• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya -1 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Psikolojik alt yapı hazırlığı

Ufuk Karadavut

Şunu kesinlikle kabul edelim ki ülkemiz iç ve dış kaynaklı olarak sürekli olarak olumsuz bir şekilde etki altında tutulmaktadır. Özellikle yönetim olarak ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. İç yönetim olarak 17 Aralıktan sonra yaşanan ve ortada ciddi anlamda yürütmenin olduğu anlaşılmaya başlaması yıllardan beridir yapılanları halkın sorgulamasına neden olmuştur. Dış politikada ise “sıfır sorundan” dostumuzun olmadığı bir noktaya gelinmiştir. Gerçi haklarını inkâr etmeyelim. Aslında birkaç tane dostumuz var. Bunlar da Barzani, Talabani gibi pkk’nın destekçileri, Suriye’deki pkk’nın kanadını oluşturan pyd’nin başkanı ve Kabe gibi kullandıkları İmralıdaki canidir. Elbette bunların en yakın dostlarımız olması tesadüf olarak açıklanamaz. Son yıllarda AKP hükümetinin Oslo da PKK ile yaptıkları anlaşmalar gereği dost olarak kabul edildiler. Ülke içinde yeni bir devlet kurulana kadar da dost olarak kalacaklara benziyor. Bu kişileri dost olarak kabul etmiyorum. Kabul edenleri de kınıyorum. 40 bin kişinin katline cevaz verenleri dost olarak kabul etmek ve her istediklerini yapmak hangi kutsal kitapta yer alıyor biri bizlere anlatsın. Kuran-ı Kerimden örnek vermeye kalkmanın aldığımız eğitim nedeniyle çok şükür onu biliyoruz. Ama inanılan diğer kutsal kitaplarda bunlar varsa onu da bilemiyorum.

Ülke öyle bir hale geldi ki ne yaptırım gücü kaldı ne de dünya genelinde sözü geçer oldu. Milletin maskarası olduk. İçerde yöneticilerin söylemiş olduklarını diğer ülkelerin yöneticileri anında yalanlıyor ve yeticilerimiz komik durumuna düşürüyorlar. Bu aslında yöneticinin değil uluslararası alanda ülkenin komik duruma düşmesi anlamına geliyor. Gerçi kimse bunu umursamıyor. Yeter ki işler yolunda gitsin birileri işlerini rahatlıkla yapabilsin, geri kalanının fazla bir önemi yok. Hükümetin dış dünya olarak planladığı hiç bir plan yolunda gitmemiş ve tamamı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunun sonucu olarak ta başkalarının planlarının yürütücüsü durumuna geldik. En son Suriye ve Kıbrıs ta yaşananlar buna en güzel örneği oluşturuyor.

Suriye’de karanlık ve puslu bir hava söz konusudur. Bu hava en ok pkk ve yandaşlarının işin gelmiştir. Pkk sınırlarımızın hemen yanı başında üç kantondan oluşan devletçikler kurmuştur. Güney sınırımızda Suriye değil artık pkk’nın kurduğu devletçikler vardır. Yeri ve zamanı geldiğinde bunlar birleşeceklerdir. Zaten Irak’ın kuzeyinde ülkemizin katkısı ile devlet kurulmuştur. Sıra kuzey olarak ifade edilen ülkemizin sınırlarını değiştirmektedir. Son birkaç yıldır güney sınırımızdan bahsetmek gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü güney sınırımız ortadan fiilen kaldırılmıştır. Sınırdan kimin girip kimin çıktığı bilinmemektedir. Hatta öyle şeyler söylenmektedir ki sabah Suriye’ye giden eylemciler akşam eve döner gibi Türkiye sınırını geçmektedirler. Askerin eli kolu bağlı olduğundan sesi çıkmamaktadır. Polis ise zaten etkisizdir. Pkk ve yandaşlarına fazla ses çıkarmazken ulusalcıların canını okumakla meşguldür. Bölge tamamen pkk’nın kontrolündedir. Paralel yapı ve paralel devlet diyerek ortalıkta gezenlerin kck gibi pkk’nın sivil devlet yapılanmasına ses çıkarmamaları oldukça anlamlıdır.

Seçimden sonra özerklik ilan edeceklerini ifade ettikleri özerklik ilanı konusunda da yöneticilerimizden ses çıkmamaktadır. Fiili bir durumun oluşacağı ortada iken yöneticilerimizden ses çıkmaması ise yine oldukça manidar olarak değerlendiriyoruz. Yoksa Oslo görüşmelerinde bunun destekleneceği var mıdır bunu da bilmek isteriz. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki dönemde pkk ile yapılan anlaşmalar gereği terör örgütünün isteklerinin daha da somutlaştırılması için gerekli olan son işlerin yapılabilmesinin psikolojik alt yapısı kurulacaktır. Bunun içinde ne gerekiyorsa hükümetin yapmaya hazır olduğu anlaşılmaktadır. Türk kavramının tamamen hayattan çıkarılması ve yok sayılması hedeflenmektedir. Zaten hemen her yerden Türk kelimesini çıkarmaya devam etmeleri bunun en büyük ispatı olarak değerlendirilebilir. İmralıdaki caninin durumunun daha da iyileştirilmesi, yeniden yargılanarak serbest bırakılması ve meclise taşınması artık normal karşılanacaktır. Bunun için gerekli olan psikolojik alt yapı hazırlıkları başlamıştır ve bütün yasalarda çok kısa zamanda çıkarılmaktadır. Oy verecek her kes bunu düşünmelidir. Zerre miktar Allah korkusu olanın bunları düşünmesi ona göre oy vermesi gerekir. Vebal büyük…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim