• BIST 108.153
  • Altın 153,551
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Konya 3 °C
  • Robert Amsterdam: FETÖ Türkiye'ye saldırmak için servet harcıyor
  • Liselere yerleştirmede detaylar belli oldu
  • Araç sahiplerine kötü haber! Benzine zam geliyor...
  • Robert Amsterdam: FETÖ Türkiye'ye saldırmak için servet harcıyor
  • Liselere yerleştirmede detaylar belli oldu
  • Araç sahiplerine kötü haber! Benzine zam geliyor...

"O gece hiç bitmeyecek sandım"

"O gece hiç bitmeyecek sandım"
Makedonya Meclisi'nde aralarında milletvekili, polis ve basın mensuplarının da bulunduğu onlarca kişinin yaralandığı olaylarda saatlerce meclis binasında rehin kalan AA kameramanı Abdul, yaşadıklarını anlattı- Abdul: - "Önce ciddiye almadık. Sonuçta kanun

ÜSKÜP (AA) - Makedonya Meclisi'nde, perşembe akşamı yaşanan, aralarında milletvekili, polis ve basın mensuplarının da bulunduğu onlarca kişinin yaralandığı olaylarda saatlerce meclis binasında rehin kalan Anadolu Ajansı (AA) kameramanı Vedat Abdul, yaşadıklarını anlattı.

O gece, gerginlik nedeniyle meclis başkanı seçimi ertelenmesine rağmen çoğunluğu elinde bulunduran Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) öncülüğündeki siyasi partilerin meclis başkanını seçmesi sonrası SDSM Genel Başkanı Zoran Zaev'in basına açıklama yapacağı yere geçtiklerini aktaran Abdul, 20'den fazla medya mensubunun, Zaev'in açıklamasını beklediğini söyledi.

Abdul, o sırada duruma tepki gösteren İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya'nın Ulusal Birliği Demokratik Partisi (VMRO-DPMNE) yanlısı protestocuların meclis binası önünde toplandıklarını ve bina içine girmeye çalıştıklarını gördüklerini anlatarak, "Önce ciddiye almadık. Sonuçta kanunlar var. Ellerini kollarını sallayarak içeri giremezler. Aradan beş dakika bile geçmeden içeri girdiler." diye konuştu.

İki yıldır AA'da çalıştığını ve onlarca kez meclise gittiğini dile getiren Abdul, meclisin içinin tam bir labirenti andırdığını, binaya ilk kez gelen birinin ön kapıdan girdiğinde kaçıncı katta olduğunu dahi kestiremeyeceğini, ayrıca ikinci ve üçüncü katlara çıkışın da oldukça karmaşık olduğunu belirtti.

Abdul, protestocuların içeri girdiğini gördüğünde tedirginlik yaşadığını ancak onlar üçüncü kata gelene dek polisin müdahale edeceğini umduğunu aktararak, "Ancak öyle olmadı. Ya onlara yol gösteren vardı ya da daha önce içeri girmişlerdi. Beş dakikada üçüncü kata çıktılar." dedi.

Bulundukları salonda milletvekillerinin de olduğunu belirten Abdul, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim bulunduğumuz salona girmek icin kapıları zorlamaya başladılar. İçimde hala bir umut vardı. Milletvekilleri vardı bu salonda, öyle kolay olmazdı, olmamalıydı. Bir an kapının aralandığını gördük. Zaev'in iki koruması kapıyı tutmaya koştu ancak 10 saniyeden fazla tutamadılar. Kapı ardına kadar açıldı. Yığınla insan üzerimize doğru koştu. Ne yapacağımızı bilemedik, öylece kalakaldık."

- "Öncelikleri Zaev ve Sela'ydı"

İçeri giren grubun önceliğinin Zaev ve Arnavut milletvekili Ziadin Sela olduğunu fark ettiğini ifade eden Abdul, yüzleri maskeli bir grubun durumu kontrol ettiğini, diğerlerinin ise saldırdığını ve ellerine ne geçerse milletvekillerine ve diğer insanlara attığını söyledi.

Abdul, Zaev'in ve yanındaki bazı milletvekillerinin yüzlerinin kanlar içinde olduğunu gördüğünü belirterek, "Bir yandan kameramla onları çekmeye çalışıyor bir yandan da bana vurmasınlar diye kendimi koruyordum. Bir an Zaev'in sesini duydum: 'Vurun, vurun ama bu size dönecek'." şeklinde konuştu.

Kargaşa içinde bir kameramanın başından kan aktığını ve ihtiyar bir adamın kameramana arkadan yumruk attığını anlatan Abdul, "Bir anda basın mensuplarını köşeye sıkıştırdılar. Bir süre sonra maskeli üç kişi onlarla gitmemizi söyledi. Merdivenlerden üçüncü kattan inmeye başladık." dedi.

Abdul, o sırada aklından "Bunlar bizi nereye götürüyor? Kaçmalıyım" diye geçirdiğini aktararak, "10 ila 12 kişiydik. Ben ortalarında yürüyordum. Bir anda aralarından çekilerek koridorun birinde koşmaya başladım. Nereye gittiğimi bilmiyordum. Koridordan koridora geçiyor, kapısı açık bir oda arıyordum. Bir oda bulup içinde girdim. Hemen (AA Arnavutça-Makedonca Editörü) Adnan İdriz Bey ile iletişim kurdum." ifadesini kullandı.

- "Dışarı çıkarsanız sizi öldürürüz"

Odada bir saate yakın saklandıktan sonra telefonunun şarjının azaldığını ve dışarıdan aldığı bilgilere göre bina önündeki kalabalığın da sürekli arttığını anlatan Abdul, şöyle devam etti:

"Bir çıkış yolu bulmak umuduyla ilk kata indim. Karşıma diğer medya kuruluşlarından üç kişi çıktı. Onlar da kaçmıştı. Birlikte yürümeye başladık. Nereden çıkacağımızı bilmiyorduk. Bir anda ellerinde tabanca olan maskeli üç kişi karşımıza çıktı. Bizi alıp diğerlerinin yanına götürdüler. 10 ila 12 kişiydik. Biraz zaman geçtikten sonra bizi önce iki, ardından üç odaya ayırıp üstümüzü aradılar. Eşofmanlı, spor ayakkabılı 20 ila 30 yaşlarında gençlerdi. Ellerindeki tabancalarla kimin hangi odaya gideceğini işaret ediyorlardı. Odaya geçtik, ışığı kapattık. Bizi 'Dışarı çıkarsanız sizi öldürürüz' diye tehdit ettiler."

Abdul, gizli şekilde İdriz ile telefonda konuşmaya devam ettiğini ve içerideki durumu aktardığını belirterek, "Bana sakin olmam gerektiğini, durumumla ilgilendiklerini söyledi. Aynı şekilde Türkiye'nin Üsküp Büyükelçisi Tülin Erkal Kara da birkaç kez arayıp sakin olmamı, durumu çözmeye çalıştıklarını söyledi." şeklinde konuştu.

Aradan birkaç saat geçtiğini ancak dışarıdan çığlık ve ağlama sesleri gelmeye devam ettiğini aktaran Abdul, "O gece hiç bitmeyecek sandım. Gece yarısına doğru kapı açıldı ve içeri askerler girdi. Bize dönüp 'Kalk, kalk, kalk' diye bağırdılar. Az da olsa rahatladım. 'Bir-iki' diye sayarak koşmamızı söylediler. Kendimi askerde gibi hissettim." ifadelerini kullandı.

Aralarında Zaev'in de bulunduğu bazı milletvekilleri ile meclisin en alt katına indirildiklerini, sonra içeri giren bir grup askerin önce milletvekillerini araçlara bindirip götürdüklerini ardından arka kapıdan kendilerini serbest bıraktıklarını söyleyen Abdul, dışarı çıktıklarından 50 metre önlerinden polisin onlarca insanın önünde barikat kurduğunu gördüğünü belirterek, "Ne yöne gideceğimi bilemedim. Ajanstan arkadaşlarımı aradım. Gelip beni aldılar." dedi.

- O gece yaşananlar

Mecliste perşembe günü yapılan oturumda Makedon milliyetçisi VMRO-DPMNE ile SDSM öncülüğündeki taraflar arasında gerginlik yaşanmış, yeni meclis başkanının seçilmesine yönelik planlanan oturum ertelenmişti.

Oturum ertelenmesine rağmen mecliste çoğunluğu elinde bulunduran SDSM öncülüğündeki siyasi partiler, Arnavut Partisi Demokratik Bütünleşme Birliğinden (BDİ) Talat Caferi'yi Meclis Başkanı seçmişti.

VMRO-DPMNE yanlısı protestocular, Caferi'nin Meclis Başkanı seçilmesinin ardından meclis önünde toplanırken yüzleri maskeli bir grup da binaya girerek bazı milletvekilleri ile basın mensuplarını rehin alıp darp etmişti.

Olaylara karıştıkları iddiasıyla 8 kişi gözaltına alınırken, aralarında milletvekili, polis ve basın mensuplarının da bulunduğu 100'e yakın kişi yaralanmıştı.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim