30 Temmuz 2010 Cuma / Konya’da sıcaklık 17ºC
Link Bankası
Yorumlananlar
Foto Galeri



Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bu dergi 28 yaşında!
Ribat, 12 Eylül sonrası İslami camiada ilk kıpırdanışı başlatan yayın organıdır. İslam Mecmuası, Altınoluk Ribat’tan sonra başlamıştır yayına.
21 Kasım 2009 / 13:12

KONTV’de görmeseydim hatırlamakta geç kalabilirdim. Ribat dergisi yayın hayatına başlayalı 28 yıl olmuş. Yıl dönümü sebebiyle düzenlenen toplantıyı yayımlayan KONTV’yi seyrederken ben de lisedeki öğrencilik yıllarıma sınıfa gittim birden. Çünkü Ribat 80 İhtilalini izleyen bir zaman diliminde çıkmıştı ve biz dergi çıkmadan önce 80 Temmuz’unda, Konya’da, Abdullah Büyük hocayı ziyaret etmiştik. Abdullah Büyük hoca o zaman Kapu Camiinde vaiz idi. Kasetleri elden ele dolaşıyordu. Hoca, bir kasette nefes nefese, heyecanla, ey insan eynelmefer (kaçış nereye?), diye soruyor başka bir kasette; mesleğiniz ne, rızkınızı hangi yoldan kazanıyorsunuz, ömrünüzü, nefesinizi nerde tüketiyorsunuz, Allah sizi nerde kullanıyor, diye soruyordu.

Abdullah Büyük tutuklanmıştı

Biz canlı dinlemek için Aydın’dan bir grup arkadaşla Konya’ya gelmiştik. Hoca’yı camide dinleyemedik; ama evinde dinleme ve onun misafiri olma şerefine erişmiştik. Bu ziyaretten kısa bir zaman sonra 12 Eylül ihtilali oldu. İhtilal döneminde Kenan Evren il il dolaşarak niçin ihtilal yaptığını anlatmaya çalışıyordu. Konya’ya geliyor ama kalabalığı beğenmiyor. Nerde bu insanlar, diyor. Efendim diyorlar, buranın insanları hocalara gider, böyle yerlere pek gelmezler. Adını kim veriyorsa, kendisine gidilen hocalardan biri olarak Abdullah Büyük hocadan bahsediliyor. Bunun üzerine bir yazısı bahane edilerek Abdullah Büyük hoca tutuklanıyor. Kenan Evren bundan sonra miting alanlarında okulları tatil edilen öğrenciler karşıladı. Öğrencileri ve öğretmenleri meydanlara toplarlar, çocukları alkışlatırlar, akşam televizyon haberlerinde bu görüntüler “Devlet başkanı Kenan Evren’i, büyük bir kalabalık coşku ile karşıladı.” anonsuyla verilirdi. Kenan Evren de “Ben ve arkadaşlarım toplandık ve karar verdim.”diye başlardı konuşmasına.

Hoca bu tutuklamadan sonra epeyce kaldı içeride. Sanırım Diyanet’teki görevinden de alındı.

Ona yakın yazım yayınlandı

Bir gün Milli Gazete’den Ribat adında bir derginin yayına başladığını ve derginin başında Abdullah Büyük hocanın olduğunu okudum. Hemen elime kalemi aldım ve dergiye abone oldum. Derginin içeriği bana cesaret vermişti; bir makale yazarak ve ziyaretimizden bahsederek Abdullah Hoca’ya göndermiştim. Sanırım 10-11.sayısı idi ve birleşik sayı olarak çıkmıştı. Baktım Ribat’ta benim de bir yazım var. Bu cesaretle daha sonra başka yazılar da gönderdim Ribat’a ve hepsi de basıldı bu yazıların. Saymadım ama 10’un üstündedir Ribat’a yayımlanan yazım.

İlk kıpırdanışın dergisidir

Ribat, 12 Eylül sonrasında İslami camiada ilk kıpırdanışı başlatan yayın organıdır. İslam Mecmuası, Altınoluk Ribat’tan sonra başlamıştır yayına. Önce Aydın’da sonra Erzurum’da dergi ile bizim vasıtamızla tanıyan arkadaşlar abone olarak da destek verdiler Ribat’a.

Yaşanan hayata fıkıh ilmi açısından bakan, İslami kavramları açıklayan, tasavvuf, siyer, hadis gibi temel kaynaklardan hareketle yeniden bilinç kazandırmayı ve dirilişi hedef edinen Ribat’ın sayfalarında başlangıçta bugünkü gibi meşhur ve akademik kariyer sahibi imzalar yoktu. Samimi insanların yazarlık gibi bir amaç gözetmeden bildiklerini paylaşma imkanı veren bir yayın organı idi. İlk dönemden başta Abdullah Büyük olmak üzere Veyis Ersöz, Bekir Başarıcı, Ali Akpınar gibi imzaların omuzladığı dergiye daha sonra Mahkum Duygular’la Emine Şenlikoğlu, Hüsnü Aktaş, Meryem Canan Ceylan, Bekir Sağlam gibi isimler de katıldı. Ribat’ta ilk kalem ürünlerini yayımlayanlardan bazıları bugün profesör oldu.

Ribat büyüdü

Ribat sadece dergi olarak kalmadı, radyo oldu, okul oldu, yayınevi oldu, yardımlaşma derneği oldu ve dünyanın dört bir yanına dağıldı.

Samimi bir niyetle yakılan bu meş’ale bugün aydınlatmaya ve ısıtmaya devam ediyor. Aradan 28 yıl geçmesine rağmen heyecanından hiçbir şey kaybetmedi. Böyle bir dergiye omuz vermekten memnunum. Biliyoruz ki dergileri ayakta tutan en büyük yardımlaşma şekli abone olmaktır, abone bulmaktır. Bayilerden alınan dergilerin ödemeleri ya ulaşır ya ulaşmaz. Bu vesile ile bir hayır işleyin derim. Kendiniz ihtiyaç duymuyorsanız bile bir lise öğrencisini, bir İmam-Hatip Lisesi kütüphanesini abone edin, derginiz oraya gitsin. Ribat’a daha nice 28 yıllar diliyoruz. (Kamil Yeşil - dunyabizim.com)



bir devre damgasını vurdu
Elmas Akarcalı
28. yıl gecesinde Bir film yapmışlar, Ribat ın kuruluşu bu güne gelişi ile ilgili onu seyretinmizmi diye sorcağım önce,KONTV de seyrettim ve günlere geri döndüm sanki,BİZLER dışarıdan ribat sayısı çıkacak diye dört gözle beklerdik o zamanlar,ve elimizdeki dergiyi bizler okuyalım diye birileri, özgürlüğünü vermeye ve ağır bir bedel altında mücadele ettiğini 28 yıl sonra o filmi seyrettiğimde öğrendim ancak.Bunlar dan hiç haberimiz yoktu doğrusu.Mücadele ve Dava insanları sizi kutluyorum...
18 Şubat 2010 Perşembe 11:22
yazıyı bence sen oku
Süleyman AYDIN'a
Madem düzgün bir iş yaptığına inanıyorsun neden hemen " biz onlardan önce çıktık" diyorsun. Asıl maksadın kendini ispatlamak mı, başkalarıyla manasız yarışlara girmek mi? Abartma değil bal gibi ortada laf! Önce çıkartınca ne olmuş, ne gibi bir toplumsal etki yapmışsın, senin camiandan başka okuyan olmuş mu, maksimum tirajın kaç olmuş, hangi derde deva olmuşsun bunlar önemli. Yoksa 50 li 60 lı yıllarda da çok dergi çıkmış, Ribat dergisi gibi tutmamış, klik bir cemaat dergisi olarak kalmış.....
23 Kasım 2009 Pazartesi 02:42
Selman Akar'a
Süleyman Aydın
Be hey kardeşim, yazıyı bir sindirerek oku... Ribat Dergisi'nin 28. yılı olmuş, yazar onunla ilgili bir yazı yazmış. Ribat Dergisi'nin de islam gibi bir dergiden önce yayın hayatına başladığını söylemiş. Ribar Dergisi ile İslam Dergisini hiç kıyaslamamış ki yazar. Bu polemik hem ne kazandırır. Asıl maksadınız ne, diyerek ne kadar abartmışsın olayı...
22 Kasım 2009 Pazar 11:15
Asıl maksadınız ne?
Selman AKAR
Bir kere, İSLAM Mecmuası, Türkiyedeki ulusal manada ve Türkiye dışından haber veren ilk İslami dergidir. İSLAM Mecmuasından önce de pek çok dergi çıkmış ama İSLAM Dergisi kadar uzun süreli , kapsamlı ve kuşatıcı olamamıştır. Ribat gibi dergiler ise klik olarak dar bir okuyucu çevresinde kalmışlardır. Ama İSLAM Mecmuası her konuda ilklerin öncüsü olmuş, gösterdiği başarı Ribat gibi abone sayısı az ve küçük bir çevreye hitap ets de yeni diğer dergilerin doğuşuna vesile olmuştur.
21 Kasım 2009 Cumartesi 17:17

Bugün Yazanlar
Söyleşi
Anket
Referandumda oyunuzun rengi ne olacak?
Haftanın Haberi
Mail List