• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -5 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Sabahat Tuncel

Ufuk Karadavut

O tokatı yiyen Sabahat Tuncel olsaydı


            Her yıl olduğu gibi 21 Mart tarihi yine teröristler ve onların yandaşları tarafından ülke büyük bir korku eksenine sokuldu. Acaba bu yıl ne olacak. Acaba teröristler ne yapacaklar. Büyük bir bekleyiş ve büyük bir tedirginlik vardı. Ama kimse bu kadarını beklemiyordu. Görüntüler o korkunçtu ki terörün ve teröre gizli ve açık destek verenlerin, açılım adı altında ülkenin nasıl bir karanlığa gittiğini görmek istemeyenlerin dahi gözüne sokulan görüntülere şahit olduk.

 

            İçlerinden en önemli olanı Sabahat Tuncel isimli kişinin bir emniyet müdürünü tokatlamasıydı. Tokatı yiyen emniyet müdürünün sakinliği olayların büyümesini engelledi. Ama o takat bilinmelidir ki emniyet müdürüne atılmamıştır. Tokatı yiyen emniyet amiri sadece güvenliği sağlamak ve teröristlerin masum vatandaşlara ve çevreye zarar vermelerini engellemek için oradaydı. Bu tokat Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve bu devleti yöneten Türkiye Cumhuriyeti hükümetine atılmıştır. Ama ne de olsa bu tür şeylere alıştık. Artık “A bu da olur mu?” diyecek pek bir şeyimiz kalmadı. Artık her şey normal geldiğinden tepki dahi veremez olduk. Özellikle son yedi sekiz yıldır adeta içimiz boşaltıldı. Hiçbir şeye tepki vermez olduk. Adamlar o kadar azdılar ki hemen her gün ayrı bir terbiyesizlik yapıyorlar. Ama ne hükümetten ve ne de diğer yetkililerden ses yok. Sadece kınamakla yetiniyorlar. Bu ülkeyi sanki onlara yönetmiyormuşçasına kınamayla işi bağlamaya ve insanların gözlerini boyamaya çalışıyorlar. Başbakan Erdoğan polise tokat atan Sabahat Tuncel'e ancak “densiz” diyebiliyor. Ayrıca “hukuk çerçevesinde hesabı sorulacak” diyor. Sonuç yok. Koca emniyet müdürü yediği dayakla kaldı. Eminim dayak atan kadına hiçbir şey yapılamayacak. Seçim öncesi bunlarla anlaşma sağlanacak ve istediklerini yapan çocukların şımararak daha farklı şey istemeleri gibi daha farklı ve daha büyük isteklerde bulunacaklardır. Bizde Türkiye Cumhuriyeti olarak vermeye devam edeceğiz.

 

            Olayı biraz değiştirerek sizlerin farklı düşünmesini sağlayayım. Mesela dayağı atan Sabahat Tuncel değil de, dayağı yiyen Sebahat Tuncel olsaydı o zaman ne olacaktı? Bu soru hiç alınıza geldi mi? O zaman ben hemen söyleyeyim. Bütün teröristler ayağa kalkardı. Hemen her yerde gösterilerin ardı arkası kesilmezdi. Bağıranlar çağıranlar kırıp dökenleri hep birlikte seyrederdik. Bu kadar mı? Elbette hayır. Şimdi bu kadını eleştirmekten korkan etkili ve yetkili çevreler açarlardı ağızlarını yumarlardı gözlerini. Ağızlarına ne gelirse emniyet müdürüne saydırırlardı. Saydırmakta ne saydırma. Elbette unutmadan söyleyelim emniyet amiri en başta görevinden alınırdı. Ardından yandaş medya başta olmak üzere satılmış ve kanı bozuk yazarlar siyasi linç girişiminde bulunur ve işini yapmaktan başka bir düşüncesi olmayan o gariban emniyet müdürünü siyasi linç ederlerdi. Ölmesi ve öldürülmesi için boy boy resimlerini sergilerler ve hayatı bu kişiye zinden ederlerdi. Dışarıya çıkamaz hale getirirlerdi.  Çoluk çocuğu rezil rüsvay edilirdi. Bu yetmez elbette. Avrupa ülkelerinin büyük elçileri başbakanlığı ziyaret eder ve olayı kınadıklarını sorumlu olan emniyet müdürüne en ağır cezanın verilmesi için yargıya açıkça müdahale ederlerdi. İstediklerini de elbette “bağımsız yargıdan” alırlardı. Avrupa Birliği Parlamentosu olayı en ağır şekilde kınar ve Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin arttığını ve bu olayın bunun en açık göstergesi olduğu söylerlerdi. Amerika Birleşik Devletlerinin sayın sözcüleri de televizyonlara çıkıp benzer şekilde Türkiye’yi en ağır ifadelerle suçlamaktan geri durmazlardı. Daha başka şeylerde var ama şimdilik bu kadarı yeter.

 

            Yani dayağı Sabahat Tuncel’in yemediğine dua mı etsek bilmiyorum. Yukarı yazdıklarımı abartılı bulanlar olabilir. Ama gerçek dünya ile iç içe olanlar bunların abartılı değil yetersiz olduğunu dahi düşünmelidirler. Ülkemizde üstün ırk konumuna yükseltilen Kürtler ve aşağılanan Türklerin son halini daha iyi anlamamıza imkân vermesi açısından çok iyi bir örnek. Hatırlarsanız benzer bir olayda Mersinde yaşanmıştır. Kürtçe şarkı bilmediği için öldürülen sanatçıyı hatırlayanınız var mı?. O kişi kürt olsaydı her yıl anma törenleri yapılır ve birileri Türk devletine kin kusma bahanesi olarak kullanırdı. Ama ölen Türk olduğu için kimsenin sesi dahi çıkmadı.

           

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim