• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Ocaklar Sönmesin Diye Sönen Ocaklar Üzerine

Ufuk Karadavut

Önceki gün Manisa’nın Soma ilçesindeki bir maden ocağında elektrik trafosunun patlaması ile oluşan feci kaza sonucunda son belirlemelere göre 274 vatandaşımız can verdi. İçeride 100 civarında daha madencinin olduğu ifade ediliyor. Büyük ihtimalle onlarıda kaybedeceğiz. Öncelikle ölenlerin hepsine Allahtan rahmet, yaralananlara acil şifalar ve yakınlarına sabırlar niyaz ediyorum. Anlatılması oldukça zor bir durum ama bazı şeyleri konuşmasak ta olmayacak. Her ne kadar yetkililer konu hakkında konuşulmasını istemeyip  “bazı kazmaların sözlerine inanmayın” deseler bile onların “kazma” diye nitelendirdikleri kişilerin sözleri daha doğru olabiliyor. Gerçi kazma olarak nitelendirilenlerin değil de bu sözü sarf edenlerin kazmalıklarını ise ayrı bir konu olarak bir yerde bırakalım ve asıl konumuza dönelim.

            Ülkemiz maden kazaları ile yeni tanışmıyor. Ancak yaşanan kaza Cumhuriyet tarihinde yaşanan en büyük maden kazası olması nedeniyle önemlidir. Özellikle hemen her konuda dünya ile yarıştığımız ifadeleri sürekli olarak kulaklarımızda gezerken bu olayı nasıl açıklayacağız. Dünya bu konuda oldukça ileri durumdadır. Ancak örnek olarak Hindistan’ı, Bangladeş’i ve Nepal’i örnek verirseniz diyecek bir şeyimiz yok. Ama Avrupa ülkeleri ve Amerika’da böyle bir şey yok.  1950 yıllarından itibaren büyük çaplı kazalara rastlanmamış. Yandaş ve havuz medyası olarak adlandırılan medya kuruluşları bazı rakamlar vererek bunun olabileceğini ifade etmeye çalışırken, gözlerden kaçırılmak istene şeyin verilen rakamların 1800’li yılların sonu ve 1900’lü yılların başı olduğudur. Rantlarının kaybolmaması için bu olayı bile kullanıyorlar ya ne diyelim. Allah bildikleri gibi yapsın bunları.

            Aslında konu ile ilgili olarak çok sayıda uyarı ve çalışma var. Ancak nedense hükümetler konuya gereken önemi vermiyorlar. İş, yaşanan olay gibi kazalar yaşanınca da her zamanki gibi “sorumlular bulunacak ve gereken cezalar verilecektir” deniliyor ve olay orada bırakılıyor. Ne sorumlular bulunuyor ne de cezaları veriliyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor olan olduğuyla kalıyor. Eminim bundan sonra da bu böyle devam edip gidecek. Daha yeni, en az bin çocuk babasız kaldı. Bunun hesabını yapan hiç olmayacak. O çocuklar ne yapar ne yer ne içer kimse dönüp bakmayacak. Duyduğumuza göre ve eğer doğruysa devlet ölenlerin ailelerin bin lira yardım yapacakmış. Adeta dalga geçer gibi bir durum ortaya çıkmış. Yazık oluyor beyler. İnsanların gururuyla bu kadar dalga geçilmez.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası 2010 yılında "Madencilikte Yaşanan İş Kazaları Raporu"nu hazırlamışlar. Rapor incelendiğinde gerçekten ilgi çekici başlıklar var ve içeriklerinde de bilinmesinde fayda olan konular var. Elbette özellikle de etkili ve yetkililer için bilgiler içeriyor. Hemen herkesin okumasında fayda var. Anlaşılan bu raporda öncekiler gibi dikkate alınmamış ve çöp kutusuna gönderilmiş. Eğer raporda yapılan önerilerin küçük bir kısmı yapılmış olsaydı eminim bu gün bu yazı ve benzerleri hiç yazılmamış olacaktı.

Bunun dışında bundan daha iki ay önce CHP parti olarak MHP’nin de desteği ile Manisa’daki maden ocaklarının güvenirliğinin araştırılması için önerge verdi. Ancak hükümet gerek olmadığı için bunu reddetti. O zaman partizanlık yapılmayıp ta öneri kabul edilseydi ve gerekenler yapılmaya başlansaydı bunlar olmayabilirdi. Çünkü önergenin reddedilme gerekçesi oldukça komik “Meclisi gereksiz önergelerle meşgul etmek”. İşte buyurun. Gereksiz önerge dediğiniz şey 300’e yakın insanımızın kaybını önleyebilir ya da en azından azaltabilirdi. Ama olmadı.

Birde Başbakan’ın Soma ziyaretinde gösteri yapan bazı kişilere polisin çok sert müdahalesini gördük. Zaten acılı olan insanlara karşı gösterilen bu polis şiddetini anlamak mümkün değil. Oradakilerin hemen hepsinin en az bir yakını ölmüş ya da toprağın altında ölüsünün çıkarılmasını beklerken polisin bu derece acımasız davranmasını zalimce olarak değerlendirdiğimi belirtmek isterim. Biraz insaflı olun.

Son olarak olay ile ilgili olarak etkili ve yetkili kişiler tarafından yapılan en ilginç değerlendirmeleri vermek istiyorum. Gerçi hemen hepsi ilginç ama ikisi var ki kararı siz verin. Birisi “ölçüsüz bir kader” diğeri ise “bunlar olağan şeyler”. Değerlendirme size kalmış…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim