• BIST 110.157
  • Altın 155,685
  • Dolar 3,8490
  • Euro 4,5370
  • Konya 11 °C
  • FETÖ’nün kripto ağı bir bir çözülüyor
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • FETÖ’nün kripto ağı bir bir çözülüyor
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası

"PKK, DEAŞ bahanesiyle Sincar'ı kontrol etmek istiyor"

"PKK, DEAŞ bahanesiyle Sincar'ı kontrol etmek istiyor"
SETA Dış Politika Araştırmacısı Acun:- "PKK, DEAŞ ile mücadele görüntüsü altında bu bölgeyi (Sincar) kontrol ederek Kandil'den Afrin'e kadar uzanan bir hattı kontrolü altına almayı ve Türkiye'nin Arap-İslam alemi ile olan bağını kesmeyi hedefliyor"- "Emir

İZMİR (AA) - EŞBER AYAYDIN - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmacısı Can Acun, "PKK, DEAŞ ile mücadele görüntüsü altında bu bölgeyi (Sincar) kontrol ederek Kandil'den Afrin'e kadar uzanan bir hattı kontrolü altına almayı ve Türkiye'nin Arap-İslam alemiyle olan bağını kesmeyi hedefliyor." dedi.

Acun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, PKK'nın Suriye rejimiyle bağının çok eskiye dayandığını, örgütün rejim tarafından 1980'li yıllardan beri Türkiye'ye karşı kullanıldığını belirtti.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılmasının ardından rejimle PKK arasında ilişkilerin kötüleştiğini anımsatan Acun, ülkede 2011 yılında başlayan iç savaşla bunun yeniden düzeldiğini ifade etti.

PYD'nin terör örgütü elebaşı Öcalan'ın talimatıyla kurulduğunu aktaran Acun, şöyle konuştu:

"2003 yılında kurulmuş olmasına rağmen gerçekte aktif olmayan PYD yapılanması rejimin desteği ile bir anda Suriye'nin kuzeyindeki Kürt bölgelerinde güçlenmeye başladı. Kandil'den gelen PKK'lı isimlerle birlikte Suriye'de hapishaneden çıkarılan yüzlerce kişi, PYD'nin silahlı örgütlenemesi YPG'yi kurarak Afrin, Ayn el Arap (Kobani), Haseki'nin önemli bir kısmını kontrol etmeye başladı. Rejimin asıl amacı hem Kürtleri devrimden uzaklaştırabilmek hem de Türkiye'ye karşı PKK'yı tekrardan kullanabilmekti."

PYD'nin faaliyet sorumlularının PKK tarafından atandığına dikkati çeken Acun, Irak ve Türkiye'den Suriye'ye geçen teröristlerin PYD'nin silahlı yapılanması YPG'yi oluşturduğunu söyledi.

- "Karaçok dağı çok önemli"

PKK'nın Suriye'de PYD-YPG adıyla örgütlendiği ancak siyasi nedenlerle "KCK-PKK-HPG" gibi isimleri kullanmadığını belirten Acun, "Emir komuta zinciriyle doğrudan Kandil'deki PKK'nın sözde yönetimine bağlı olan YPG'yi ayrı bir örgüt olarak görmemek gerekiyor. Bir PKK'lı kendini İran'da PJAK'lı, Suriye'de iken YPG'li olarak tanımlamaktadır. Türkiye'nin Kuzey Irak'ta Kandil dahil PKK'ya ait bölgeleri hedef almasından ötürü üst düzey PKK'lı isimler de Suriye'de YPG'nin kontrol ettiği alanlarda üslenmeye başlamışlardır. Karaçok dağı özellikle bu bağlamda önemli noktalardan birisidir."

- Sincar'ın jeostratejik önemi

Acun, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki bazı noktalara düzenlediği operasyonları anımsatarak, Sincar bölgesinin jeostratejik açıdan önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Sincar bölgesinin Irak'ın kuzeyi ve Suriye'yi doğrudan birbirine bağladığına ve aynı zamanda önemli bir geçiş noktası olduğuna dikkati çeken Acun, şunları kaydetti:

"PKK, DEAŞ ile mücadele görüntüsü altında bu bölgeyi (Sincar) kontrol ederek Kandil'den Afrin'e kadar uzanan bir hattı kontrolü altına almayı ve Türkiye'nin Arap-İslam alemiyle olan bağını kesmeyi hedefliyor. Örgüt, Ezidilerden oluşturduğu YBŞ unsurlarıyla Sincar kenti ve dağında tahakküm kurma peşinde. Yine İran'ın PKK ile iş birliği yaparak bu hat üzerinde etkili olmaya çalıştığını görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından Sincar'ı PKK unsurlarından temizlemesi ve kontrol sağlaması büyük öneme sahip. Yeni güvenlik doktrini kapsamında Fırat Kalkanı Harekatı'nı gerçekleştiren Türkiye, ulusal güvenliğinin temini için çok daha ofansif bir mücadele yöntemi benimsemiş durumda. Bu bağlamda Sincar'a yönelik hava operasyonları ve ileride olası bir kara operasyonu da gerçekleştirilebilir. Sincar ve Telafer gibi bölgelerin kaderi doğrudan Türkiye'nin güvenliği ile ilintili."

- "Beklenen adımlar atılmadı"

Acun, Türkiye'nin gerçekleştireceği olası bir kara harekatında peşmergelerden de yararlanabileceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Geçici Sözcüsü Mark Toner'in Türkiye'nin düzenlediği hava harekatına ilişkin "derin kaygı" duyduğuna ilişkin söylemlerinin kendisinde ABD'nin ikili bir oyun oynadığının düşündürdüğünü ifade eden Acun, "Genel tabloya baktığımızda Türkiye'nin PYD-YPG konusunda Trump döneminde beklediği adımların henüz atılmadığını ve ABD-YPG askeri angajmanının devam ettiğini görüyoruz. ABD, YPG'yi desteklemeye devam ettiği sürece iki ülke ilişkilerinin Suriye konusunda her an krize girmesi mümkün. ABD geri adım atmasa dahi Türkiye askeri olarak PYD-YPG ile mücadelesini sonuna kadar devam ettirmek zorunda." şeklinde konuştu.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim