• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Nişasta bazlı şekerler

Ufuk Karadavut

Daha önceki yazılarımızda bu konuya değinmiştir. Ancak değişen pek bir şey olmadı. Yine insanlarımız bildiklerini yapmaya devam etti. Yine kendileri için uygun olan gıda maddelerini tüketmeye devam ettiler. Nişasta bazlı şeker kavramından asıl söylenmek istenen mısır şurubudur. Çok sayıda hazır gıdada kullanılan mısır şurubu, mısır nişastasının glikoz ve fruktoza dönüştürülmesiyle elde edilmekte ve şeker pancarından sağlanan şekere göre daha tatlı ve daha ucuzdur. Bu nedenle de ciddi anlamda tercih edilmekte ve kullanım alanı her zaman genişlemektedir. Özellikle tatlı ile uğraşan sanayi kuruluşları bu maddeyi ciddi miktarlarda kullanılmaktadır.

Mısır şurubunun kullanılması bakımından hemen her ülke kendi şartlarına göre bazı sınırlamalar getirmişlerdir. ABD’de yüzde 2, Almanya’da yüzde 8, Fransa’da yüzde 5 olan bu oran, Türkiye’de yüzde 15 olarak belirlenmiştir. Şeker pancarından elde edilen şekerin yüzde 50’si glukoz ve yüzde 50’si fruktozdan oluşmaktadır. Ancak mısır şurubunda bu oranın fruktoz lehine artarak yüzde 80’lere ulaşmaktadır. Fruktoz glukoza göre daha kuvvetli bir tatlandırıcıdır. Fruktoz emilerek karaciğere geldikten sonra metabolize edilmek için insüline gerek duymamakta ve hızla trigliseride dönüşerek yağ olarak depolanmaktadır. Yağ olarak depolanan her şeker bize geriye dönüşü olmayan ve vücuttan atılamayan bir şekle sokulmaktadır. Böylece “doymayan insanlar” olarak adlandırılan bir çeşit doymayan insan tipleri görülmeye başlıyor. Bu tip insanlar yedikçe yiyorlar ama doymak nedir bilmiyorlar. Sonuç ise obezite. Bunun temel nedeni ise mısır şurubunun fruktoz içeriğinin çok olmasıdır. Vücuttan salınan insülin glikoz şekerini tanımakta ve buna göre hemen tepki vererek insanların bir şeyler yemesini dengelemektedir. Oysa insülin salgılandığında vücutta şeker bulamadığından sanki vücuda hiç şekler alınmamışçasına işlem görmektedir. Böylece doygunluk hissi oluşmamakta ve insanlar daha fazla yemeye devam etmektedir. Özellikle çocuklarımızda görülmeye başlayan şişmanlık ve yayılan hastalıkların temelinde bunu aramak gereklidir. Günümüzde Amerika Bileşik Devletlerinde obezite miktarı %35’lere ulaşmıştır. Bu her üç kişiden birisinin aşırı kilolu olduğunu ifade etmektedir. Ülkemizde ise bu oranın %10 civarında olduğu ifade edilmektedir. Ama asıl tehlike bu miktarın hızlı bir şekilde artacağının tahmin edilmesidir. Nişasta bazlı şekerlerin (Mısır şurubunu) tüketim miktarlarındaki artış izlendiğinde bunu söylemek bir kehanet olmayacaktır.

Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) ve Nişasta Bazlı Sıvı Şeker (NBSŞ) olarak adlandırılan şekerleri kullananların obezitenin yanında diyabet, kan yağları yüksekliği, karaciğer yağlanması, yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalıklarına yakalanma oranları da ciddi oranlarda artış göstermektedir. Mısır şurubu şerbeti kullanılarak üretilen bisküvi, kolalı içecekler, şekerlemeler, çikolata, gofret, ucuz hamur işi tatlılar, hazır pasta ve keklerde yoğun olarak kullanılan bu maddelerin insan sağlığını tehdit ettiğini bir an olsun unutmadan gıda maddesi alırken biraz daha dikkat edilmelidir.

ABD’de 88.802 kadının katılımıyla gerçekleştirilen Nurses’ Health Study’de 18 yıllık takip sonucunda çay şekeri (sükroz) pankreas kanseriyle ilişkili bulunmazken, früktozdan (mısır şurubu şekeri) zengin diyet, pankreas kanseri olasılığını istatistiksel anlamlı bir biçimde artırmakta olduğu ifade edilmektedir*. Bu şu anlama gelmektedir; Bu tür şekerler tüketilmeye devam edilirse pankreas kanseri görülme sıklığının artacağıdır. Pankreas kanseri kanser türleri içinde en hızlı yayılan ve tedavisi olmayan bir hastalıktır. Geleceğimizi bu şekilde karartanlara karşı uyanık olalım. Çocuklarımızı ve kendimizi biraz olsun düşünüyorsak gıda maddesi alırken biraz daha seçici olmaya dikkat edelim. Aksi taktirde çok geç olabilir. Hayat bizim hayatımız ama bu hayata birilerinin sadece para kazanmak için büyük bir hırsla saldırmalarına ve bizleri oyuncak yapmalarına izin vermeyin…

 

*Michaud DS, Liu S, Giovannucci E, Willett WC, Colditz GA, Fuchs CS. Dietary sugar, glycemic load, and pancreatic cancer risk in a prospective study. J Natl Cancer Inst 2002; 94: 1293-1300

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim