• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -1 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Oruç fıkhı

Yasir Ünlü

İslam’ın beş temel esasından birisi oruç ibadetidir. Bir fıkıh terimi olarak oruç; imsak vaktinden iftar vaktine kadar Allah’ın rızasını kazanma uğruna ve bilinçli olarak yeme, içme ve cinsel arzu ve isteklerden uzak durmak demektir.

Ramazan orucu Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hicretinden bir buçuk sene sonra (624 yılında) Şaban-ı şerifin onuncu günü farz kılınmıştır. Orucun farziyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi 183. ayetinde şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Ta ki korunasınız.” Orucun farz oluşu Kur’an ile sabit olunca onun farziyyetini inkâr, küfür olur.

İslam’ın ilk yıllarında her ay üç gün oruç tutulurdu. Bizden önceki ümmetlerin de aynı sayıda oruç tuttuğu söylenir. Muaz bin Cebel, İbn-i Mes’ud ve İbn-i Abbas (r.a) gibi ashabın ileri gelenlerinden yapılan rivayete göre Nuh aleyhisselamdan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize kadar gelip geçen bütün peygamberler ve ümmetleri her ay üç gün oruç tutmuşlardır. Allah Teala bunu Bakara Suresi 183. ayetle hükümsüz bırakarak Ramazan ayının tamamında oruç tutmayı farz kıldı. (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, 2/189-190)

Orucun tarifinde geçen imsak ve iftar vakitlerinin ne olduğunu da şöyle tanımlayabiliriz:

İmsak; Arapça’da “Kendini tutmak, engellemek” anlamına gelir. Orucun temel unsuru da bu anlamdır. İmsak vakti tabiri, dilimizde oruç yasakları olan yeme, içme, cinsel isteklerden uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti fecr-i sadık dediğimiz tan yerinin ağarması vaktidir. Bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir.

İftar vakti ise oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamındadır. Bu da güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur.

Bu arada gündüz ve gecenin tam olarak oluşmadığı bölgelerde oruç süresinin yani imsak ve iftar vakitlerinin nasıl tespit edileceğini de merak etmiş olabiliriz. Bu konudaki ulemanın kabul edilen görüşü şöyledir: Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir. (İlmihal I, İSAM, s. 381)

Hanefi mezhebine göre diğer ibadetlerde olduğu gibi oruç da farz, vacip ve nafile diye sınıflandırılabilir. Bu üçlü ayrım Hanefilerin dinen yapılması gerekli olan şeyleri farz ve vacip şeklinde iki kademeli bir ayrıma tabi tutmuş olması sebebiyledir. Diğer mezheplerde “vacip” terimi ise her iki kategoriyi de içine alır. Nafile ise farz ve vacip dışında kalan diğer görevlerin genel adıdır.

Farz olan oruç; Ramazan orucu ve onun kazası bir de keffaret oruçlarıdır.

Vacip olan oruç; adak orucu ile başlanmış nafile bir orucun bozulması durumunda onun kazasıdır. Nafile olan oruçlar ise farz ve vacip oruçların dışında tutulan oruçlardır. Bunlara sünnet, müstehap, mendup ve tatavvu oruçlar da denir. Selam ve dua ile…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim