• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Konya 0 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Ordunun kanatlarını kırmak

Ufuk Karadavut

Gündem o kadar hızlı değişiyor ve değiştiriliyor ki artık yetişme ve değerlendirme şansımız azalıyor. Son olarak Başbakan yardımcısı Sayın Bülent Arınç’a suikast yapılacağı iddiası gündeme geldi. Gerçekten suikastın olmadığı son olaylarda açığa çıkmaya başladı. Genel Kurmay Başkanlığı bu konuda açıklama yapmasına rağmen kimse bunu görmek dahi istemiyor. Ama tek taraflı ve yanlı yayın yapanların dinlenmesi gerektiği yönünde yoğun bir yayın kampanyası var. Hatta varlığını Türk devletine ve Türk devletinin kurumlarına saldırı üzerine inşa eden bazı kendini bilmezler ise işi daha da abartıp ağıza alınmayacak şeyler söyleyebilmişlerdir. Bunların başında; ‘Arı kovanına çomağı soktuk’, ‘Fitnenin kaynağına indik’ şeklindeki açıklamalardı. Ülkede hemen her şey durdu ve ülkenin bu günlere gelmesinin tek sorumlusu sanki askermiş gibi bir hava oluşturulmaya çalışıldı. PKK bile bu kadar zan altında bırakılmamıştı. Asker şu an pek çok insana göre PKK’dan daha kötü ve güvenilmemesi gereken bir konumda. Bu konuda bir tedbir alınması gerekiyor. Ne yapılır bunu bilemem ama asker bu ülkede en güvenilir kurum. Bu güvenin kaldırılması için yapılan çalışmalar artık çığrından çıktı.

           
Bu konuda en ilginç haberi İngiliz Daily Telegraph gazetesi verdi. Gazete verdiği haberde Seferberlik Tetkik Kurulu'nda yapılan aramaların "ordunun yatak odasına baskın"  ve "Bu hareket, hükümetin ordunun kanatlarını kırma çabalarında bir dönüm noktası olabilir" diye yazdı. Ne kadar vahim bir durum. Devletin kurumları arasında güven sıfıra inmiş durumdadır. Hatta güveni bırakın çatışma vardır. Çatışmanın bir an önce bitirilmesi gereklidir. Aksi halde ülke çok büyük zarar görür. Yapılanlar acaba ordunun kanatlarını kırmak mı? Yoksa devletin kanatlarını kırmak mı? Bu sorunun cevaplanması gereği vardır.

           
Peki arama yapılan bu odada neler var; devletin güvenliğini ilgilendiren şu istihbaratlar bulunuyor: * Olası bir savaş durumunda, devletin zirvesinde yer alan kişilerin; hangi askerler tarafından, hangi yöntemlerle nereye saklanacağına ilişkin plan,* Bu devlet adamlarını saklanacağı yere götürecek ve refakat edecek askeri personelin isimleri, * Türkiye Cumhuriyeti’nin olası bir savaş durumunda kullanacağı ve ülkenin belirli yerlerinde bulunan gizli cephaneliklerin olduğu noktalar; Türkiye’nin belli illerinde olası bir savaş durumunda uçakların inebilmesi için genişletilen yolların yerleri, * İran, Irak, Kıbrıs, Yunanistan gibi ülkelerden Türkiye’nin askeri güvenliğine ilişkin elde edilen bilgi ve fotoğraflar, * Irak’ın Kuzeyinde PKK yapılanmasına ilişkin ve bilgi ve belgeler. Bu bilgiler bilgisayarda değil, “kripto cihazında” saklanıyor. Şifreli olan bilgiler, belirli zaman aralıklarına göre değiştiriliyor. Odada, kripto cihazlarının yanı sıra yine evrak üzerinde, iç ve dış güvenlik tehdidine karşı alınacak tedbirler şifreli olarak yer alıyor.

           
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç'a suikast iddiasıyla başlayan soruşturmanın hangi kapsamda yapıldığı merak konusuydu. Yapılan aramalar ve ardından 8 askerin gözaltına alınma gerekçelerini: - Silahlı örgüt kurarak anayasal düzeni değiştirmeye çalışmak, - Hükümetin görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, - Seçilmiş meşru hükümete silahlı isyan, suçlamaları oluşturdu. Oluşturdu oluşturmasına ama bu kişileri savcı serbest bıraktı. İleride ne olur bilinmez ama bilinen bir şey var; bu soruşturma bahanesi ile devletin bütün sırları deşifre edildi. Devletin güvenliği ciddi anlamda tehdit ve tehlike altındadır.

           
Bizi üzen olayların en önemlilerinden birisi de, soruşturmak için hâkim ve savcıların Seferberlik Tetkik Kurulu’na giderken kendilerine terörle mücadele polislerinin eşlik etmesidir. Neden terörle mücadele ekipleri eşlik ediyor? Orası askeriye ve bildiğimiz kadarı ile terör örgütünün üssü değil. Kapatılan DTP’nin adamları hakkında yakalama kararı verilmiş ve adamlar her gün televizyonlarda konuşuyor, basın toplantısı düzenliyor. Hatta daha dün birisi Diyarbakır adliyesine yürüyerek protesto gösterisi yapmış. Bunları polis yakalayamıyor. Ama askeriyeye terörle mücadele ekipleri gidiyor. Ortada bir yanlışlık ya da yanıltma var. Kafalar iyice karışmış durumdadır. Bordo berelilere terörist muamelesi yapılması sanılanın ya da beklenenin aksine halkımızı derinden üzmektedir.

 

Not: Yılın ilk yazısını yazıyorum. 2010 yılının milletimize ve memleketimize hayırlı olmasını diliyor saygılar sunuyorum.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim