• BIST 105.327
  • Altın 146,410
  • Dolar 3,5168
  • Euro 4,1856
  • Konya 26 °C
  • Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • İkinci el otomobile 10 bin kilometre garantisi!
  • Zaman gazetesi davasında tahliye taleplerine ret!
  • Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 20 bin öğretmen atanacak
  • İkinci el otomobile 10 bin kilometre garantisi!
  • Zaman gazetesi davasında tahliye taleplerine ret!

Peygamberlerin üstün kılınmaları

Murat Kayacan

Kur'an, peygamberlerin birbirlerine ve alemlere üstün olmalarından söz etmektedir. Bu üstünlük Allah'ın varlıklar arasında ayrım yaptığı yahut kayırmada bulunduğunu değil, değişik özellikleriyle onları birbirinden farklı kıldığını anlatır. Çünkü Allah hiçbir kimseyi kayırmaz, doğuştan bir ayrıcalık tanımaz ve haksızlık yapmaz (Sarmış, 2007, II: 312). Bu yazıda peygamberlerin birbirlerine ve alemlere üstün kılınmalarından söz eden ayetleri ele alacağız.

Rasullerin birbirlerine üstün kılınmalarına dair Allahu Teala şöyle demektedir: "O rasullerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık." (Bakara, 2: 253). Bu üstün kılma kendi gerçekliğinde peygamberliğin özüyle ilişkili değildir. Söz konusu üstünlük, peygamberlerin gönderildikleri zaman, mekân, muhatap topluluklar, dine davet üslubu, davetin başarısı ve iman edenlerin sayısı açısından olabilir (Nâsırî, 1985, III: 397). Ayet hangisinin üstün kılındığını açıkça belirtmemektedir (İbn Arefe, 2008, I: 305). Şu ayette ise "nebilerin" kiminin kiminden üstün olduğu belirtilmektedir: "Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, nebilerin kimini kiminden üstün kıldık." (İsra, 17: 55). Ayette söz edilen nebiler arasındaki üstünlük zati değil izafi bir üstünlüktür. Sözgelimi birine verilen mucize diğerine verilen ile aynı değildir (Ebu Zehra, ts., II: 253). Üstünlük farkının gerekçesinin "nebilerin mallarının ve kendilerine tabi olanların sayıca fazlalığının olmadığı" da ifade edilmektedir (Kannuci, 1992, VII: 408).

Peygamberlerin alemlere üstün kılınmasına dair ise Kur'an'da şöyle denilmektedir: "İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini alemlere üstün kıldık." (Enam, 6: 86). Bu sayılan peygamberlerin üstünlüğü onların peygamberlikleriyle diğer alemlere üstün olmaları anlamındadır (Nesefi, 1998, I: 519). Her peygamber içinde yaşadığı alemde üstün kılınmıştır (Hatib, ts., IV: 229). Alemlere üstün kılınma konusundaki diğer ayet de şöyledir: "Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı." (Al-i İmran, 3: 33). Her peygamberin kendi döneminde üstün olduğu şeklinde yorumlanan bu ayetin (Nesefi, 1998, I: 249) orijinalinde her ne kadar اصْطَفَى fiili kullanılmış olsa da - yukarıda belirttiğimiz ayetlerin orijinalindeki فضلنا gibi bu fiilin de- üstün kılmak anlamında olduğu ifade edilmektedir (Ebu Zehra, ts., III: 1194). Bu ifadenin tüm zamanları kapsadığı düşünülse de Katâde'nin de belirttiği gibi (Taberi, 2001, V: 329) Hz. Muhammed (s) zaten Hz. İbrahim'in ailesinden olduğu için (Abdurrezzak, h. 1419, I: 386) o peygamberlerin Hz. Muhammed (s)'den daha üstün olduğu net bir şekilde ifade edilmemiş olur.

Peygamberleri yarıştırırcasına ve kimi subjektif iddialarla birinin diğerinden üstün olduğunu ileri sürmek doğru değildir (Şimşek, 2012, III: 224). Onların her biri, bir meziyette ve sıfatta diğerinden üstün kılınmıştır. Şeref bakımında onları birbirinden ayırt etmek doğru değildir (Ateş, 1988, I: 439). Kur'an, peygamberlerin birbirlerine ve alemlere üstünlüğünden söz etmekte ancak hangi peygamberin hangi peygamberden üstün olduğu bilgisi bize dünyada saklı kalmaktadır.

Ateş, Süleyman, Yüce Kur'an'ın Çağdaş Tefsiri, 12 c., Yeni Ufuklar Neşr., İstanbul, 1988.

Abdurrezzak, Ebubekr b. Hemmâm, Tefsiru Abdirrâzık, 3 c., Daru’l-Kütübi’l-İlmiye, h. 1419

Ebu Zehra, Mustafa b. Ahmed (h. 1394), Zehratu’t-Tefasir, 10 c., Daru’l-Fikri’l-Arabi, Kahire, ts.

Hatib, Abdülkerim Yunus (ö. h. 1390), et-Tefsiru'l-Kur'anî li'l-Kur'an, 16 c., Daru'l-Fikri'l-Arabi, Kahire, ts.

İbn Arefe, Muhammed b. Muhammed (ö. h. 803), Tefsiru İbn Arefe, 4 c., Daru'l-Kütübi'l-İlmiye, Beyrut, 2008.

Kannuci, el-Hüseyni el-Buhari (ö. h. 1307), Fethu'l-Beyan fi Makâsidi'l-Kur'an, 15 c., el-Mektebetu'l-Asriyye li't-Tabâati ve'n-Neşr, Beyrut, 1992.Nâsırî, Muhammed el-Mekkî (h. 1414), et-Tefsir fi Ehadisi't-Tefsir, 6 c., Daru'l-Garbi'l-İslamî, Beyrut, 1985.

Nesefi, Mahmud Hafız ed-Dîn (ö. 710), Tefsiru’n-Nesefi (Medâriku’t-Tenzîl ve Hakaiku’t-Te’vil), 3 c., Daru’l-Kelimi’t-Tayyib, Beyrut, 1998.

 

 

Sarmış, İbrahim, Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak, 2 c., 3. bs., Ekin Yay., İst., 2007.

Şimşek, M. Sait, Hayat Kaynağı Kur'an Tefsiri, 5 c., Beyan Yay., İst., 2012.

Taberî, Muhammed bin Cerir (ö. 310), Câmiu'l-Beyan an Te’vîli Âyi’l-Kur'an, 26 c., Daru Hicrin li’t-Tabâati ve’n-Neşri ve’t-Tevzi ve’l-İ’lan, Kahire, 2001.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim