• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 17 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

Öğretim ve eğitim el ele...

Ali Akpınar
Yeni eğitim-öğretim yılında öğretim ve eğitim el ele!

Öğretim, bilgilendirme, öğretme; eğitim ise eğitme, terbiye etme, yetiştirme anlamlarına gelir. Eskiden eğitim öğretimin adı ta’lim ve terbiye idi. Bunlardan ilki işin teorik yönü, ikincisi ise pratik yönü ile ilgilidir. Genellikle her iki kavram birlikte kullanılır ve dilimizde eğitim, öğretimden önce söylenir olmuştur. Bunun anlamı şudur. Öğretim ve eğitim birlikte olmalıdır. Biri olmadan diğeri eksiktir, hatta anlamsızdır. Öğretimden asıl amaç da eğitimdir, yani öğrenilen doğru bilgilerin iyi bir şekilde hayata geçirilmesidir.
Şöyle ki, yalnızca teoriden ibaret kalan bir bilgilenme, eyleme dönmedikçe, hayata geçirilmedikçe sahibi için yüktür. Kur’ân, bildiği ile amel etmeyen böylelerini soluyan köpeklere ve kitap yüklü eşeklere benzetir.
Doğru bilgiye dayanmayan, eğitim de sahiplerini bidat ve hurafeli bir hayata götürebilir. Bu yüzdendir ki dinimizin ilk emri, namaz kıl, oruç tut, doğru ol, zekat ver, hac görevini ifa et gibi emirler değil, oku emridir. Evet, kişi önce okuyup doğru bilgiyi edinecek ve o bilgi doğrultusunda sağlıklı eylemlerin adamı olacaktır. Doğru bilgiye dayanmayan amellerin içi boş olacak ve şuursuz davranışlardan ibaret kalacaktır.
Bugünkü eğitim sistemimizde eğitim-öğretim kavramları ne kadar birlikte anılsa da her ikisinin birbirini tamamlar ve destekler mahiyette birlikte götürüldüğü tartışılabilir. Buna diyanetimizin uyguladığı eğitim-öğretim sistemi de dâhildir. Sözgelimi Kur’ân Kurslarında, Kur’ân’ın yüzünden okunması, kısmen de anlamı öğretilir de Kur’ân ahlakına uygun bir hayat öğrencilere kazandırılamaz. Yaz kurslarında otuz iki farz başta olmak üzere pek çok teorik dinî bilgi öğrencilere verilir de bu farzları hayata geçirecek bir eğitim gerçekleştirilmez. Nasıl sağlansın ki, öğle namazına kadar Kur’ân okutulur, namazın nasıl kılınacağı anlatılır, ama öğle namazına bir saat kala öğrenciler evlerine gönderilir. Öğrencilerin ne bir vakit olsun namaz kılması sağlanır, ne de görsel olarak cemaatin namaz kılışını izlemelerine imkan verilir!?
Bu durum okullarımızdaki eğitim-öğretim için de geçerlidir. Öyle ya, derslerde sigaranın zararları çokça anlatılır, ama öğrencilerin sigara alışkanlığının önüne bir türlü geçilemez. İçkinin zararları öğretilir ama öğrenciler bu zararlı alışkanlıklardan bir türlü kurtulamazlar. Bunda sigaralı, içkili ağızların, anlatımının/kötü örnekliğinin etkisi vardır, çevre unsurunun etkisi vardır. Bunda sigara içen, içki kullanan aile bireylerinin, arkadaş çevresinin, öğrencinin yaşadığı ortamın, reklamların vs etkisi mutlaka vardır. Ancak biz eğitimciler olarak kendimize, neden öğrencilere, her durum ve şartta doğru bilgileri uygulama melekesi kazandıramıyoruz, diye de sormamız gerekir.
Sözgelimi yalanın, küfretmenin, dedikodu yapmanın faydalı olduğunu hiçbir hoca söylemez, böyle bir şeyi hiçbir öğrenci de söylemez. Ancak onların çoğu bu zararlı alışkanlıklardan kurtulamazlar.
Çalışkan, üretken olmanın faydalarına dair öğrencilerimizden uzun nutuklar dinleyebiliriz. Ama kahvehane köşelerinde vakit öldüren insanlarımızın sayısı hiç de azalmaz.
Çevreyi temiz tutmanın, çöp ve gürültü kirliliğine yol açmamanın gereğini herkes bilir. Ama sokaklarımız çöpten, caddelerimiz gereksiz korna ve benzeri seslerden bir türlü kurtulmaz. Örnekleri çoğaltabiliriz.
Demek ki öğretim eylemi, eğitim ile desteklenmiyor; öğretilen doğru bilgiler hayata geçmiyor yahut geçirilemiyor. Bu problemin çözümü için öğretim eğitimle birlikte götürülmelidir. Nasıl ki fen bilimlerinde laboratuar ve uygulamaya yönelik deney önemli ise, sosyal bilimler de uygulama ortamı ve uygulama örnekleri son derece önemlidir. Bu meyanda öğretmenler, öğrencilerine yaşadıkları hayat ile en doğru örnekleri sunmalı, öğrencilerin öğrendiği doğruları hayata geçirme bilinci aşılanmalı, bu bilincin zinde tutulabilmesi için dünya ve ahret kazanımları uzun uzun anlatılmalıdır. Bir kere daha söyleyelim ki öğretim eğitimle el ele olursa anlamlı, kalıcı ve faydalı olacaktır.
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim