• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Konya 6 °C
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • "Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok"
  • Erdoğan'dan uyarı: "Televizyondan izliyorum sizi salonda göremiyorum!"
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!

Nükleer Santral

Fahri Kubilay

Politikalarınızı neye göre belirliyorsunuz başka ilçelere göre mi yoksa akıla mantığa bilime göre mi? Bu sorunun cevabını vermesi gereken Seydişehir’de kapasitelerine göre politika belirleyen değerli büyüklerimizdir herhalde.

Tarihte Seydişehir’in kaderini başka ilçelerin kaderine bağlayanların yatırım, üretim gelişme adına Seydişehir’e ne kadar fayda sağladıkları ortada.

Bunu birçok örnekle değerlendirebiliriz. Şu ilçe il olacakmış biz de olalım, orada şu müdürlükler varmış biz de niye yok gibi basit dayanaklarla iddialaşmaya girmek gibi ucuz politikalar, Seydişehir’in büyüklüğüne güvenmemek ve politika üretmekte çekilen sıkıntının açık delilidir.

Şimdiye kadar tüm kritik kararlarda birilerine şirin görünmek adına akıntıya gitmekten dolayı bu ilçe çok şeyini kaybetti. Bu bağlamda Seydişehir gibi elinde müthiş imkânlar olan bir bölge, bir ilçe şimdiye kadar bazı makamları elinde bulunduran hiçbir misyonu, vizyonu olmayan insanlar tarafın heder edilip gitmiştir. Son yıllarda bu konuda biraz ilerleme kaydedilse de bugün gelinen nokta ortadadır.

Şimdi gelelim meseleye bazı TV kanallarında gündemde olan nükleer santrallerle ilgili bölgeler arasında Konya bölgesinde olduğu ve Seydişehir Beyşehir arasında bir yerin de gündemde olduğunu dinleyen her Seydişehirli ve Beyşehirli heyecanlandı. Ve İlk olarak Beyşehir’den açıklamalar geldi böyle bir tesisin kurulmasını istemedikleri hususunda...  Arkasından bizim Seydişehir konuşmaya başladı. Seydişehir nükleer santrale sıcakmış.  Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor ama bu işe sıcak bakan değerli arkadaşlar bir işi yaparken o işin iyi yönlerini açıklarken sakıncalarını da açıklasalar her halde olay kamuoyu tarafından daha iyi anlaşılır.

Nükleer santralin sağlayacağı fayda ekonomiye sağlayacağı katkı binlerce kişinin istihdam alanı elde edilen enerjinin ucuz olması bunlar kulağa hoş gelen şeyler.

Ama bu enerji nedir insana ve çevreye verdiği zararlar nelerdir her hangi bir tehlikede neler olabilir gelişmiş ülkeler bu konuda ne yapıyor. Nükleer santrale devam ediyorlar mı her hangi bir tehlikenin boyutları ne olur? Bu arkadaşlar nükleer santral isterken bunları da halka anlatmak zorundalar. Çünkü yapılacak bir yanlışın sonucu yüzyıllar gibi uzun süre tüm bölgeyi etkileyecek niteliktedir.                                                                                                                                Olaya şöyle kısaca bakacak olursak ABD'de 1978 yılından, Almanya'da 1982 yılından, Kanada'da 1975 yılından itibaren yeni bir nükleer santral siparişi niye yok? Neden Fransa, 2010 yılına kadar nükleer programını askıya aldı.  Niçin Japonya'da, 1996 yılında  yapılmak istenen nükleer santral için, referandumda halk 'hayır' dedi..  Niye İsveç, 1980 yılında yapılan referandum sonucunda tüm nükleer santrallerini kapatma kararı aldı ve ilk santralini sökmeye başladı neden 20’ ye yakın batı ülkesi bu santrallerin kurulmasına kesinlikle karşı. Dünyada şimdiye kadar kaç adet nükleer santral kazası oldu . Kısaca insanların zihninde kalan  birkaç olay hatırlatalım:                                                                                     Şimdiye kadar dünyada yüzlerce nükleer kazası olmasına rağmen felakete dönüşebilecek 169 kaza olmuştur. En büyüğü Çernobil’de 1986 yılında meydana gelmiş felaket sonucunda 6000 kişinin öldüğünü ve ölü sayısının zaman içinde 40.000'e varacağını, ayrıca yüz binlerce insanın da kansere yakalanacağını bilim adamları açıkladı. Nükleer santrallerin civarında yaşayanlarda, kanser vakalarında yüzde 400'lük artış ve normal olmayan doğumlar, yaygın lösemi hastalıklarını bilmeyen yoktur.                                                                                                                                                                      Tüm bunlardan sonra  'teknik bir arıza' yapmayacağının veya Çernobil’de yaşandığı gibi ‘insan’ kaynaklı kaza yapmayacağının garantisini, güvencesini kim verebilir? Hele de çöpü patlayıp 38 kişinin öldüğü Türkiye gibi bir ülkede,  onlarca trajik olaydan sonra tanker facialarından, çöp patlamalarından, doğal gaz felaketlerinden, trafik kazalarında kazandığımız dünya şampiyonluklarından sonra acaba içinde hiçbir şüphe kalmadan tamam diyebiliyorlar.

Umarım böyle büyük bir olayı bu konuda fikir beyan eden dostlarımız doğru okur ve doğru politika belirlerler.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim