• BIST 88.102
  • Altın 145,170
  • Dolar 3,5892
  • Euro 3,7967
  • Konya 12 °C
  • Binlerce kişinin beklediği haber geldi
  • Araçlara kara kutu geliyor!
  • E-Devlet'ten Alınan Nüfus Belgeleri Resmi Belge Sayılacak
  • Binlerce kişinin beklediği haber geldi
  • Araçlara kara kutu geliyor!
  • E-Devlet'ten Alınan Nüfus Belgeleri Resmi Belge Sayılacak

Okuduğunu anlamayan gazeteciler(!)

Zeki Oğuz

Okuduğunu anlamayan gazeteciler(!)


Sevgili okurlarım, Konyalı bir gazeteci olarak yıllardır şehrimizin kültürünü, doğal ve tarih zenginliklerini tanıtmaya çalışırım. Bunları şimdiye kadar değişik gazetelerde ve dergilerde yayınladım. Halen Memleket Gazetesinde yazmayı sürdürüyorum.

İlçelerimiz, beldelerimiz, köylerimiz, yaylalarımızla ilgili yüzlerce yazı kaleme aldım. Bu yazıların sonucu hiç kimseden bir beklentim olmadı. Teşekkür özürlü bir millet olduğumuz için hiçbir yazıma teşekkür de gelmedi. Buna karşılık son iki haftadır özellikle Karapınarlı gazeteciler tarafından hakaret yağmuruna tutuldum. Bilen bilir ama bilmeyen insanlar gerçek sanır bu okuduğunu dahi anlamaktan aciz gazetecilerin yazdıklarını.

Konu şu:

Konya Ticaret Odasının yayınladığı İpek Yolu dergisinde 2005 yılında Ereğli ilçemizi tanıtan bir yazı yayınladım. Tam beş yıl önce. Merhaba’dan Ali Sait arkadaşım bu yazıyı aynen alıp gazetenin Şehir ekinin Ereğli özel sayısında aynen yayınlamış. 

Bizim okuduğunu anlamaktan aciz Karapınarlı dostlar da yazının şehir ekinde yayınlanışından sonra başladılar serbest atışa.

Adı geçen yazımda tümüyle Ereğli’yi anlatıyorum. Yazının giriş cümlesi şu:

“Konya-Karapınar yolunu bozkır görüntüleriyle aşıp yüzüncü kilometreden sonra solunuzda, zirvesinde kaleleri, eteklerinde yeraltı şehirleriyle Karacadağ kalır.”

Gezi yazılarının sonunda genellikle anlattığım yöreye nasıl gidileceğini, nerelerde kamp yapılacağını, konaklama tesislerini ve yöre yakınlarında kolay ulaşılabilecek güzellikleri de vermeye çalışırım ki giden insanın zamanı varsa oralara da uğrayabilsin. 

İşte bu nedenle Ereğli ile ilgili yazımın son cümlesini şöyle bağlamışım:

“Ereğli’nin çevresinde görmeye değer tarihi ve doğal anıtlar var. Meke Gölü, Acı Göl, Karacadağ’daki yer altı şehirleri bunlardan bazıları.”

Cümledeki tek sorun Karapınar adının geçmeyişi. Ama söyler misiniz Meke deyince akla neresi gelir? MEKE tuzlası Karapınar’dan da önce marka haline gelmiş bir doğal anıt. Karacadağ deyince de elbette Karapınar akla gelir. Sadece bir soru, bu güzellikler Ereğli’nin neresine düşer?

M. Ali Elmacı Hakimiyet gazetesinde konu ile ilgili bir yazı kaleme almış. Küçük bir hata olarak değerlendirmiş benim yazıyı. Yazdıkları aynen şöyle:

“Buraya kadar her şey güzel.

Yalnız yazının sonunda kullandığı “Ereğli’nin çevresinde de görmeye değer tarihi ve doğal anıtlar var. Meke Gölü, Acı Göl, Karacadağ’daki yeraltı şehirleri bunlardan bazıları” ifadesi Zeki Oğuz’a yakışmamış.

Yakışmamış derken kimse yanlış anlamasın Zeki Oğuz’un seyyahlığına ve bilgisine yakışmamış anlamında.

Ereğli ilçesini tanıtıyorsunuz ve her ne kadar su seviyesinin düşük olup kurumaya yüz tutmasına rağmen Karapınar ilçesiyle bütünleşen Meke Gölünü Ereğli ilçesiyle birlikte anabiliyorsunuz.

Bu yazıyı okuyanlar üzülmüş. Ben de onlar kadar üzgünüm bir Karapınarlı olarak. Çünkü Zeki Oğuz gibi oraları karış karış bilen birisi böyle bir hatayı nasıl yaptı?

Halbuki Konya’dan elliye yakın Basın mensubunun Karapınar’a yaptığı gezide Zeki Oğuz’la birlikteydik.

Gezi kapsamında Meke Gölü’nü de fotoğraflamıştı. Acıgöl’e zaman yetiremeyip Akören yer altı şehrini birlikte gezmiştik.

Ve dahası Meke Gölü ve Karapınar ile ilgili yazılarınız da var.

Herhalde küçük bir hata.

Yok “Bu yerler Ereğli’nin çevresi” diyorsanız İvriz’i de Karapınar ilçesi dâhilinde gösterebilir misiniz?

Dedim ya, küçük bir hatadır sanırım.”

***

Kim hata yapıyor, okurlarımın insafına bırakıyorum.

***

Karapınarlı gazeteci Mehmet Okuyucu çok üzülmüş benim yazıma. Aslında yazımı okuduğunu bile sanmıyorum. Karapınar üzerine oynanan oyunlara oda mı alet oldu diye soruyor. Arkadaşım kimse beni oyununa alet edemez ve istemediğim bir şeyi yazdıramaz. 

Öteki hezeyanları da buraya aynen alıyorum:

Geçtiğimiz hafta içerisinde Konya’da yıllardır gazetecilik yapan köşe yazarlarından ve Konya ilçeleri hakkında oldukça geniş bir bilgiye sahip olan Zeki Oğuz, büyük bir hata işlemiştir. Karapınar’a ve Karapınar’lıya karşı yapmış olduğu üzüntü verici hata ise, Ereğli ile ilgili yazdığı yazıda, Karapınar’a ait olduğunu dünyanın bildiği Meke Krater gölünü, Ereğli’nin gezilecek yerleri arasında yazmış ve Karapınar’a ve Karapınar’da Meke Gölünde kendisine ikram edilen ikramlara ihanet etmiştir. Kendimize örnek olarak aldığımız gazetecilerden olan Oğuz, ustalığını kullanarak kasıtlı bir hata işlemiş havasını vermeyi başarmıştır. Ereğli’nin çevresinde gezilecek yerler arasına Meke ve Karacadağ’ı yazarken, “Ben Ereğli’ye ait demedim ki” diye kıvıracak ortamın zeminini hazırlamıştır. Zeki abinin bu hatası bizleri çok üzmüştür. Saygıda kusur etmek istemiyoruz tabi ama üzüntümüzü de dile getirmeden geçemiyoruz. Onun gibi usta bir yazar nasıl böyle bir hata eder anlamış değilim. Karapınar üzerinde oynanan oyunlara o da mı alet oldu? Zaten fotoğraf sanatçısı ismi altında Meke’yi kullananların yaptıkları ihaneti hazmedemedik daha. Doğal güzelliklerimizi kendi menfaatleri için kullanan o kadar menfaatperest insan var ki, sanki bu güzellikler sırf onların menfaatleri için yaratılmış. En garibi bu güzelliklere sahip çıkıyormuş gibi yapıp sadece kendi menfaatine kullanmak olsa gerek ihanetin ismi. Mesela, Meke bir doğal güzelliktir ve Meke ile ilçenizin reklamını yapacağız diyerek, Karapınar’dan menfaatlenmeye çalışmak gibi. İlçemiz beyazlaşmaya mı başladı, beni mi beyaz gibi görüyorum. Artık insanlar daha mı ak kazanıyor, yoksa kara kollar yerini ak kollara mı bıraktı. Geceler eskisi gibi karanlık değil sanki. Artık gecelerinde gündüzler kadar hareketli olduğuna şahit oluyorum. Bu bir artı mı yoksa eksi mi, ona kara veremedim bir türlü. Ekonomik ve kültürel olarak önde giden birçok vatandaşımızın geceleri kordon hasretlerini giderdiklerini görür gibi oluyorum sanki. 

***

Aşağıdaki yazı da Korkusuzca başlığı altında yazılar yazan Mithat Korkusuz’un:

Meke krater gölünün Karapınar sınırları içerisinde olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Bunu bir İngiliz bir Fransız’a dahi sorsanız çok kolayca bilir.

Hatta üniversite sınavlarında ve diğer sınavlarda  “Meke gölü hani ilçemize aittir” diye sormuş olsalar, cevapları “Karapınar “ olacaktır.

Ama bunu bilmeyen gazeteciler de varmış.

Evet, yanlış okumadınız. Karapınar’a her yıl gelen Konya’nın en önemli araştırmacı gazetecilerden Zeki Oğuz Meke gölü başta olmak üzere birçok değerimiz Ereğli’ye bağlıyıvermiş.

Konya da yayın yapan bir yerel gazetede Ereğli’yi tanıtıcı yazı içerisinde “Deli Mahmutlu Çayı vadisi doğa yürüyüşü için uygun. Ereğli’nin çevresinde de görmeye değer tarihi ve doğal anıtlar var. Meke Gölü, Acı Göl, Karacadağ’daki yeraltı şehirleri bunlardan bazıları.”

Şimdi sözde araştırma yapan bir yazarın kalemine ve bilgisine yakışmıyor böyle bir cümle.

Zeki Oğuz’un her yıl Karapınar’a geldiğini ve Meke krater gölleri ile diğer yerleri de gezdiğini biliyorum. Hatta Meke gölünde ay ışında soğuk içecek yudumladığını da yakinen biliyorum.  (Mithat şu içeceğin adını da yazsaydın ya. O soğuk içeceğin adına rakı derler.)

Böyle bir hata neden olabilir diye düşünüyorum.

Ya Meke gölünü unuttu (yaş itibari ile) ya da Karapınar’a karşı bir tutumu söz konusu.

Yazarın bu yazısı önemli değil gibi gözükse de bana göre çok büyük hata. Zeki Oğuz’un bu hatayı düzeltmesini arzu ediyoruz.

***

İşte böyle dostlar, sevgili okurlarım. Gerçek değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum. Böyle okuduğunu anlamayan gazetecileri de Karapınar halkına havale ediyorum.

Meraklısına not: Ereğli ile ilgili yazım ilkin İpek Yolu dergisinde 01.02.2005 tarihinde yayınlandı. Merhaba’nın Şehir eki dergisinde yayınlanış tarihi ise Temmuz 2010. Meraklısı bulup okuyabilir.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
dedemli
03 Nisan 2011 Pazar 18:12
tşk.
zeki bey siz siteminizde yerden göğe kadar haklısınız siz beni ben sizi şahsen taımayız ama ben sizi yazı ve resilerinizde özelliklede gezi resimlerinizden tanırım hep takip etmeye çalışırım haklısınız size bir teşekürü bile düşünmedik hakkınızı helal edin ama bizim toplumumuzda meyve veren ağacı taşlarlar. TEŞEKÜR EDERİM ZEKİ BEY
88.230.153.138
selim ayyıldız
22 Ağustos 2010 Pazar 15:02
sadece bumu
zeki bey yeni yazılarınız nerde.sadece cevap vermek içinmi köşede yazdınız
88.254.254.105
Yavuz
02 Ağustos 2010 Pazartesi 11:57
Zeki beyin bir hatasınıda bensöyleyeyim
Zeki hocam yazınızı okumadım ama :)...
Ereğliye gelen vatandaşlara Karapınar'da oluşan Obrukları görmelerini tavsiye etmemişsiniz...
:))
bence gezilip görülmesi başka, ait olması başka karapınarlı arkadaşların size teşekkür etmesi gerekirdi diye düşünüyorum.
88.225.218.240
hurşit
29 Temmuz 2010 Perşembe 20:54
vatandaş
Konuda siz veya başkası haklı olabiir ama ilgincime giden, sizin yazığınız hakaret dolu cümleler bu sizin yanlışta olduğunuz gösteriyor.haklılığınız olabilir ama bunu başkalarına güzel dille anlatmalısınız.Adı üstünde siz yazarsınız.size bu cümleler yakışmamış.
88.226.87.56
Rüstem
29 Temmuz 2010 Perşembe 10:23
Miço
Sayın yazar sedef saplı bıçak diye miço nun hikayesine açıklık getir.Bilmeyende halk kahramanı sanacak.Unuttuğun yerleri ben hatırlatayım sana kabadayı demişsin ya.Saman pazarı semtinin kültürü belli genelev kültürü belli esrar silah vb kaçakçılık kültürü belli istersen açılımını sen yap.Sen biliyorsunda istersen devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinden öğrene bilirdin bu şahsın kabadayılık kültürünü....Bir konyalı olarak bunları kaleme almanı esefle kınıyorum sen analadın beni...
88.250.25.110
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim