• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • Konya 20 °C
  • Dünyanın gözü Kuzey Irak’ta
  • Irak Başbakanı İbadi'den referandum açıklaması
  • Kuzey Irak'ta gerçekleştirilecek referandum yok hükmündedir
  • Dünyanın gözü Kuzey Irak’ta
  • Irak Başbakanı İbadi'den referandum açıklaması
  • Kuzey Irak'ta gerçekleştirilecek referandum yok hükmündedir

RÜYA ŞEHİR ANTEP

Saffet Yurtsever

Geçen hafta sonunu TYB Konya’nın yazar-çizer-gezer takımıyla birlikte Gaziantep’te geçirdik.

TYB Konya Şubesi’nin Mart ayında açıkladığı program gereği on üçüncü etkinlik olarak “Yazılacak Çok Şeyimiz Var”ların birini daha gerçekleştirdik.

Bize eşlik eden AK Parti Konya İl Başkanı Ahmet Sorgun Bey kardeşimiz, AK Parti Yönetiminden Başkan Yardımcıları Mustafa Dündar ile Mustafa Erkuş ve Konya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu da bu geziye renk katan dostlarımızdandı.

Yaklaşık sekiz saatlik yolun büyük bir kısmını Ahmet Köseoğlu ve Ömer Lütfi Ersöz’ün espirili ve hikmetli konuşmalarıyla geçirdik. İsmail Detseli’nin ayaküstü şiirleri de gezimizin tuzu biberiydi.

Gündönümü ya da en uzun gün ve en kısa geceydi 21 Haziran.

Gaziantep, Anadolu’nun ilk yerleşim merkezlerinden biri olan Mezopotamya ile Akdeniz bölgesinin kesişimine konuşlanmış; Suriye, Kilis, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye ve Adıyaman’a komşu olarak tarihin seyri içerisinde değişik kültürlerin,  inançların ve medeniyetlerin ev sahibi olmuş rüya bir şehir.

Sanayi şehri olduğu kadar turizme de açık olan bu rüya şehirde iş bulma sıkıntısı yaşanmıyor. Hatta erkenden iş bulan/iş kuran çocuklar okumayı bile bırakır olmuşlar.

Oldukça yeşil; eski ile yeni bir arada. Kurtuluş Savaşı’nın izleri, hatıraları, zengin tarihî ve kültürel dokusu, Zeugma Mozaik Müzesi, ananeksel el sanatları, değişik tat ve lezzette geleneksel mutfağı, büyük parkları ve ören yerleri, doğal ortama uygun Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesi, restore edilen konakları, camileri ve külliyeleriyle dikkatlerimizi çekti.

Geçen yıl Niğde’den tanıştığımız ve bizleri misafir eden ve Konyalı olan Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci, bizleri yine mahcup ettiler. Diğer taraftan Konyalı hemşehrilerimiz Şehitkamil ilçe Kaymakamı Mehmet Aydın ve Müze Müdürü Yusuf Altın da bizlerle yakından ilgilendiler. Kendilerine minnet borçluyuz. Gaziantep için canla başla çalışan bu hizmet gönüllülerine teşekkür ediyoruz.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Hanımefendi yurtdışında oldukları için görüşemedik. Şehirde hummalı bir çalışma olduğu gözlerden kaçmıyor.

Gaziantep, tarihine sahip çıkmış ve gerekli restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bu yüzden Kale’yi gezme imkânı bulamadık.

Bakırcılar Çarşısı’nda bakır kaplara şekil veren maharetli elleri, sıcak insanları hayranlıkla izledik.

Şehirde resmî ve gayriresmî yaklaşık beş yüz bin Suriyeli misafir olduğunu öğrendik.

Rahmetli büyük üstad Necip Fazıl’ın;

Müdür bey dert dinler, bugün 'maruzât'!

Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat...”

Söyleminin tersine bütün sıcaklığıyla ve samimiyetiyle halk insanı, bizden biri, hizmet sevdalısı Şehitkamil ilçe Kaymakamı Mehmet Aydın, yapmakta olduğu projelerini anlattı. Bizim dikkatimizi çeken projesi hayata geçirilebilir ve oldukça ekonomik/kârlı bir projeydi.  Köy halkının hayvanlarını bir noktada toplayıp masrafı düşürmek, kaliteyi artırmak, emekten/işçilikten tasarruf ederek ülke ekonomisine de büyük katkı sağlamak. Akörenli hemşehrimize bu ve diğer projelerinde başarılar temenni ediyoruz. Kendisini çok arzu ettiği İstanbul’da görmek istiyoruz.

Şehitkamil Belediye Başkanı Muhammet Rıdvan Fadıloğlu da bizimle ilglenerek misafirperverliğini gösterdi. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Ne de olsa Konya’nın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, Üniversiteyi Konya’da okumuş… Selçuk Üniversitesi Sanat Tarihi mezunu ve Haşim Karpuz Hocamızın da öğrencisi…

Zeugma Müzesi’nin müdürü Yusuf Altın da Çumra Alibeyhüyüğü’nden hemşehrimiz…

Müzede Roma ve geç antik döneme ait mozaikler sergileniyor. Birecik Barajı yapımı sırasında su altında kalma tehlikesi geçiren bu harikulade mozaiklerin bir kısmı kurtarılarak burada sergileniyor. İki bin yıldan daha eski bir geçmişe sahip bu mozaiklerdeki resimlerin ve motiflerin daha sonra Selçuklu Mimarisinde, günümüzde de Anadolu’da dokunan el halılarında motif olarak yer alması ise ayrı bir inceleme konusu…

Mozaiklerden yapılmış “Çingene Kızı/Oğlu” resmi’nin çalınmaktan kurtulan kısmı ve tanrı olduğuna inanılan put konumundaki orijinal Mars heykeli, müzenin önemini artırıyor... Çalınan parçalar ise maalesef Amerika’da Bowling Green State Üniversitesi’nde sergileniyor.

İlgimizi çeken bir diğer şey ise taş evlerin ve konakların altında mağara diye tabir edilen gizli geçiş yollarının olmasıydı… Buralar aynı zamanda su sarnıcı olmakla birlikte şehrin savunması sırasında işgale karşı direnenlerin saklandığı ve yeni baskın planları yaptıkları birer karargâh durumundaymış…

Şehreküstü Konakları diye anılan bölgede üç yüz yıllık konaklar yer alıyor. “Zerda” ve “Karagül” dizileri burada çekiliyor/çekilecekmiş.

Şehirde iki tramvay hattı var ve bir üçüncüsü için çalışmalar başlamış.

Şehrin on beş müzesi var; yani müzeler şehri diyebiliriz Gaziantep’e. Müzeler için materyal oldukça çok.

Değerlerimizi kaybetmeden değerlerimizin değerini bilmeli ve sahip çıkmalıyız.

Çok gezen mi, yoksa çok okuyan mı bilir tartışmalarına girmiyorum. Bence her ikisini de yapan en iyi bilir. Önemli olan temâşâ ederek gezmek ve anlayarak/idrak ederek/yorumlayarak/ders çıkararak okumaktır.

Bazı yazar arkadaşlarımızın yaptıkları gibi Gaziantep’i Konya ile kıyaslamıyorum. Bu elma ile armudu kıyaslamak gibi olur. Konya Konya’dır; Gaziantep de Gaziantep’dir ve her ikisi de emin ellerde kalkınmaya/gelişmeye/güzelleşmeye/cazibe merkezi olmaya müsaittir.

Yazımızı bir Antep türküsünün sözleriyle noktalayalım:

“Kara imiş şu Antep'in yazısı,
Meleşmiyor koyun ilen kuzusu,
Ana, baba, bac
ı, kardaş acısı.

Nerde benim sarı güllü bağlarım?
Antep diye hazin hazin ağlarım!

Fransızlar her taraftan geldiler,
Top sesinden çocuklar da öldüler,
Çok gelinler evde yaln
ız kaldılar.

Nerde benim mor sümbüllü bağlarım?
Antep diye hazin hazin ağlarım!

Kavaklı'nın şirazesi bozuldu,
Hanemize kara yazı yazıldı,
Camilere şehit kabri kazıldı.

Nerde benim mor laleli bağlarım?
Antep diye uğrun uğrun ağlarım!”
 

Bu geziyi düzenleyen TYB Konya Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ediyoruz.

Kardeşliğin, dostluğun, sevginin, hüznün, yalnızlığın ve inancın paylaşıldığı Ramazan-ı Şerif ayınızı en içten duygularımla tebrik ediyor, tüm İslam âleminin birlik ve beraberliğine ve insanlığın hidayetine vesile olması temennisiyle,  Cenâb-ı Hakk’tan iki cihan saadetleri niyaz ediyorum.

Allah(cc)’a emanet olunuz.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim