• BIST 94.491
  • Altın 252,268
  • Dolar 5,8312
  • Euro 6,5363
  • Konya 24 °C
  • Temmuz zammı için son viraj... Emeklilere en az 2 bin 544 lira!
  • Mursi'ye şehit denilmesindan rahatsız oldular
  • Yine soru çaldılar!
  • Temmuz zammı için son viraj... Emeklilere en az 2 bin 544 lira!
  • Mursi'ye şehit denilmesindan rahatsız oldular
  • Yine soru çaldılar!

Konya'da Mevlevi Mutfağı semineri

Konya'da Mevlevi Mutfağı semineri
Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın yerinin çok ayrı olduğunu ve dervişliğe giden yolda ilk adımın mutfaktan geçtiğini söyledi.

Türk Mutfağı uzmanı Dr. Nevin Halıcı, Selçuk Üniversitesi Gümüşkepçe ve Turizm İşletme Grupları'nın davetlisi olarak geldiği Konya'da bir seminer verdi. "Mevlevi Mutfağı" konulu seminerde Mevlevilerin mutfak ve yemek kültürü konularında bilgiler veren Dr. Nevin Halıcı, Mevlevilikte mutfağın çok ayrı bir yeri ve önemi olduğunu belirterek, "Mevlevilikte mutfak dervişliğe giden yolda ilk adımdır. Dergaha gelerek derviş olmak isteyen kişiler ilk olarak mutfakta çalıştırılırdı. Bir postun

üzerinde 3 gün mutfakta çalışanları izleyen kişi, daha sonra ayakçı olarak mutfak işlerine yardımcı olurdu. Bu hizmete dayanabilen ve dervişler tarafından beğenilenler bin 1 gün süren çileye yatabilirlerdi" dedi.

 

Konya Dergahı'nda en önemli şahıslardan birisinin baş aşçı olan Ateşbaz-ı Veli olduğunu da dile getiren Nevin Halıcı, "Her Mevlevi dergahının mutfağında Ateşbaz-ı Veli'nin isminin yazılı olduğu bir levha bulunurdu. Dünyada da bir aşçı adına yapılan ilk türbe ona aittir. Kendisinin de ermiş bir kişi olduğu söylenir" şeklinde konuştu.

 

Mevleviler için yemeğin çok kutsal bir şey olduğunu ifade eden Halıcı, "Yemek yenileceği zaman bütün dervişler çağırılır ve sofraya oturulurdu. Dervişler yemeğe ellerine aldıkları tuzla başlar ve yine aynı şekilde bitirirdi. Eğer bir derviş su isteyecekse ayakta duran görevliye başıyla işaret eder, görevli su dolduğu bardağı öperek dervişe verir, derviş de öperek aldığı suyu içerek tekrar görevliye verirdi. Bu sırada herkes kaşığını bırakır, dervişin su içmesini bitirmesini beklerdi. Bunu, su içen dervişten bir lokma bile fazla yemek yememek için yapardı. Bu, insanların birbirine gösterdiği saygının bir örneğiydi. Baş derviş, dervişlerin doyduğunu anlayınca kaşığını bırakırdı. O kaşığı bırakınca herkes bırakmak zorundaydı. Son olarak şükür duası edilir ve sofradan kalkılırdı" diye konuştu.

İHA 

Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim