• BIST 98.466
  • Altın 223,738
  • Dolar 5,7050
  • Euro 6,6085
  • Konya 11 °C
  • İşte dövizden TL'ye dönüş hesabı!
  • Erdoğan:"Tasvip etmiyoruz"
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste
  • İşte dövizden TL'ye dönüş hesabı!
  • Erdoğan:"Tasvip etmiyoruz"
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek çığ gibi! İşte Liste

Öztürk Yılmaz nam-ı diğer Muhasebeci Kenan: Kılıçdaroğlu olmaması halinde Cumhurbaşkanlığına adayım

Öztürk Yılmaz nam-ı diğer Muhasebeci Kenan: Kılıçdaroğlu olmaması halinde Cumhurbaşkanlığına adayım
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: "Genel Başkanımızın aday olması durumunda partimizin ilgili organlarının bu görevi bana tevdi etmesi halinde adayım"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, "Genel Başkanımızın aday olması durumunda kendisine sonsuz desteğim var, destekleyeceğim. Aday olmaması halinde ve partimizin ilgili organlarının bu görevi bana tevdi etmesi halinde adayım." dedi.

Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, daha önce ülke ve millet menfaatine öneriler dile getirdiğini söyledi.

Bu önerilerin çoğunun kulak ardı edildiğini belirten Yılmaz, "İktidar işine geldiği zaman, istediği şekilde sizin önerilerinize uyuyor ya da uymuyor ama çoğu zaman da kulak ardı ediyor." diye konuştu.

Yılmaz, 16 Nisan referandumunda demokrasinin kurumsal olarak belinin kırılmasına şahit olduklarını, hukukun üstünlüğünün bitirildiğini, basının susturulduğunu, muhalif kesimin baskı altına alındığını iddia etti.

Son olarak "baskın seçimin" gündeme getirildiğini ifade eden Yılmaz, "Halka, halkın iradesine baskın yapılıyor, halkın sağlıklı bir tercih yapıp kendi iradesini sandıktan çıkartabilmesinin önüne engel konuluyor. Buna da demokrasi deniliyor." değerlendirmesini yaptı.

Öztürk Yılmaz, seçime çok az zaman kaldığına dikkati çekerek, "Muhalefetin uygulayacağı strateji çok önemli. Ben de bu stratejide yer almak istiyorum. Çünkü geçmişinde önemli badireler atlatmış, Ardahan'ın küçük köyünde yoksul bir ailenin çocuğu olarak, ailemin dualarla okula gönderdiği bir kişiyim. ODTÜ uluslararası ilişkileri kazanmam çok önemli bir şeydi kendi yöremde." dedi.

- "Türkiye komplo ile karşı karşıya"

Dışişleri Bakanlığında birçok görevlerde bulunduğunu anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye zor bir durumda, komplo ile karşı karşıya. Çıkış lazım. Ayaklarımıza vurulan prangaları söküp atmamız gerekiyor. Güçlü bir irade lazım. Medya ve bazı kanaat önderleri, CHP'nin adayını da kendileri belirlemek istiyorlar. Yani Sayın Erdoğan her şeyi yaptı, yetmiyor. Hala seçilebileceğine inanmıyor, CHP'nin adayını da sözüm ona kanaat önderleri ile belirlemeye çalışıyor. Ne tuzak varsa, kendisini o tuzakların içerisine düşürmemiz lazım.

Sayın Genel Başkanımıza düşüncelerimi açtım. Genel başkanımızın aday olması durumunda kendisine sonsuz desteğim var, destekleyeceğim. Aday olmaması halinde ve partimizin ilgili organlarının bu görevi bana tevdi etmesi halinde adayım. Artık kenardan aday olunmaz, tavşan aday olunmaz, burası er meydanıdır. Bunu alabilecek insanların çıkması gerekiyor. 47 yaşındayım, hayatımda hiçbir zaman başarısızlığım olmadı. Bunu başaracağıma sonsuz inanıyorum. Zerre kadar tereddüdüm yok, hiç kimseden korkum, endişem... Allah'tan başka hiç kimsenin önünde eğilmedim."

CHP'li Yılmaz, 25 Haziran'da yeni bir yaza, hür ve özgür Türkiye'ye uyanmak istediğini söyledi.

- "Yatağa aç gittiğimiz dönemler oldu"

Partisinin bu görevi kendisine vermesi halinde 80 milyonu birleştireceklerini, sen-ben kavgasına son vereceklerini vurgulayan Yılmaz, "Sayın Erdoğan'ın Türkiye'yi çekip götürmek istediği noktaya dur diyeceğiz. Türkiye'yi bu cendereden kurtarmamız gerekiyor. Mesele ülke, millet meselesidir." diye konuştu.

Öztürk Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yüce Rabbim büyüktür. Bana fakirliği gösterdi, ezildik, ayakkabılarımızın olmadığı dönemler oldu, aç kaldığımız dönemler oldu ama hiçbir zaman onursuzluk, gurursuzluk yapmadık, kimsenin önüne eğilmedik. Şahsi bir şey için kimseden bir talebimiz olmadı. Öz güvenle dimdik, buralara geldik, cebimizde harçlığımızın olmadığı dönemler oldu. Yatağa aç gittiğimiz dönemler oldu. Ama asla umudu kaybetmedik. Umudun ışığı hiçbir zaman sönmeyecek."

 

 

KENDİNİ MUHASEBECİ KENAN OLARAK TANITMIŞ

DEAŞ terör örgütü mensuplarının 11 Haziran 2014'te Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğu yerleşkesine bir baskın gerçekleştirmesi ve aralarında dönemin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz'ın da bulunduğu 46 kişinin rehin alındığı olayla ilgili Musul Başkonsolosu'nda görevli güvenlik amiri S.C., Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne verdiği ifadede Yılmaz'ın baskın sırasında kendisini gizlediğini ve Muhasebeci Kenan olarak tanıttığını, konsoloslukta polis memuru olan Abdusettar Yaşar'ın başkonsolos olarak gösterildiğini söylemişti. Öztürk bu ifadelerle ilgili bir yalanlama yapmamıştı.
 

POLİS KONSOLOS OLDU

Güvenlik amiri S.C. ifadesinde, "11 Haziran 2014'te saat 12.00 idi. Konsoloslukta 1 başkonsolos, 2 konsolos yardımcısı, 31 polis, 7 konsolosluk çalışanı, 2 çocuk ve 3 kadın toplam 46 kişi idik. Örgüt mensupları hepimizi konsolosluğun girişinde topladılar. Araçlarımıza ve silahlarımıza el koydular. Bizi sınıra götüreceklerini söylediler. Bu konuşmaları örgüt mensupları ile Arapça bilen Abdusettar Yaşar yapıyordu. Buradan bizleri yine Musul'da 17 Temmuz Mahallesi isimli yerde bulunan iki katlı bir eve getirdiler. Aileleri üst kata, bizleri de alt kata yerleştirdiler. Örgüt mensupları arasındaki konuşmaları Abdusettar yapıyordu. Başkonsolos ve askeri sorumlu olarak örgüt mensuplarına kendini tanıttı. Örgüt mensupları ile görüşmelere kendisi katılıyordu" dedi.

AŞÇININ GÖZÜNÜ MORARTTI

Alıkonulma günlerini anlatan güvenlik amiri S.C., "Başkonsolos Öztürk Yılmaz, bir gün arkadaşlara hakaret etti. Tartıştık. Yılmaz kendi aşçısı Ersan Köksal'a yumruk attı. Kavga sırasında kendi de yüzünden yaralandı" dedi. Yılmaz yurda döndüğünde yüzündeki çizikler dikkat çekmişti.

 

 

ÖRGÜTE İKİ FLASH VERDİ' İDDİASI

 S.C., "Yılmaz'ın biri Türkiye biri de ABD'ye verilmek üzere flashlar verdiğini ancak bu flash'ların akıbetinin meçhul olduğunu söyledi. S.C., serbest bırakıldıkları günü de şöyle anlattı: Akşam saatlerinde bizi kaldığımız yerden bodrum kata indirdiler. Abdusettar'ı, örgüt sorumluları yukarı çağırdı. Daha sonra Abdusettar başkonsolosu çağırdı. Yaklaşık yarım saat yukarıda görüştüler sonra şahıslar ayrıldı."

'BANA BEYEFENDİ DEMEYİN'

Musul Başkonsolosluğu'nda görevli güvenlik amiri S.C., polis memuru Abdusettar Yaşar'ın kendisini konsolos olarak tanıttığına dikkat çekip şunları anlattı: "Öztürk Yılmaz, kendisine 'Muhasebeci Kenan' olarak hitap edilmesini istedi. Konsolos görevlilerine 'Bana beyefendi demeyin. Başkonsolos olduğum bilinmesin' diyordu."

TBMM'DE TERBİYE SINIRLARINI AŞMIŞTI

Zeytin Dalı Harekâtı'nda TSK ile birlikte hareket eden ÖSO'ya 'terörist' diyen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz,  Meclis'te 'küfürlü' basın toplantısı skandalına imza atmıştı.en Yılmaz, "11 Haziran 2014 saat 11 suları, Musul Başkonsolosluğu'nun etrafı katil sürüleri tarafından sarılıyor. Bütün insanları başkonsolosluğun bahçesine topluyorlar. Ve ben ortadayım. Beni alıyorlar. Makam odamın önüne götürüyorlar, kafama makineli tüfeği dayıyorlar. Amaçları beni içeri sokmak, makam odamda fotoğrafımı çekmek. Dünyaya propaganda yapacaklar. Bu şerefsiz, adilere, o... çocuklarına rest çekiyorum" ifadelerini kullanmıştı

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim