• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Konya 8 °C
  • Avrupa'da yaşayan gurbetçiler referandum için oy vermeye başladı
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor
  • Avrupa'da yaşayan gurbetçiler referandum için oy vermeye başladı
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor

Ramazan ve değişim

Ramazan Altıntaş

Aziz Kur’an’ımızın dünyayı şereflendirdiği mübarek ay bütün haşmet ve rahmetiyle gönülleri ve varlık alanlarımızı etkilemeye devam ediyor. Ne mutlu böyle bir ayda farkındalık bilincine sahip olanlara!..

Gerek ramazan ayı ve gerekse bir takım tecellilere mazhar olan mübarek gecelerin her biri Müslümanlar olarak kendi gündemimize dönmenin işaret fişekleridir.  Uyanık mü’minler için bu ay ve geceler intibaha gelmemiz için bir uyarı, kendi içimize dönme ve arınmanın kutlu zaman dilimleridir.

Ramazan ayının bize hatırlattıkları hususlar nelerdir?

Bunlardan ilki, bu ayın dini ve dünyevi hayatımız için tam bir muhasebe ayı olmasıdır. İyi bir tüccar hesabını-kitabını sağlam yapar. Bir Müslüman da yarın kıyamet gününde müflis bir tüccar konumuna düşmemek için şimdiden Allah’la-ilişkilerini gözden geçirir. Tevhidi anlamda bir yenilenme süreci yaşar. Çünkü tevhid olmadan ne adalet ve ne de ibadet olur. Çünkü Allah’la arası açık olan kimselerin aynı zamanda bütün bir varlıkla da arası açıktır.  Tarih boyunca peygamberlerin geliş amacı da bu ifsadı ıslaha dönüştürmek ve yeniden barışı tesis etmek değil midir? Önce iç âleminde sonra da dış âlemde fesadın temsilciliğini yapmak demek, topyekûn İslam sisteminin ya dışına çıkmak ya da çıkma riski taşımak demektir.  İşte bu mübarek gün ve gecelerde yapacağımız derin muhasebe, yeniden sırat el-müstakim çizgisine dönüşün bir imkânını oluşturacaktır.

-Kur’an’da hem bireysel ve hem de toplumsal anlamda arınmaya davet ediliyoruz: “Allah tevbe edenleri ve temizlenenleri sever.” (Bakara 2/222). Dolayısıyla imanlarında bir yenilenme içerisine giren kimseler, işe arınma ile başlamalıdırlar. Kavlî ve fiili arınmalar maneviyet dünyamızı tamirde büyük rol oynayacaktır. Günah kirlerinden arınan insanların oluşturduğu bir toplumsal yapıda barış, hoşgörü, kardeşlik, adalet, yardımlaşma, dayanışma, hak-hukuku gözetme, merhamet duyma ve birbirine tahammül gösterme gibi erdemli davranışlar boy atar ve böyle bir toplum saadet toplumuna dönüşür. İşte bu açıdan ramazan ayı, bireysel ve toplumsal anlamda ahlaki açıdan arınma için bulunmaz bir fırsat doğurmaktadır. İşte İmam-ı Gazali, “kaliteli Müslümanlık, salt, namaz ve oruçla değil, ahlaki değerlerin temsilinde ortaya çıkar” derken ahlaki ve imani anlamda olgunlaşma ve tekâmüle dikkatlerimizi çekmiştir.

Ünlü İslam âlimi İmam-ı Rabbani, “bir kimsenin ramazan ayı düzgün geçerse, senenin kalan diğer ayları da düzgün geçer” der. Bu söz bize, iyi bir irade eğitiminden geçtiğimizi ve bu bir aylık eğitim neticesinde elde ettiğimiz verimin bir dahaki ramazana kadar güzel meyvelerini vermesini sağladığını hatırlıyoruz. Zira İslam iyi insan yetiştirme projesidir. Demek ki bir Müslüman, orucuyla, teravihiyle, seher ve sahuruyla, yardımlaşma ve paylaşma ahlakıyla bu ayı iyi bir şekilde değerlendirirse hayatında çok güzel bir değişim yaşayacaktır. Bir ay boyunca bizi tutan oruç, aynı zamanda irademizi tutmakla bizi yönetmiş olmaktadır. Bu değişimi yaşayan bir müslümanın azami dikkat ve çaba göstererek bozmama ve bozulmama yolunda gayret göstermesi de kendi elindedir.

Hz. Peygamber, bir rivayette “elinizde bir bardak su ya da bir hurma bile olsa iftarda paylaşınız” emriyle paylaşma ahlakı da kazanmış oluyoruz. Bu ayda artan sehavet ve cömertliğimiz duygudaşlık yapmamızı da sağlamakta ve böylece yoksul ve varlıklı insanlar arasında kurulacak olan barış köprüsü huzur toplumunun doğmasında büyük rol oynayacaktır. Aynı zamanda bu sonuç salt kendi coğrafyamızla sınırlı kalmamakta gönül coğrafyalarımızın sınırlarına taşmamızı isteyen bir dinin sâlikleri beşeri coğrafyalara da açılmaktadırlar. Ümmet bilinci ancak bu tür bir değişim sayesinde gerçekleşir.

Gelin o halde bu mübarek ayda ellerimizi semaya açarken, gönüllerimizi de birbirimize açalım.  İslam dünyasında devam eden kan ve gözyaşının durması konusunda kavli dualarımızla birlikte fiili dualarda da bulunalım. Olabildiğince Kur’an’la, zikirle, istğfarla, tevbe ile maneviyet dünyamızı zenginleştirirken, sorumluluklarının idrakinde bir mü’min olmanın olmazsa olmaz ilkelerini hayata geçirmenin çaba ve gayreti içerisine girelim.

Sahurlarınızın seherlere ayarlı olması dileğiyle.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim