• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 12 °C
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!

Osmanlı'da ve günümüzde kadın

Yücel Kemendi

Kadın Erkek eşitsizliğinde 135 ülke arasında Türkiye 126. sırada yer almış. Bazılarının bunun sebeplerini araştırması gerekirken, neden bu kadar gerilerdeyiz diyerek faturasını da birilerine kesmeye çalışıyorlar.

Hiç şaşırmadım valla.

Kılık-kıyafet ve açılıp-saçılma konusunda, Avrupa’ya benzemeye çalıştık, ve kadınlarımızı kamusal alana sokmadık, geldiğimiz yer 135 ülke arasında ancak 126. sıra. Kısacası kılıkla kıyafetle Avrupa’ya benzemekle bu iş olmuyormuş. Buna benim lügatimde tek bir cevap var oda Duvara Toslamaktı.

Birçok Aydının beğenmediği Osmanlıda, Şehzadeler annesinin gözetiminde sancağa çıkarılarak, Osmanlı’nın geleceği kadının ellerine teslim edilirken, Türkiye’yi 126. sıraya sürükleyenler, kadını Kamusal alanlara sokmuyorlar. Yine Osmanlı sarayında en yüksek maaş alan (padişahın da üzerinde) valide sultan olduğunu, valide sultanların bir eğitim kurumu olan tüm Haremden sorumlu bulunduğunu da maalesef bilmek istemiyorlar.

Yine aynı kişiler Osmanlıda kadının güvencesi yok diyorlar ya; İslâm hukukunun uygulandığı Osmanlı Devleti’nde evlenmelerin kadı huzurunda yapıldığını, sicillere kaydedilmemiş nikâhların geçersiz sayıldığını da bilmiyorlar. Ayrıca gönlü olmadan hiçbir kızın evlendirilmediğini de, Fetvalardan izinnamelerden ve nikah akitlerinden anlamaktayız.

Şeriye Şicillerinde kadınların evlenme, boşanma, miras konularında mahkemelere başvurup haklarını aradıklarına ilişkin kayıtlar vardır. Ve bu kadınlar şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle boşanabiliyorlar. Ve karar süresi de günümüzdeki gibi yıllarca sürmüyordu.

Hatta batıda Kadını, Nafaka hakkı nedir bilmezken Osmanlıda kadınının “nafaka hakkı” vardı.

Ve Osmanlıda kadın pekala kendine uygun işlerde çalışabiliyordu; Mesela, Ankara Şer’iyye sicilerine kayıtlı 151 vakıftan 43’ü, 1546 tarihli İstanbul Tahrir defterlerine kayıtlı 2 bin 517 vakıftan 913’ü kadınlara aitti. Osmanlıda kadının Ekonomik Özgürlüğü yok diyenlerin de kulakları çınlasın.

Günümüzde kadınımızın vakıf sayısı kaçtır dersiniz? Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde kayıtlı 26.798 vakıf bulunmaktadır. Bu kayıtlarda 2309 Osmanlı kadının ismi, 1044 kadının vakfiyesi mevcuttur. Bu kayıtlarda günümüzden tek bir kadının ismi yoktur

Ayrıca, Batı’da yıllar boyunca miras erkekten erkeğe geçerken, Osmanlı kadınının miras hakkı vardır. Osmanlı kadını ekonomik haklar bakımından erkeklerin sahip bulunduğu haklara sahiptir.

Hani şimdi hep dillerde kırsal kesim kadınlarımızın ezildiğinden bahsediyoruz ya, Osmanlı da köylü kadın ekim, dikim, hasat, satış konularında erkeğiyle aynı haklara sahiptir. Osmanlı’da kadına sorulmadan hiçbir iş yapılmaz, elde edilen ürün satılmaz… Hatta kırsal kesim kadını erkeklere oranla daha etkilidir. Bu yüzden Osmanlı da köyler “anaerkil” bir yapıya sahiptir.

Osmanlı Şehirlerinde kadınlar dokumacılık, ip eğirme, örgücülük gibi işler yapmakta Örgütlenmekte ve haklarını istedikleri gibi arayabilmektedirler.

Bu sıralamanın sorumlusu; Kılık-kıyafet ve açılıp saçılma konusunda, Avrupa’ya benzemeye çalışanlardır, kadını sömürenlerdir, ve kadınlarımızı kamusal alana sokmayanlardır. Lütfen başka suçlu aramasınlar. Ve bunlar her konuda olduğu gibi bu konu dada sınıfta kaldılar ve duvara tosladılar. Hayırlı olsun.

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Tülay Çalgıcı
02 Şubat 2012 Perşembe 12:25
devam
bizimkiler yabancilari bile gecti ciplanma konusunda, bu kadar teshir edilme duygusu neden bilmiyorum. Fakat diger yandan cogu doktor, bilim adamida Osmanliyi ve Kur'ani kerimle ilerlemeye calisiyor.. Bu iste bir terslik var ama anlamadim gitti. ELLERINIZE SAGLIK
78.161.155.96
Tülay Çalgıcı
02 Şubat 2012 Perşembe 12:18
Devam yazısı
anlamina gelirmis. Genclik almis basini gidiyor, tamamiyle bir Bati özentisi, bizim zamanimizda okudugumuz Istiklal Marsinin su dizeleri unutlmus yada akla gelmez olmus: Garbin afakini sarmissa celik zirhli duvar.
Benim iman dolu gogsum gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasil boyle bir imani bogar,
'Medeniyet' dedigin tek disi kalmis canavar? Malesef Garp-Disi Canavar, edebiyat dersinde muhakemesini yapmistik hic unutmam... Etrafa bakiyorum ve icim sizliyor,
78.161.155.96
Tülay Çalgıcı
02 Şubat 2012 Perşembe 12:16
Okudum bende yazdım
Amin.. Biz aslinda dünyanin en yenilikci ülkesiyiz hocam. Osmanli torunu olmak ise cok büyük bir seref, keske o dönemde yasama imkanim olsaydi. Her sey cok şık, Zarif, göz alici EDEP-ERKAN cercevesinde. Bu kadar nazik, kibar düsünme sanati ...hic bir ülkenin sahip oldugu bisey degil diyorum ben.Düsünsenize, kahve osmanlidan gelmis, bir ara okumustum, eve gelen misafire ac ya da tok mu oldugu sorulmazmis. Su mu yoksa Kahve mi alirsin derlermis. Eger misafir su isterse karni tok, kahve isterse ac
78.161.155.96
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim