda köprü olacaklar.

Ne mi istiyorlar?

Sadece bürokratik engelleri aşmak...

Beyşehir Gölü'nün olta balıkçılarına açılması ve Konya'da 170 civarında göl ve gölette yapılan kaçak avlanmaların önüne geçilebilmesi...

Vali Muammer Erol'un şifaen verdiği bir söz ile yola koyulmuşlar.

Hadi hayırlısı...

Anlaşılan o ki, KOSABDER'e çok iş düşüyor.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim