• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Oy Verenlerin Bağımsızlığı

Ufuk Karadavut

Seçme ve seçilme hakkı oldukça önemli bir kavram. Her ne kadar ülkemizde seçim sisteminden kaynaklanan yanlışlıkların var olması ve vatandaşın tercihlerinin sandığa tam olarak yansıması olmasa da sonuçta bir tercih yapılabildiği için önemli bir kazanım olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak sorunun adayların belirlenmesindeki adaletsizlikten kaynaklandığından bahsedilir. Ancak burada adayların belirlenmesindeki adaletsizlikten öte oy verenlerin gerçekten bağımsız olarak oy verip vermedikleri sorgulanmamıştır ve sorgulanması gereken konu da budur. Seçimlerde oy kullanan seçmenin, siyasi tercihlerini belirlerken farklı etmenlerden etkilendikleri bilinmektedir. İşte bu etmenler aslında bağımsız düşünmeyi ve doğru karar vermesini etkilemektedir. Aslında seçmen özgür iradesi ile karar vermemekte aksine iradesine bir şekilde ipotek konulmuş olarak karar vermektedir.

Toplum olarak sürekli etkiler altında kalarak olumsuz şekilde de olsa değişime zorlanmaktayız. Yaşadığımız bu değişim zorlaması bizleri hem içsel hem de dışsal olarak ciddi anlamda belirsiz bir yöne doğru yöneltmektedir. Yaşanan değişim ve dönüşüm sadece seçim sistemleri ile ilgili değil aslında seçmenler ve seçmenlere etki etmeye yönelik olarak çalışmalar yapılmaktadır. Aslına etkilemenin ötesinde zihinsel olarak hapsedilmesi gerçekleşmektedir. Siyasi kültürdeki yetersizlikler ve var olanında hızlı bir şekilde yozlaştırılması sonucunda oy verme kültürü de sembolik bir hal almaya başladı.

Peki, seçmenler neye göre oy veriyor diye yaptığımız araştırmada ilginç sonuçlar elde ettik. Bunlardan ilki seçmenler daha ziyade aşina oldukları kişiler oy veriyorlar. Tanımadıkları ve yeni gördükleri adaylara oy vermek istemiyorlar. Böyle olunca da yeni yüzlerin siyaseten eğer içeriden ciddi olarak destek almaması durumunda seçilme şansları bulunmuyor. Eğer adayların hepsi tanıdık ise bu durumda içsel değerlendirme yaparak içlerinden kendisine yakın olarak gördüğü kişiye oy vermektedir. Diğer bir etki ise özellikle seçmen üzerinde ciddi olarak etki yapan ve onu yönlendirici etkide bulunan kişi ve grupların önerileri doğrultusunda oy vermesidir. Ülkemizde genelde bu tür gruplar kişileri ciddi olarak kendilerine bağlamakta ve yönlendirmektedirler. Özellikle belli bir cemaate mensup iseniz cemaatin size emrettiği kişinin dışında kimseye oy veremezsiniz. İşte bu olgu genel olarak seçmenin oy vermesinde etkili oluyor.

Partizanlık ta önemli bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor. “Benim partim en iyisidir ve asla hata yapmazlar” şeklindeki düşünce tarzı özellikle son yıllarda iktidar partisine oy verenlerde görülüyor. Asla hata yapmazlar derken bile çok ciddi hatalar yaptıklarını bile bilmeden bazı şeyleri ilah yerine koyarak bağımsız düşünme yeteneklerini köreltmiş ve yönlendirmeye açık bir hale gelmiş oluyorlar. İdeolojik saplandı doğru düşünmeyi ve doğru iş yapmaya engeldir. Yapılan araştırmada bir diğer etkide kazanma şansının yüksek olduğu adaylara oy vermektir. Seçmenimiz içinde ine yüksek bir oranda bu tip seçmenin olduğu görülmektedir. Kimin olduğu önemli değildir. Kendi görüşünden olsun olmasın önemli olan kazanmasıdır. Bu tip kişiler genel olarak kazanandan yana tavır takınarak oluşabilecek ranttan sonuna kadar faydalanmak isterler. Korku kültürü de oy vermeyi etkileyen bir diğer faktör olarak arşımız acıkmaktadır. İnsanlar güçlü olan irada karşısında aciz ve korkak duruma düşürülerek korkutulmakta ve bağımsız düşünemez hale getirilmektedirler. Böylece özgür bir şekilde oy vermeleri engellenmektedir. Korku kültürü derken sadece fiziki olarak yapılan korkutma algılanmalıdır. Aynı zamanda psikolojik olarak ta insanlar korkutulmaktadırlar. İşte son zamanlarda yapılan “biz gidersek yardımlar kesilir” ya da “ biz gidersek iç savaş olur” şeklindeki telkinler aslında bilinçaltına etki yapması istenen korkutma eylemleridir. Etnik kimliği korumak için oy verme de ülkemize özelikle PKK ile hızlanmıştır. Terör örgütü ve yandaşları ellerindeki bütün güçleri kullanarak halkın özgür bir şekilde tercih yapmasına engel olmakta ve yönlendirmektedir.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
44
17 Nisan 2015 Cuma 11:44
11:44
çok haklısın sn karadavut herhalde özeleştirini yapıyorsun.. ak parti hükümeti şimdiye kadar memlekete hiç birşey yapmadı diyen sensin, batırdı, böldü parçaladı diyen sensin...
95.0.67.102
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim