• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • Konya -4 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Reha Oğuz Türkkan'ın ardından

Ufuk Karadavut

Sayın hocamız Reha Oğuz Türkkan geçtiğimiz günlerde ebedi âleme gitti. Kendisini ilk kez ‘Tabutluktan Gurbete’ adlı kitabı ile tanımıştım. O zamanlar yeni yetişen genç biri olduğum için tabutluk nedir, 3 Mayıs neyi ifade eder anlamakta zorlanıyordum. Ancak, bu kitabı okuduktan sonra bende bir merak gelişti. Konu ile ilgili çok sayıda kitap okudum. Tabutlukların neler olduğu, nerelerde olduğunu ve kimlerin bu düzeneği yaptıklarını öğrendim.  3 Mayıs 1944 olaylarının iç yüzünün bize anlatıldığı gibi olmadığını yine rahmetli hocamızdan öğrendim. Türkiye Cumhuriyeti için çok büyük bir kazanç olacakken her nedense büyük bir kayıp olmuştur.


Tanıdığım kadarı ile ufku geniş olan, önüne sayısız engel ve engellemeler çıkmasına rağmen engelleri bir bir ama hızlı bir şekilde aşmayı bilmiştir. Kendisine belirlemiş olduğu hedefe yönelmiş ve onu gerçekleştirebilmek için daima çalışmıştır. Boşlukta hiç kalmamış ve kalmaya çalışmamıştır. Boşlukta kalırsanız oracıkta kalırsınız. Ne hedef kalır, ne de istikbaliniz. Bunun farkında olan hocamızın ömrü mücadeleyle geçti. "Sorularla Programlı Öğrenim" metodunun üç kurucusundan biri olarak ve ABD'deki katkılarından dolayı "WHO'S WHO" ansiklopedisinde yer aldı. ABD hükümeti tarafından 4 eyaletin eğitim planlaması ve Sunrise Açık Üniversitesi'nin kuruluşunda eğitim teknolojisi danışmanı olarak görev aldı. 124 okul (4 tanesi hızlı okuma ve bilgisayar üzerine) açtı. Türkiye'de Yay-Kur Açık Öğretim Üniversitesi'ni kurdu. 1976 yılında NASA'ya danışman olarak Hindistan'daki uydulu eğitim çalışmalarını inceledi. ABD'de bulunduğu süre içinde, "Psikolojinin İş Dünyasında Başarıya Etkisi Ve Uygulanışı", "İkna Psikolojisi Ve Satış Teknikleri" konularında iş dünyasına yönelik eğitimler verdi. Reha Oğuz Türkkan, Türkçülük alanında çeşitli sosyal faaliyetlerde bulundu. Bu konuda yazarlık ve yayıncılık yaptı. Gurbetçi çocuklar için ABD'de Atatürk Okulu adıyla bir okul açtı. 1997 yılında Orta Asya ve Kafkas Türkleriyle ilgili olarak "Türk Dünyası Parkı" ve "Türkler" adlarıyla ABD'de ve Türkiye'de daimi resim sergileri açtı. Reha Oğuz Türkkan, Türkiye'de "Çevrecilik Eğitimi Kampları"nın kurucusu oldu.


Bazı eserleri şu şekilde; İngilizce, Fransızca ve Türkçe olarak yayınlanmış 41 kitap, 9 film ve 6 tv senaryosu bulunmaktadır. Türkçülüğe Giriş (İstanbul-1940), Milliyetçiliğe Doğru (İstanbul-1943), One America (New York-1954), Talking Turkey (New York-1955), Turkish Literature (New York-1956), Turkish National Character (New York-1971), Tabutluktan Gurbete (İstanbul-1975), Yenilenmiş Türk Destanları ve Hikayeler (1977), Biz Kimiz (İstanbul-1987), Türk Milliyetçiliğinin Kısa Tarihi (İstanbul-1992), Yükselen Milliyetçilik, 21. Yüzyıl Milliyetçiliği (İstanbul-1995), Kızılderililer ve Türkler (İstanbul-1998) önemli eserleri içinde yer alır.Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına başsağlığı diliyorum…


Tekel Eylemine Farklı Bir Bakış


Günlerdir Ankara’da Tekel işçileri eylem yapıyor. Hükümet yetkilileri olayı görmemeye çalışsa da olay bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Şimdi de açlık grevine başladılar. Olayın gidişatına bakınca pek iç açıcı gelişmelerin olmayacağı anlaşılıyor. İnşallah en kısa zamanda sonuçlanır. Analar ağlamasın diyenler oradaki anaları da ağlatmasınlar. Olayı biraz farklı yönden değerlendirmek istiyorum. Hemen her gün televizyonda seyrediyor ya da gazetede okuyoruz. Türkiye’nin hemen her köşesinden gelen binlerce insan tek vücut halinde eylem yapıyor. Bu insanları bir araya getiren ekmek kavgası. Sofralarından aşlarının eksilmemesi ve işlerinden olmama isteğidir. Türkiye’nin hemen her yerinden gelirken, bu eylem Türklerin eylemi, ya da Kürtlerin eylemi denilmemiş. Denilen bu bizim davamız ekmek davamız denmiş. Türkiye’nin her yeri aynı şartlarda yaşıyor. İzmir’deki tekel işçisi de Batmandaki tekel işçisi de aynı sıkıntıda. Yani aslında tekel işçileri diyor ki bizi ayırmaya çalışmayın bizim asıl meselemiz aş ve iş. Bunlar olduktan sonra zaten mesele kalmaz diyor. Artık anlayın ve suni gerekçeler ile bizi bölmeye çalışmayın deniyor. Tabi anlayana…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Alpay GÖRGÜLÜ
22 Ocak 2010 Cuma 02:56
Tekel Eylemine Farklı Bir Bakış!!
Sayın yazar emeğe ve emkçiye saygı konusunda her zaman hoşgörülü olma taraftarıyım. Bu işçiler Haziran 2008 den beri çalışmadan maaş alıyorlar. Kamuda işçilerin veriMsizliğini sizin benden daha iyi bildiğinizi tahmin ediyorum. Binlerce İnsanın asgari ücretle geçim yaptığı ve keşke asgari ücretle daimi bir iş bulsam diye çırpındığı BİR ZAMANDA bunların yaptığını hoş görmek mümkün değil. Keşke heryer güllük gülistanlık olsa. Sendika ağalarının ülke kaynakalrını pervasızca harcadığı bir zamanda böyle bir eylemi protesto ediyorum.
78.169.20.105
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim