• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Konya -5 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Organik Tarım Ürünleri

Ufuk Karadavut

Sanayi ilerledikçe ve buna bağlı olarak teknoloji geliştikçe yediğimiz ve içtiğimiz bütün ürünlere katkı maddeleri katılmaya doğal yapısı bozulmaya başladı. Doğal yapısı bozulan gıda maddeleri yaratılış harikası olan insanında doğal yapısına aykırı olduğu için yani hastalıklar gelişmeye başladı. Bunun sonucu olarak insanlar doğal yaşama doğru bir temayül başladı. Olabildiğince doğal bir yaşam ve olabildiğince daha sağlıklı bir yaşam düşüncesi gelişmeye başladı. Tüketilen hemen her şeyin doğal yollarla üretilmiş ve işlenmiş olması, yediklerinin dışında giydikleri ve kullandıkları pek çok ürünün doğal hammaddeler ya da doğal yollarla üretilmiş olmasını isteyen bilinçli tüketiciler çıkmaya başladı. Bunun sonucu olarak ta “organik tarım”, “ekolojik tarım” veya “biyolojik tarım” adı altında yeni bir bilim alanı gelişmeye başladı. Önceleri yalnızca gıda ilgili olarak çalışmalar yapılırken, daha sonraları görülen ilgi ve yoğun rağbet nedeniyle gıda ürünlerinin dışına taştı ve bu alanda üretilen ürünlere de “ekolojik ürün” ya da “organik ürün” etiketleri asılmaya başlandı.


Dünya geneline bakıldığında oldukça büyük bir pazara sahip olan bu sektör ülkemizde de oldukça gelişmeye başladı. Dünya genelinde yaklaşık olarak 50 milyar dolar civarında bir pazarının olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam ticareti içerisinde azımsanacak bir rakam değildir. Özellikle son zamanlarda yapılan yeni yatırımlarla önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 100 milyar dolara çıkması beklenmektedir. Ülkemizde ise bu rakamın 250 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir.  Yine yapılan yeni tanıtımlar ve buna bağlı olarak yapılan yatırımlarla önümüzdeki beş yıl içerisinde bir milyar dolarlık bir payın alınması hedeflenmektedir. Dünya genelinde organik tarım ürünleri pazarı ortalama %25 oranında büyüme gösterirken bu oran ülkemizde %30 olarak tahmin edilmektedir. Bunun en önemli sebebinin organik tarım konusunda ülkemizin oldukça yüksek bir potansiyele sahip olması yatmaktadır.


Organik tarım konusunda yüksek bir potansiyele sahip olan ülkemizde bu tür üretimi genellikle büyük firmalar öncülük yapmaktadır. Bu konuda Ege Bölgesi öncülük rolünü taşımaktadır. Bu bölgemizin dışında Akdeniz Bölgesi ikinci sırada yer alırken diğer bölgelerimizde bu konuda çalışan çok az sayıda firmanın ve üreticinin olduğu bilinmektedir. Hatta Ege Bölgesi bu konuda o kadar iddialı ki İzmir ilinde “Organik Halk Pazar” dahi kurulmaya başlanmış. Bu pazarlarda hem üretilen ürünler üreticinin ayağına gidiyor hem de üreticiler organik ürünleri daha rahat bulma imkânına kavuşmuş oluyorlar.  Bu pazarı açanlar genelde bölgenin organik ürün üreticileri olduğu için büyük marketlerin organik ürün stantları açmaları yönünde istekleri olduğunu da belirtmektedirler. Bu istekleri ne derece karşılanır bilinmez ama bu pazarın özellikle ekonomik gücü olanlar için vazgeçilmez bir alan olduğu bir gerçektir. Çünkü yapılan araştırmalarda bu tür ürünlere en çok ekonomik gücü belli seviyenin üzerinde olan kişilerin gittiği tespit edilmiştir.


Organik tarım ürünlerine tespit konusunda en çok talep doğal olarak büyük şehirlerde yoğunlaşmaktadır. Bunu tespit eden bazı yatırımcılar “organik ekmek” ve “organik un” dahi üretmeye başlamışlar ve satışlarını da yapmaktadırlar. Her ne kadar bu ürünlerin fiyatları benzeri olan ürünlerin 5-6 katına kadar fiyatları değişse de alıcı bulmaları üreticileri cesaretlendirmektedir. Ancak her ne kadar üreticileri bu konuda cesaretlendirse de her alanda olduğu gibi bu alanda da fırsatçılar ve sahtekarlar türemiş ve ciddi anlamda rant sağlamaya başlamışlardır. Alıcı pazar çıkan ya da vitrindeki ürünün organik olup olmadığını bilme şansına sahip değildir. Bu konuda yapacak pek bir şansı da bulunmamaktadır. Peki, ne yapılmalıdır. Önümüzdeki hafta konuya devam edeceğiz…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Abdüllatif Kosinüs
11 Kasım 2011 Cuma 10:59
Şimdi çok güzel
Oh... siyaseti bırakıp,milleti bilgilendir.Sana bu yakışır. İtibarın artar. Bırak pis siyaseti kim ne halt ederse etsin sana ne! Bak yazın çok hoşuma gitti, arkası yarın gibi yazmışsın,Merakla ötekini de okuyacağım. Gözüme girdin aferin.
88.231.246.228
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim