• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -1 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

‘Öteki’ne Olan İhtiyaç

Ufuk Karadavut

İçinde bulunduğumuz yüzyılda eskiye nazaran daha köklü değişiklikler yapma çabasında olan ABD’nin yoğun gayretleri ile hızlı bir değişim süreci yaşıyoruz. Bu süreç eskiye göre daha hızlı ve aynı zamanda her an her şeyin yaşanabileceği bir beklentinin de doğmasına neden olmuş durumda. Bütün dünya genelinde ama özellikle de Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada yaşayan insanların üzerinde özenle hazırlanan psikolojik bir taarruz var. Suni olarak hazırlanan bu baskı ortamında insanlar şaşkın bir şekilde ne yapacaklarını bilemez haldeler. Yapacakları işlerin ABD ve yandaşları tarafından nasıl yorumlanacağı konusunda kararsızlar. Böyle olunca da herhangi bir şey yapılamıyor. Herkes bekliyor. Ama beklemeyenlerde var. Bunların Başında ABD ve İsrail bulunuyor. Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesinde aktif olarak katılan bu iki ülke hemen her konuda rahatça fikir beyan edebiliyor. Buna ek olarak her türlü açılımları da rahatlıkla yapabiliyorlar. Bu gücü nereden buluyorlar dersiniz. Kendi kafalarından uydurdukları, kurallarını ve şartlarını kendilerinin geliştirdikleri ve her an değişime hazır olan ‘Öteki’nin icadı bu gelişmenin temelini oluşturuyor.

Sovyetler Birliği’nin oldukça vahim bir şekilde parçalanmasından sonra soğuk savaş dönemi kapanmıştır. Bununla beraber batıya yönelik olarak önemli bir tehdit unsuru olarak kabul edilen Varşova Paktı merkezli tehdidi ortadan kaldırmıştır. ABD rakibi bulunmayan küresel bir güç haline gelmiştir. Ancak sahip olduğu muazzam ekonomik, siyasi ve askeri gücü sürekli olarak elinde tutmasını gerektirecek, halkı bu konuda motive edebilecek bir tehdit unsuruna ihtiyaç vardı. Siyasal ve İdeolojik anlamada tehdit unsurlarının ortadan kalkması ile oluşan boşluk hemen doldurulmalıydı. Bir diğer deyişle ‘Öteki’ne ihtiyaç vardı. Bu boşluk İslam ile dolduruldu. Bundan sonra ABD ve yandaşlarının kullandığı en önemli korku faktörü İslam’dı. 11 Eylül saldırılarını kim ne için yaptı tam olarak bilemiyoruz ama bu işlerden en karlı çıkanının ABD olduğu düşünülürse insanın şüphelenmemsi mümkün olmuyor. Çıkarlarını sonuna kadar korumayı bir ön şart olarak kabul eden bu insanların hemen her şeyi yapabileceklerini unutmamak gerekir. İslam artık bu insanlar için yeni düşmandır. Sokakta gezen ya da evinde oturan her Müslüman potansiyel bir ‘İslamcı teröristtir.’ Aslında hemen yok edilmelidir.

Küresel egemenliğini amaçlayan ABD’nin Irak’tan sonraki hedefinin İran olduğu artık tartışılmaz bir gerçek olarak bütün otoriteler tarafından kabul edilmiş durumdadır. Irak operasyonundan önce yapıldığı gibi insanlar buna alıştırılmaya çalışılıyor. Hemen her gün İran’ın nükleer programı hakkında gerekli gereksiz ya da yalan yanlış açıklamalar ile kamuoyu yanıltılıyor. Zaten dünya basınının önemli bir kısmını elinde tutan Yahudi sermayesi bunu iyi işliyor ve insanları yönlendirebiliyor.  İran’ın elinde bulunan uzun menzilli füzelerin çok geniş bir alanı vurabileceği, aşırı dinci yönetim yapısıyla başta bölge ülkeleri olmak üzere bütün ülkeleri ciddi anlamda tehdit ettiğini sistemli bir şekilde vurguluyor. Elbette bunları yaparken İran’ı icat ettikleri  ‘Öteki’ kılıfı içine sokuyor ve öyle işliyor. İran’ın nükleer gücünden rahatsız olan aynı ABD, Hindistan ile nükleer konularda işbirliği yapmak için anlaşmalar imzalıyor. İsrail’in elinde bulunan yüzlerce nükleer başlıklı füze bulunmasına rağmen BM kararlarını bu ülkeye karşı işlettirmiyor. Gerçi işletse kim uyacak. Geçtiğimiz haftalarda Lübnan’da öldürülen BM gözlemcileri için BM İsrail’i kınayamadı bile.

Bütün dünyada ve özellikle de bölgemizde yoğun bir şekilde ABD aleyhtarlığı olsa da ABD’nin bunu pek önemsediği söylenemez. Amerikan halkı bunu destekliyor. Yapılan anketlerde ve geçen yıl yapılan seçimlerde iktidarın oylarını artırması bunun en önemli göstergeleri olarak kabul ediliyor.   

ABD’nin Afganistan’la başlayan ve Irak’la devam eden yakın gelecekte de İran’ı da içine alacağı beklenen küresel operasyonda ABD’li yöneticilerin ısrarla ‘Öteki’ni vurgulayarak ‘İyilerin kötülerle savaşı’ ya da ‘Medenilerin barbarlarla savaşı’ olarak İslam’ı aşağılayıcı sözleri maalesef İslam dünyası için bir tepki unsuru olamıyor. Hatta bölgedeki birçok ülke bunu bilerek ya da bilmeyerek destekliyor. Kendi çapına tepki göstermek isteyen bir avuç insan da terörist muamelesi görerek rencide ediliyor.

Kutlama

Geçtiğimiz Çarşamba günü Memleket gazetesi yeni yerine taşındı. Aynı zamanda Memleket gazetesi kinci yaş gününü de kutladı. Açılışa katılanların hemen her kesimden olması beni sevindirdi. Çünkü alışılmışın dışına çıkılmış oldu. Bilirsiniz bu tür durumlarda belli kesimler çağrılır. Belli kesimler ise dışlanır. Ama bu açılış bile gazetenin farklılığını gösteriyor. Gazete yönetimini, bütün gazete çalışanlarını kutlar, özelde Konya’ya ve genelde ise ülkemize hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim