• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Konya 23 °C
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • Ali Ünal'a iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • Ali Ünal'a iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi

Ramazan sabır ayıdır -2

Salih Sedat Ersöz

Oruç ve sabrın mükâfatının hesapsız olacağını ve bunların ecirlerinin ancak Allah tarafından takdir edilip sınırsız olarak verileceğini dünkü yazımızda açıklamıştık.

Bu mükâfata nail olmak için gereken sabır nedir, nerede ve nasıl gösterilmelidir?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, sabır kuru kuruya beklemekten ibaret değildir. Sabır da bir ibadet olduğuna göre, diğer ibadetler gibi sabrın da şartları vardır.

Sabır, her şeyden önce Allah için olmalı ve gösterilmesi gereken yerde, Allah için sabır gösterilmelidir.

Ramazan’da Allah için oruç tutan bir mü’min, yine Allah için açlığa, susuzluğa, nefsin arzuladığı ama Allah ve Rasûlünün yasakladığı ne varsa hepsine sabretmelidir. Normalde yasak olmayan şeylere, oruçlu iken tahammül göstermek sabırdır.

Ayrıca oruçlu iken, başka birilerinin yaptığı kötü fiillere ve saldırılara cevap vermemek, onların kötülüklerine alet olmamak da büyük bir sabır örneğidir.

Bu konuda Efendimiz şöyle buyurur: “Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa, ona “Ben oruçluyum” deyin.”

Oruçlu iken birisinin sataşması karşısında “ben oruçluyum” diyerek ona uymamak da büyük bir sabır örneğidir.

Allah’ın imtihan için kullarına gönderdiği hastalık, bela ve musibetler karşısında isyan etmeden tahammül etmek de sabırdır.

Allah’ın bazı kullarını fakirlikle, yoklukla ve çileler ile imtihan etmesi karşısında, “bu benim başıma niçin geldi, nereden geldi?” şeklinde isyankârlık ruhuyla hareket etmek Müslümana yakışmaz. Allah’tan gelen her şeye tahammül etmek ve sabır göstermek, sabredenlere verilecek olan hesapsız mükâfatı kazanmayı gerektirir.

Bu elbette kolay bir şey değildir. Kolay olmadığı için de sabrın mükâfatı hesapsızdır.

Efendimiz; “Hiç bir kimseye, sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütuf verilmemiştir” buyurarak sabrın ne muhteşem bir haslet olduğunu vurgulamıştır.

Sabır, gereken anda olmalıdır. İş bittikten ve zorluk gittikten sonra sakinleşmek ve beklemek sabır değildir. Efendimiz, “sabrın zorlukla karşılaşılan ilk anda olması gerektiğini” buyurmuştur.

Tabii ki sabır için çaba, gayret ve her şeyden önce ciddî bir irade gerekir. Ancak ciddi irade sahibi olan ve sabretmek için büyük gayret gösterenler, sabır erdemine ulaşabilirler.

Oruçlu iken, şu uzun  yaz günlerindeki açlığa ve susuzluğa, insanı tahrik eden şehevî arzulara, iftar ve sahurda haddinden fazla aşırı yeme isteğine, gece ve gündüzde bizi sarmaya çalışan aşırı uykuya, insanlardan görebileceğimiz dengesiz söz ve davranışlara, bilhassa iftara yakın yoğunlaşan aşırı trafik çilesine ve diğer insanların sataşmalarına tahammül etmek sabredilmesi gereken davranışların bazılarıdır.

Ramazan ayı içerisinde sabredilecek şeyler, diğer aylarda sabredilecek şeylerden kat kat daha fazladır. Bu nedenle Müslümanın, özellikle oruçlu iken oluşan zorluklara karşı, sabra daha çok sarılmaya ihtiyacı vardır.

Ramazan ayı, sabır ayıdır. Sabredenin gideceği yer cennettir. Zira sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir. Allah için oruç ve sabra devam ederek cenneti kazananlardan olalım İnşallah. Sabırla, hayırlı Ramazanlar efendim.

  

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim