''Tabiatname'' Türkçeye çevrildi

Koruyucu hekimliğe ait bir tıp eseri olan ve 14. yüzyılda Oğuz Türkçesine çevrilen çeşitli yiyecek ve içeceklerin fayda ve zararlarının anlatıldığı ''Tabiatname'' günümüz Türkçesine çevrildi.

03 Aralık 2009 Perşembe 10:54
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Dili Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiyat Araştırmaları Enstütisi Müdürü Prof. Dr. Yakup Karasoy, 14. yüzyılda Aydınoğlu Umur Bey adına Tutmacı tarafından Farsça'dan Oğuz Türkçesine çevrilen ''Tabiatname'' adlı eseri ilk kez günümüz Türkçesine çevirerek yayımladı.

Çeşitli yiyecek ve içecekleri manzum olarak anlatan, koruyucu hekimliğe ait önemli bilgiler içeren eserde, ekmek, etler, sirkeli yiyecek ve içecekler, meyve suları, tatlılar, kuru ve taze yemişler, sebze ve meyvelerin faydaları ve zararları ile zararları ortadan kaldırma yöntemleri anlatılıyor.

Prof. Dr. Karasoy, yaptığı açıklamada, ''Tabiatname''nin yazarının bilinmediğini sadece 14. yüzyılda Farsça'dan Oğuz Türkçesine çevrildiği bilgisine ulaşılabildiğini ifade etti.

Kitabın içerisinde koruyucu hekimliğe ait döneminde kabul gören bazı bilgiler olduğunu anlatan Karasoy, böyle bir eserin günümüz Türkçesi ile yayımlanmasının araştırmacılar ve meraklıları için büyük önemi olduğunu vurguladı.

Karasoy, eserin bir başka öneminin de kaleme alındığı dönemde Anadolu'da hangi sebze ve meyvelerin bulunduğuna dair birinci elden bir belge niteliği taşıması olduğunu belirtti.

-''KEÇİ ETİ SARILIĞA İYİ GELİR''-

Tabiatname'de özellikle et çeşitleri ile ilgili yer alan bilgiler dikkati çekiyor.
Eserde, at etinden sığır etine, tavuk etinden geyik etine, horoz etinden kumru etine, üveyik etinden bıldırcın ve tavşan etine kadar birçok hayvan etinin faydaları ve zararları hakkında şu bilgiler yer alıyor:

''Koyun eti: Sıcak ve yumuşaktır. Aynı zamanda temel gıdadır. Koyun eti her zaman mizaca uygun ve iyidir, ancak vücutta safrayı artırır. Eğer ekşi nar ve limon suyu ile beraber yenilirse bu zararı giderilir.

Keçi eti: Nohut, soğan ve şalgamla birlikte uzun süre pişirilirse faydası vardır. Bir kişi de sarılık hastalığı varsa kuşkusuz ona iyi gelir. Ancak kulunç (Bağırsak sancısı) bundan kaynaklanır. Üstüne sıcak gül suyu içilirse zararı giderilir.
-Sığır eti: Bilge insanlar sığır etinin mizacının nispeten soğuk ve kuru olduğunu söylerler. Vücuttaki kara safrayı artırır, kanı siyahlaştırır; terbiye edilmiş zencefil bunu önler.
-At eti: Sıcak ve serttir, bele kuvvet verir, yani meniyi kuvvetlendirir. Vücuttaki zararlı gazları yok eder, insanı kuvvetlendirir. Onun zararı basura sebep olmasıdır.
-Geyik eti: Yüz felcine ve bağırsak sancısına faydası vardır. Vücuttaki kara safralı kanı artırır. Salça onun bu zararını giderir.

-''TAVUK ETİ BEYNE KUVVET VERİR, ŞEHVETİ ARTIRIR''-

-Tavuk eti: Sıcak ve yumuşaktır. Beyne kuvvet verir, şehveti artırır. Ancak vücuttaki sarı safrayı artırır. Gidermek için bolca ekşi yiyecekler beraber yemek gerekir. Kadın tuzluğu veya sarı çalı denilen mayhoş çiçekler, nar veya sumak gibi ekşi yiyecekler de bu zararı giderir.

-Paça eti: Paça etinin mizacı ortadır. Eklem hastalıklarına faydası vardı. Paça eti bağırsak sancısını artırır. Bunu gidermek için sirkeyle birlikte yemek gerekir.
-Tavşan eti: Mizacı sıcak ve kurudur. Nemli mideye çok yararı vardır. Ayrıca eklem hastalıklarına iyi gelirken kabızlığa ve baş ağrısına sebep olur. Terbiye edilmiş zencefil yenirse bu zararları yok olur.

-Üveyik ve kumru eti: Etleri sıcak ve nemlidir. Pişmişi çok iyi gıdadır. Ancak ciğere zararı dokunur, limon bu zararı hemen giderir.

-Deve eti: En büyük faydası çok doyurucu olmasıdır. Kara safraya ve vücutta gereksiz buharlara sebep olur. Tarçın onun bu zararını giderir.''
Eserde birçok yiyecek ve içeceğin yanı sıra tellak, ud, kanun gibi bazı çalgıların sesleri, hamam, uyumak ve yay çekmenin de faydaları ve zararlarından bahsediliyor.
http://www.memleket.com.tr/ sitesinden 21.11.2018 tarihinde yazdırılmıştır.