• BIST 95.734
  • Altın 271,249
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Konya 21 °C
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı
  • Beşşar Esed'in gerçek soyismini kuzeni açıkladı!
  • İsrail'den ABD'li Müslüman vekillere ülkeye giriş yasağı
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı
  • Beşşar Esed'in gerçek soyismini kuzeni açıkladı!
  • İsrail'den ABD'li Müslüman vekillere ülkeye giriş yasağı

"S-400 bizim özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızdır"

"S-400 bizim özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızdır"
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu:- "İmkanımız var, parayı basar alırız. Özgürlük ve bağımsızlığımızı satın alıyoruz. Ben ne yaptığımızı biliyorum. Siz de biliyorsunuzdur. S-400 bizim özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızdır. Koruyoruz evimizi"- "(Yıldırım-İmamoğl

İSTANBUL (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İmkanımız var, parayı basar alırız. Özgürlük ve bağımsızlığımızı satın alıyoruz. Ben ne yaptığımızı biliyorum. Siz de biliyorsunuzdur. S-400 bizim özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızdır. Koruyoruz evimizi." dedi.

Deniz Ticaret Odası buluşmasına katılan Soylu, Türkiye'de önemli bir işi gerçekleştiren Sahil Güvenlik Komutanlığının bugün 37. kuruluş yıl dönümü olduğunu anlattı.

Bakan Soylu, "Gerek gelecek nesillerimize bırakabileceğimiz, insanlık adına attığımız adımlarda büyük fedakarlıklar ortaya koyan, gerekse de hakikaten denizlerimizde güvenlikte dahil olmak üzere büyük operasyonların, son zamanlarda uyuşturucu da dahil olmak üzere uluslararası sularda çok büyük kahramanlıkların altına imza atan Sahil Güvenlik Komutanlığımızın da 37. kuruluş yıl dönümü, kutluyorum." ifadelerini kullandı.

Adnan Menderes döneminde tek bir Kürt isyanı olmadığını dile getiren Süleyman Soylu, şöyle konuştu:

"Aleviler kendi kimliklerini ilk kez bulmuşlardır ve dindarlar ilk kez kendilerine konulan tahrikleri kullandıkları oylar ve demokrasiyle beraber ortadan kaldırmışlardır. Rahmetli Özal zamanında da rahmetli Erbakan'dan Recep Tayyip Erdoğan'a milli akımla devam etmiştir. Sebebi de şudur; bu üç fay hattından Türkiye'yi germeye çalışanlar ve bu üç fay hattında Türkiye'ye bedel ve maliyet ödetmeye çalışanların istismarını engellemek gerekirdi ve bu milli akım, şuur bunu getirmiş, birlikteliği sağlayabilecek bir anlayışı ortaya koymaya çalışmıştır. Bu toprakların bir tek şifresi birliktir. Zayıflatmaya çalışanlar bize dönem dönem maliyet ödettiler ve ödetmeye çalışıyorlar. 1960 darbesi olmasaydı 1967'de Türkiye nükleer santralini yapıyordu. Şimdi Türkiye nükleer santrallerini yapıyor."

- "Hepimiz aldatıldık"

Gözünü İstanbul seçimi için karartmış bir kitle olduğunu ifade eden Soylu, "100'e yakın sandıkta İstanbul'un her tarafında bir koordinasyon yapacaksın ve bunu sağlayacaksın, böyle siyasette kolay bir iş değildir. Biz hiç görmedik siyasi hayatımızda. Devlet zoruyla yapılabilir o da zorba seçim olur yani. Devlet zoruyla yapılır başka türlü yapılamaz." dedi.

Bakan Soylu, "Geçen akşam herkesin gözü önünde oldu; bir televizyon programına çıkıyorsunuz. Başından itibaren taraflılık çok net kimse sesini çıkarmıyor. Milletin ihbarı olmasa biz bunu anlayamayacağız. Böyle bir şey olabilir mi? Moderatör, Binali ağabeyle işi salmak için telefonla konuşuyor. Tam bir tezgah, öbür adayla da oturuyor otelde saatlerce bu işin provasını gerçekleştiriyor. Hepimiz aldatıldık. Bir özür hakkı yok mu? Niye insanlar tepki göstermiyor? Eğer bu işi söyleyemeyeceksek, 3-5 tane gazeteciye bırakacaksak yapmayalım bu işi." değerlendirmesini yaptı.

- "S-400 bizim özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızdır"

"Demokrasinin iğfal edildiğini" söyleyen Soylu şöyle devam etti:

"17-25 Aralıkta Tayyip Erdoğan tek başına direnmeseydi o gün de demokrasiyi iğfal edeceklerdi. Ben buna şahidim. Bu sadece Tayyip Erdoğan'ın meselesi diyen insanların da ne kadar yakınlarında olduğunu biliyorum. Ama isyan ediyorum ve itiraz ediyorum bu Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil. Çok net söylüyorum. 'Bize S-400 alma' diyor. Yoktu bundan önce imkanımız. İmkanımız var, parayı basar alırız. Özgürlük ve bağımsızlığımızı satın alıyoruz. Ben ne yaptığımızı biliyorum. Siz de biliyorsunuzdur. S-400 bizim özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızdır. Koruyoruz evimizi. İstanbul'u teslim edeceğiz, kime? Geldiği gün belediye logosunu LGBT logosuna değiştiren kişiye teslim edeceğiz. Bugün Selahattin Demirtaş açıklama yapacak; Kandil'den Saraçhane'ye tünel açacaklar. Ben bir tehlikeyi anlatmaya çalışıyorum. Gözünü karartmış marjinalizm ve rövanşizm mantığı ile teslim almaya çalışıyor. Adam açık açık it demiş devletin valisine, görevini yaptığı için. Ne yapacak vali? Görevini yapacak."

- "Türkiye bir büyük operasyona getirilmeye çalışılıyor"

CHP İstanbul il başkanın adını unuttuğunu ve unutunca kendisine çok kızdığını kaydeden Soylu, "Diyor ki geçmişini iyi biliriz. Ne yapmışım geçmişte yani? Yaptığımız işler ortada. Domuz yiyerek de büyümedim. Bir büyük operasyona getirilmek isteniyor Türkiye. Ben de merak ediyorum İstanbul'un kararını. İstanbul, Türkiye yönünde ne etki edecek? Ben de bekliyorum pazar gününü. Haklı ve doğru bir karar verme, Türkiye'nin istikametini maceraya sürüklememesi, hem Türkiyemizin hem de kendi zamanının kaybetmemesini diliyorum. 1989'da geldikleri zaman her mahalleye bir çamaşırhane yapacağız dediler. Suyu kestiler bırakın çamaşırhaneyi." diye konuştu.

- "İstanbul'u kaçak göçmen merkezi yaptırmayız"

İstanbul'da bir Suriyeli meselesi olduğuna değinen Soylu, "Bu da Cenab-ı Allah'ın bize emaneti. Bu konuda yapacaklarımız da var uyum açısından. Geçen yıl İstanbul'da 4 bin 500 düzensiz göçmeni gönderdik, Şimdi İstanbul'da 50 bin kaçak göçmeni göndereceğiz. İstanbul'u kaçak göçmen merkezi yaptırmayız. Yaptırmayacağız da. 'Suriyeliler konusunda da bize 6 ay süre verin' diyoruz İstanbullulara. İlçemize ve nizamımıza herkes uymak zorundadır. Ekonomimize katkıları yok mu? TÜSİAD çıksın söylesin. Bugün nasıl rekabette ayakta kaldığımızı... Söylemiyorlar." ifadelerini kullandı.

Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Binali ağabeye diyor ki programda; 'sayıştay'ın bu kadar borcu var.' Biz devlet yönetiyoruz. 'Bu kadar borç' diyor, yolsuzluk ortaya koyuyor. Yalan bu kadar usturuplu bir şekilde konuşulmaz. Hepimiz kamudayız, Sayıştay şunu yapar; bir yolsuzluk varsa bunu mahkemeye taşır ama Sayıştay bir takım yönetimlerde şunu şöyle yapmanız daha iyi olabilir diye... Tam da budur işte. Burada bir kamu yolsuzluğu söz konusu değil ki, yol gösterme var."

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim