• BIST 95.258
  • Altın 282,306
  • Dolar 5,8794
  • Euro 6,4915
  • Konya 15 °C
  • Yılmaz Özdil'den KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya nankörlük madalyası
  • Vladimir Putin neden sürekli Kur'an okuyor?
  • 'Komutanım yolculuk nereye'? Türk askerinden tüyleri diken diken eden mesaj
  • Yılmaz Özdil'den KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya nankörlük madalyası
  • Vladimir Putin neden sürekli Kur'an okuyor?
  • 'Komutanım yolculuk nereye'? Türk askerinden tüyleri diken diken eden mesaj

Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri

Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri
AA Orta Doğu Haberleri Editörü Turgut Alp Boyraz:- "İsrail kadın nüfusunu militerleştiriyor. Kadınların feminen duygularını bastırmaya çalışıyor"- "İsrail’in baskıcı kimlik politikasından dolayı Kudüs’ün eski şehir kısmı çok kalabalık bir nüfusa sahip. Kü

ANKARA (AA) - Anadolu Ajansı (AA) Orta Doğu Haberleri Editörü Turgut Alp Boyraz, İsrail’in askerlik görevini kadınlara zorunlu tutan tek ülke olduğunu hatırlatarak "İsrail kadın nüfusunu militerleştiriyor. Kadınların feminen duygularını bastırmaya çalışıyor." dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İletişim Dairesi ile Dışişleri Bakanlığı iş birliğinde Ankara'da düzenlenen "2019 BM Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri" ikinci gününde devam ediyor.

Seminerin "Çatışmanın Kadınları: Hikayeleri Haberleştiriliyor mu?" başlıklı üçüncü oturumunda Filistin'de kadınların haberlerdeki yeri ve kadınların daha görünür olmasının yolları ele alındı.

Boyraz, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in askerlik görevini kadınlara zorunlu tutan tek ülke olduğunu hatırlatarak bunun "İsrail’de kadınlarının militerleşmesi" olarak tanımladığını söyledi. Boyraz, “İsrail kadın nüfusunu militerleştiriyor. Kadınların feminen duygularını bastırmaya çalışıyor.” dedi.

Kudüs’te eski şehirde 5 yıl yaşadığını söyleyen Boyraz, "İsrail’in baskıcı kimlik politikasından dolayı Kudüs’ün eski şehir kısımı çok kalabalık bir nüfusa sahip. Küçücük bir evde çok sayıda insan yaşamak zorunda kalıyor ve evinizi genişletme izni almanız çok zordur." ifadelerini kullandı.

Poyraz, insanların ciddi zorluklar içerisinde kalabalık evlerde yaşamak zorunda olduklarını ve bu durumdan en fazla kadın ve kız çocuklarının etkilendiğini belirtti. Poyraz, "Bazen herkes aynı odada kalmak zorunda kalıyor. Bir evde kalabalık yaşamaları, bu bölgenin geleneklerine uygun değil." dedi.

- Filistin’de kadınların haberlerdeki yeri

Kadınları haberlerde daha görünür hale getirmek için meslektaşlarıyla konuştuğunu söyleyen Boyraz, "Bazen çok çarpıcı bir haber yapıyoruz veya her gün birçok konuda haberler yapıyoruz. Ay sonunda haberlerimizi kullananlara bakınca gerçekten hayal kırıklığı yaşıyoruz. Çünkü bu ihtilaf çok uzun süredir devam ediyor ve insanlar Filistin’i duymaktan bıkmış durumda." diye konuştu.

Boyraz, Türkiye’de siyasi ve ideolojik konularda ayrışma yaşayan bütün grupların Filistin meselesinde bir araya geldiğine işaret ederek "Ancak Türk medyası dahi haberlerimizi yeterince kullanmıyor." dedi.

Batı Şerialı bir erkek ile Aydınlı bir kadının evlilik hikayesini örnek vererek kadınların yaşadığı zorlukları anlatan Boyraz, şöyle devam etti:

"Batı Şerialı bir erkek ile Aydınlı bir kadın evleniyor. Türk kadın Batı Şeria’ya gitmek için vizeye başvuruyor ancak talep reddediliyor. İsrail, defalarca başvurunun ardından 6 aylık vize veriyor. 6 ay sonra vizeyi uzatmak istiyorlar ancak vizeleri yeniden reddediliyor. 2-3 yıl geçiyor, kadın yasa dışı şekilde kocasıyla Batı Şeria’da yaşıyor. Bir gün Türkiye’den arıyorlar ve annesini görmeye geliyor. Türkiye’ye geliyor annesi ölüyor ancak dönmek için vize alması gerekiyor. Vizeye başvuruyor ama İsrail vize vermiyor. Bunun sonunda çift Amman’da bir araya geliyor ve 4 yıldır orada yaşıyorlar."

İsrail’in benzer birçok eyleminin olduğunu söyleyen Boyraz, "Dünyada başka bir ülke aile birleşimine karşı çıksa ciddi sorunlar olur ancak İsrail yapınca hiçbir şey olmuyor." ifadesini kullandı.

Öte yandan, Batı Şerialı çiftin örneğine benzer birçok örnek olduğunun altını çizen Boyraz, "Bunun gibi birçok konu var ancak yeterince medyada yer edinemiyor. Bazen gerçekten çok çarpıcı haberler yapıyoruz ancak insanların ve medyanın dikkatini çekmiyor." dedi.

Boyraz, insanların dikkatini çekmekte çok zorlandıklarına, farkındalığın oluşması konusunda daha fazla çaba harcanması gerektiğine işaret etti.

Bölgede haber yaparken kadınları konuşturmanın çok zor olduğunu ve ciddi engeller çıktığını belirten Boyraz, "Filistin’e bu konuda hayranlık duyuyorum, kadınlarla çok daha rahat konuşabiliyoruz." şeklinde konuştu.

- "İşgal, kadının iş hayatına katılmasını engelliyor"

BM Kadın Birimi Filistin Ofisi Özel Temsilcisi Maryse Guimond, Filistin'de yerleşim yerlerinin sürekli genişletildiğinin, sürekli kontrol noktaları kurulduğunun ve baskıların arttığını vurgulayarak özellikle Gazze'deki ablukanın insani krizi ve uluslararası bağımlılığı çok artırdığını söyledi.

Çatışmalar devam ettiği için kadınların hayatının nasıl etkilendiğini yeterince net göremediklerini belirten Guimond, "Bunun günlük hayattaki anlamını çok iyi bilemiyoruz çünkü her olaya yeterince tanıklık edemiyoruz." dedi.

Guimond, çatışmaların en fazla kadınları etkilediğinin altını çizerek "Filistin’de işgal aynı zamanda muhafazakar ve ataerkil normaları da besliyor. Kadınların çoğu vaktini evde geçiriyor, sosyal hayata katılması çatışmadan dolayı zor bir hal alıyor. Kadınlar, evleri yıkılınca genellikle geçici barınma evlerine alınıyorlar." ifadelerini kullandı.

Kız çocuklarının da çatışmalardan çok etkilendiğini aktaran Guimond, "Aileler çatışmalar ve kontrol noktalarından korumak için kız çocuklarını okula göndermek istemiyor." dedi.

Guimond, son 20 yıldır neredeyse hiçbir zaman Gazze'de 24 saat elektrik ve suya ulaşılamadığının altını çizerek "Kadınlar bu nedenle ek bir yükle karşılaşıyor ama bunları medyada göremiyoruz." şeklinde konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde de kadının dezavantajlı olduğunu belirten Guimon, "İşgalin devam etmesi kadının iş hayatına katılmasını engelliyor." diye konuştu.

- "Çitin öbür tarafında haber yapılması gereken insanlar var"

Gazeteci ve aktivist Anat Saragusti, dünya genelinde kadınların yarısından fazlasının aile fertleri ya da partnerleri tarafından katledildiğini belirterek ihtilaf bölgelerindeki kadınların gördüğü aile içi şiddetin, içinde bulundukları ülkenin çatışma durumuyla ilişkilendirilmediğine dikkati çekti.

Çatışma bölgelerindeki erkeklerin çoğunun ruhsatlı silah taşıdığını ve toplumda karar verici pozisyonlarda bulunduğunu vurgulayan Saragusti, kadın hikayelerinin ve kadına yönelik şiddetin medyada da fazla yer bulmadığını söyledi.

Saragusti, "Gazeteciler olarak, en popüler televizyon ve radyo kuruluşlarında çalışan kişiler olarak bu çatışmaların bizi nasıl etkilediğini haber yapmalıyız. Kadınların kamu alanlarından soyutlanmasını, görünmez hale getirilmesini haberleştirmeliyiz." diye konuştu.

Çatışma bölgelerinde genellikle erkeklerin görev yaptığını ve erkeklerin çoğunlukla genel bir bakış açısı ile haberleri aktardığını söyleyen Saragusti, kendisinin feminist görüşlerinin yaptığı haberlere yansıdığını anlattı. Saragusti, "Ben kendime, Filistinlilerin yaşadıkları insani hikayeleri haberleştirme rolünü biçtim. Çitin öbür tarafında aileler, hayatlar ve haber yapılması gereken insanlar var." diye konuştu.

- "Kadınlara duygularını anlatmaları için alan verilmiyor"

OpenDemocracy yazarı Ali Ghaith, Filistinli kadınların toplumda proaktif olmaya çalıştığını belirterek "Kadınlar seslerini çıkarmaya çalışıyorlar ama maalesef bunu yapmaya çalışırken çok büyük zorluklarla karşılaşıyorlar. Kadınlara seslerini yükseltme fırsatı verilmiyor. Kadınların ve erkeklerin yaptığı haberler değişiyor. Kadınlara duygularını anlatmaları için alan verilmiyor. Bu da haberlere yansıyor." dedi.

Erkek egemen bakış açısının toplumun farklı alanlarına nüfuz ettiğini söyleyen Ghaith, sorunun kökeninin erkek çocukların yetiştirilmesinde yattığını, "çok önemli bir aktör muamelesi yapılan erkeklerin" evlerinde edindikleri bu bakış açısını topluma da yansıtmaya çalıştığını vurguladı.

Filistinli bir kadın yazarın, "erkeklerin kadınların duygularından korktuğu" yönündeki sözlerine atıfta bulunan Ghaith, "Erkekler kadınların duygularından korkmamalı. Erkeklerin de kadınların haklarını savunması gerek. Kadın ve erkeklerin eşit olduğunun artık içimize işlemesi lazım. Medyada ya da beşeri kalkınma projelerinde olsun kadınlara yönelik düşüncelerimizi değiştirmemiz lazım." diye konuştu.

ANKARA (AA) - Anadolu Ajansı (AA) Orta Doğu Haberleri Editörü Turgut Alp Boyraz, İsrail’in askerlik görevini kadınlara zorunlu tutan tek ülke olduğunu hatırlatarak "İsrail kadın nüfusunu militerleştiriyor. Kadınların feminen duygularını bastırmaya çalışıyor." dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İletişim Dairesi ile Dışişleri Bakanlığı iş birliğinde Ankara'da düzenlenen "2019 BM Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri" ikinci gününde devam ediyor.

Seminerin "Çatışmanın Kadınları: Hikayeleri Haberleştiriliyor mu?" başlıklı üçüncü oturumunda Filistin'de kadınların haberlerdeki yeri ve kadınların daha görünür olmasının yolları ele alındı.

Boyraz, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in askerlik görevini kadınlara zorunlu tutan tek ülke olduğunu hatırlatarak bunun "İsrail’de kadınlarının militerleşmesi" olarak tanımladığını söyledi. Boyraz, “İsrail kadın nüfusunu militerleştiriyor. Kadınların feminen duygularını bastırmaya çalışıyor.” dedi.

Kudüs’te eski şehirde 5 yıl yaşadığını söyleyen Boyraz, "İsrail’in baskıcı kimlik politikasından dolayı Kudüs’ün eski şehir kısımı çok kalabalık bir nüfusa sahip. Küçücük bir evde çok sayıda insan yaşamak zorunda kalıyor ve evinizi genişletme izni almanız çok zordur." ifadelerini kullandı.

Poyraz, insanların ciddi zorluklar içerisinde kalabalık evlerde yaşamak zorunda olduklarını ve bu durumdan en fazla kadın ve kız çocuklarının etkilendiğini belirtti. Poyraz, "Bazen herkes aynı odada kalmak zorunda kalıyor. Bir evde kalabalık yaşamaları, bu bölgenin geleneklerine uygun değil." dedi.

- Filistin’de kadınların haberlerdeki yeri

Kadınları haberlerde daha görünür hale getirmek için meslektaşlarıyla konuştuğunu söyleyen Boyraz, "Bazen çok çarpıcı bir haber yapıyoruz veya her gün birçok konuda haberler yapıyoruz. Ay sonunda haberlerimizi kullananlara bakınca gerçekten hayal kırıklığı yaşıyoruz. Çünkü bu ihtilaf çok uzun süredir devam ediyor ve insanlar Filistin’i duymaktan bıkmış durumda." diye konuştu.

Boyraz, Türkiye’de siyasi ve ideolojik konularda ayrışma yaşayan bütün grupların Filistin meselesinde bir araya geldiğine işaret ederek "Ancak Türk medyası dahi haberlerimizi yeterince kullanmıyor." dedi.

Batı Şerialı bir erkek ile Aydınlı bir kadının evlilik hikayesini örnek vererek kadınların yaşadığı zorlukları anlatan Boyraz, şöyle devam etti:

"Batı Şerialı bir erkek ile Aydınlı bir kadın evleniyor. Türk kadın Batı Şeria’ya gitmek için vizeye başvuruyor ancak talep reddediliyor. İsrail, defalarca başvurunun ardından 6 aylık vize veriyor. 6 ay sonra vizeyi uzatmak istiyorlar ancak vizeleri yeniden reddediliyor. 2-3 yıl geçiyor, kadın yasa dışı şekilde kocasıyla Batı Şeria’da yaşıyor. Bir gün Türkiye’den arıyorlar ve annesini görmeye geliyor. Türkiye’ye geliyor annesi ölüyor ancak dönmek için vize alması gerekiyor. Vizeye başvuruyor ama İsrail vize vermiyor. Bunun sonunda çift Amman’da bir araya geliyor ve 4 yıldır orada yaşıyorlar."

İsrail’in benzer birçok eyleminin olduğunu söyleyen Boyraz, "Dünyada başka bir ülke aile birleşimine karşı çıksa ciddi sorunlar olur ancak İsrail yapınca hiçbir şey olmuyor." ifadesini kullandı.

Öte yandan, Batı Şerialı çiftin örneğine benzer birçok örnek olduğunun altını çizen Boyraz, "Bunun gibi birçok konu var ancak yeterince medyada yer edinemiyor. Bazen gerçekten çok çarpıcı haberler yapıyoruz ancak insanların ve medyanın dikkatini çekmiyor." dedi.

Boyraz, insanların dikkatini çekmekte çok zorlandıklarına, farkındalığın oluşması konusunda daha fazla çaba harcanması gerektiğine işaret etti.

Bölgede haber yaparken kadınları konuşturmanın çok zor olduğunu ve ciddi engeller çıktığını belirten Boyraz, "Filistin’e bu konuda hayranlık duyuyorum, kadınlarla çok daha rahat konuşabiliyoruz." şeklinde konuştu.

- "İşgal, kadının iş hayatına katılmasını engelliyor"

BM Kadın Birimi Filistin Ofisi Özel Temsilcisi Maryse Guimond, Filistin'de yerleşim yerlerinin sürekli genişletildiğinin, sürekli kontrol noktaları kurulduğunun ve baskıların arttığını vurgulayarak özellikle Gazze'deki ablukanın insani krizi ve uluslararası bağımlılığı çok artırdığını söyledi.

Çatışmalar devam ettiği için kadınların hayatının nasıl etkilendiğini yeterince net göremediklerini belirten Guimond, "Bunun günlük hayattaki anlamını çok iyi bilemiyoruz çünkü her olaya yeterince tanıklık edemiyoruz." dedi.

Guimond, çatışmaların en fazla kadınları etkilediğinin altını çizerek "Filistin’de işgal aynı zamanda muhafazakar ve ataerkil normları da besliyor. Kadınların çoğu vaktini evde geçiriyor, sosyal hayata katılması çatışmadan dolayı zor bir hal alıyor. Kadınlar, evleri yıkılınca genellikle geçici barınma evlerine alınıyorlar." ifadelerini kullandı.

Kız çocuklarının da çatışmalardan çok etkilendiğini aktaran Guimond, "Aileler çatışmalar ve kontrol noktalarından korumak için kız çocuklarını okula göndermek istemiyor." dedi.

Guimond, son 20 yıldır neredeyse hiçbir zaman Gazze'de 24 saat elektrik ve suya ulaşılamadığının altını çizerek "Kadınlar bu nedenle ek bir yükle karşılaşıyor ama bunları medyada göremiyoruz." şeklinde konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde de kadının dezavantajlı olduğunu belirten Guimond, "İşgalin devam etmesi kadının iş hayatına katılmasını engelliyor." diye konuştu.

- "Çitin öbür tarafında haber yapılması gereken insanlar var"

Gazeteci ve aktivist Anat Saragusti, dünya genelinde kadınların yarısından fazlasının aile fertleri ya da partnerleri tarafından katledildiğini belirterek ihtilaf bölgelerindeki kadınların gördüğü aile içi şiddetin, içinde bulundukları ülkenin çatışma durumuyla ilişkilendirilmediğine dikkati çekti.

Çatışma bölgelerindeki erkeklerin çoğunun ruhsatlı silah taşıdığını ve toplumda karar verici pozisyonlarda bulunduğunu vurgulayan Saragusti, kadın hikayelerinin ve kadına yönelik şiddetin medyada da fazla yer bulmadığını söyledi.

Saragusti, "Gazeteciler olarak, en popüler televizyon ve radyo kuruluşlarında çalışan kişiler olarak bu çatışmaların bizi nasıl etkilediğini haber yapmalıyız. Kadınların kamu alanlarından soyutlanmasını, görünmez hale getirilmesini haberleştirmeliyiz." diye konuştu.

Çatışma bölgelerinde genellikle erkeklerin görev yaptığını ve erkeklerin çoğunlukla genel bir bakış açısı ile haberleri aktardığını söyleyen Saragusti, kendisinin feminist görüşlerinin yaptığı haberlere yansıdığını anlattı. Saragusti, "Ben kendime, Filistinlilerin yaşadıkları insani hikayeleri haberleştirme rolünü biçtim. Çitin öbür tarafında aileler, hayatlar ve haber yapılması gereken insanlar var." diye konuştu.

- "Kadınlara duygularını anlatmaları için alan verilmiyor"

OpenDemocracy yazarı Ali Ghaith, Filistinli kadınların toplumda proaktif olmaya çalıştığını belirterek "Kadınlar seslerini çıkarmaya çalışıyorlar ama maalesef bunu yapmaya çalışırken çok büyük zorluklarla karşılaşıyorlar. Kadınlara seslerini yükseltme fırsatı verilmiyor. Kadınların ve erkeklerin yaptığı haberler değişiyor. Kadınlara duygularını anlatmaları için alan verilmiyor. Bu da haberlere yansıyor." dedi.

Erkek egemen bakış açısının toplumun farklı alanlarına nüfuz ettiğini söyleyen Ghaith, sorunun kökeninin erkek çocukların yetiştirilmesinde yattığını, "çok önemli bir aktör muamelesi yapılan erkeklerin" evlerinde edindikleri bu bakış açısını topluma da yansıtmaya çalıştığını vurguladı.

Filistinli bir kadın yazarın, "erkeklerin kadınların duygularından korktuğu" yönündeki sözlerine atıfta bulunan Ghaith, "Erkekler kadınların duygularından korkmamalı. Erkeklerin de kadınların haklarını savunması gerek. Kadın ve erkeklerin eşit olduğunun artık içimize işlemesi lazım. Medyada ya da beşeri kalkınma projelerinde olsun kadınlara yönelik düşüncelerimizi değiştirmemiz lazım." diye konuştu.

- Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri

BM Küresel İletişim Dairesi ile Dışişleri Bakanlığının iş birliğinde Ankara'da düzenlenen 2019 Birleşmiş Milletler Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri, bugün sona erecek.

Seminerin bu yılki ana konuları arasında işgal altındaki Filistin topraklarındaki insani durum, Gazze'den haber geçmek isteyen basın mensuplarının karşılaştığı zorluklar, İsrail-Filistin ihtilafının kadınlar üzerindeki etkilerini içeren haberlerin incelenmesi ve İsrail-Filistin ihtilafında etiket (hashtag) savunuculuğu başlıkları yer alıyor.

- Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri

BM Küresel İletişim Dairesi ile Dışişleri Bakanlığının iş birliğinde Ankara'da düzenlenen 2019 Birleşmiş Milletler Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri, bugün sona erecek.

Seminerin bu yılki ana konuları arasında işgal altındaki Filistin topraklarındaki insani durum, Gazze'den haber geçmek isteyen basın mensuplarının karşılaştığı zorluklar, İsrail-Filistin ihtilafının kadınlar üzerindeki etkilerini içeren haberlerin incelenmesi ve İsrail-Filistin ihtilafında etiket (hashtag) savunuculuğu başlıkları yer alıyor.


Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim