• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • Konya 17 °C
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!

Onların hizmeti bize düşer

Mustafa Yiğit

Ülke kara kışa teslim olmuş durumda.

Beyaza bürünen şehir görüntüleriyle içimiz donuyor.

Aslında karakış sadece soğuğu getirmiyor.

İnsan psikolojisinde karamsarlığa da yol açıyor.

Soğuk insanın kanını dondururken, eylemlerini de yavaşlatıyor.

İsteksizlik, umutsuzluk, elini kıpırdatmadan sobanın ya da kalorifer peteğinin yanına uzanmak hissi tüm bedenimizi sarıyor.

Televizyonun başına geçip dizi seyredenlerin haleti ruhiyesini daha iyi anlayabiliyorum.

Onlar sanırım hep kışı yaşıyorlar.

Umutsuzlukla başka hayatların peşinden koşuyorlar.

Kendi hayatlarını değiştiremeyeceklerini düşünüyorlar ve dizilerde değişen hayatlarla kendilerini özdeşleştirme yoluna gidiyorlar.

Çünkü gerçekten her geçen gün insanın bir şeyleri değiştirebileceğine dair inancı kayboluyor.

Ben eskiden pek çok şeyi değiştirme gücüne sahip olduğumu düşünürdüm, özellikle de öğrencilik yıllarımda.

Bir şeyin değişmesiyle her şeyin değişeceğini ve çorap söküğü gibi ne var ne yok ardarda geleceğini, bizim de bu değişimi iliklerimize kadar hissedeceğimizi zannederdik.

Oysa aslında yeryüzünde pek bir şey değişmiyordu.

Küçük rötuşlar gerçekleşiyordu o kadar.

Açlık yine diz boyuydu… Sefalet çekenlerin sayısı her geçen yıl giderek artıyordu…

Cinayetler, kadına karşı şiddet, mazlumların sömürülmesi sadece yöntem olarak değişmişti ama artarak devam ediyordu.

Eğitim, sağlık, adalet, iktisadiyattaki sorunlar sadece ve sadece şekil değiştiriyordu.

Çünkü değişimi yönlendirenler daha çok eski düzenin kurucularından başkaları değildi.

İktidarlar değişir, rejimler, dünya değişir ama halk denilen şey değişmezdi…

Onun hayatla mücadelesi, sefaleti, tutunamayan hali değişmezdi…

Aslında bir film repliği herşeyi ne güzel anlatıyor…

TRT1’de yayınlanan Mor Menekşeler dizisinde bir replikte Demokrat Parti seçimi kazanınca sevinen yeğenine Fakir Şükrü şöyle diyordu: Bunlar (CHP ve Demokrat Parti’yi kasıtla) aynıdır yeğen, bir ağacın iki dalı gibi, olan bize olur, bunlar aynı mahallenin çocukları, aynı kaynaktan beslenirler, aynı restoranda yemek yerler, hizmeti de bize düşer…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim