• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Konya -3 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Nereye kadar…

Ufuk Karadavut

‘Ateş düştüğü yeri yakar’ derler ya bu çok doğru. Birkaç kez bu ateşi yüreğinde hissetmiş biri olarak yakın zamanda yine hissettim. Kim ne derse desin kin ne yaparsa yapsın ateşin düştüğü yüreğin hissettiklerini kimsenin hissetmesi mümkün değil. Bir askerimiz daha şehit oldu. Uzaktan yakından arayan dostlarımız bizlere başsağlığı dilediler. Bu son olur mu bilmiyorum. Aslında son olacağına inanmıyorum. Her ne kadar etkili ve yetkililer şu olacak bu olacak deseler de kendilerinin de buna pek inandıklarını sanmıyorum. Çünkü terörün ve teröristlerin desteği ve destekçileri hem içerde hem de dışarıda oldukça yoğun. Hatta geçtiğimiz günlerde Devlet Bakanımız ve Hükümet Sözcüsü Sayın Cemil Çiçek ‘Böylesine uluslararası desteğe sahip terör örgütü…’  şeklinde bir cümle kullanarak bu olayın bizim düşündüğümüzün çok ötesinde bir olay olduğunu belirtmeye çalışmıştır.

Cumhuriyet, bayrak, şehitler, vatanın bütünlüğü, milli devlet, üniter yapı, Türkiye cumhuriyetinin temel nitelikleri, sosyal devlet anlayışı, Türk devletini sömürmeye yönelik her türlü faaliyetin sona erdirilmesi, vatan savunmasındaki en zinde güç olan Türk Silahlı Kuvvetleri…Bunlar Türkiye Cumhuriyetinin olmazsa olmaz ve asla vazgeçilmez nitelikleri. Milli mücadele yapanlar bu konuları kendilerine esas almışlar ve buna göre mücadelelerini canla başla yapmışlar ve başarılı olmuşlardır. Ancak günümüzde bu başarının devam ettirilip ettirilemeyeceğinin sınavı yapılmaktadır. Bir tarafta eli kanlı ve gözü hiç bir şeyi görmeyen sadece yok etmek ve kazanmak olan bir örgüt ve bir tarafta ise sürekli itidal tavsiye edilen Türk milleti.

Terör aslında milli mücadele zamanında büyük Türk Milletine baş eğdiremeyen kapitalist-emperyalist toplumların şekli değiştirilmiş yeni bir tetikçisidir. Dün tetikçi yunandı, sonra ermeni oldu. Bugün ise PKK. Adı ne olursa olsun  ve ne yaparsa yapsın sonun da amaç milli mücadele ila kurulan devletin sona erdirilerek hiçleştirilmesi ve tarih sahnesinden Türklerin bir daha geri dönmemek üzere tasfiyesidir.  Bu hareket hızla devam etmektedir. Asla durmaya niyetleri de yoktur. Atalarımız ‘su uyur düşman uyumaz’ demişler ve ne güzel söylemişler. Bizi birilerinin uyandırması gerek. Ne olduğumuzu ve ne yapmamız gerektiğinin hatırlatılması gerek. Aksi taktirde uyandığımızda çok farklı bir dünyada ve çok farklı insanların hizmetçisi olarak uyanacağız.

Söyle bir bakın hayata, bir tarafta ‘Teröre siyasi çözüm’ söylemleri artmaya başladı. Hemen her köşeden sanki öğretmişçesine aynı sesler. Siyasi çözüm ne demek bunu kimse söylemiyor. Bu terör örgütünün yasallaşması mı yada istediklerinin olduğu gibi verilmesi mi kimse bir şeyler söylemiyor. Önemli olan ‘Teröre siyasi çözüm’.

Bir yandan da Cumhuriyetin bütün kazanımları bir bir elden çıkıyor. Limanlar satılıyor, iletişimde tamamen yabancılara bağlandık, bankalar, ekonomik hayat ve hatta Mustafa Kemal’in ne umutlarla kurduğu Sümerbank bile yok oldu.

Diğer bir tarafta ‘Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’ adı altında yeni haritalar ortaya çıkarılıyor. Ülkeler bölünüyor yada bölünmesi için yoğun gayretler harcanıyor. Irak istesek te istemesek te resmen üç parçaya bölünmüş durumdadır. Sırada hangi ülke var. Yakında bunu da göreceğiz.

Bir diğer yanda dinimizi değiştirme çalışmaları yoğunlaştı. ‘Ilımlı İslam’ yada ‘Dinler arası diyalog’  fitnesi ile insanların kafaları karıştırıldı. Bu hareket arkasına aldığı uluslararası destek ile çalışmalarına devan ediyor.

Bir tarafta bakıyorsunuz ‘bir karış toprağımız vermeyeceğiz’ derken, Gabar’da, Cudi’ de yada Namaz dağlarında şehitler verirken beri tarafta  oksijen bakımından dünyanın en zengin yeri olan kaz dağlarını talan ettiriyoruz. Yabancılara para karşılığı arazilerimizi satıyoruz.

Bütün Türkiye ayakta. Cudi dağlarının eteklerinde bu ülkeyi sevenlerden, Toroslara, Karadeniz eteklerinden, Ege bölgesinin dağlarına, Orta Anadolu’nun bozkırlarından Trakya’nın ovalarına kadar bütün ülke ayakta ve terörün bitmesini istiyor. Ölen şehitlerin son olmasını istiyor. Ayağa kalkanlar hepsi bağırıyor ‘bizi de asker alın’. Tepkiler aslında terörün arkasındaki emperyalizme karşı bir milletin ayağa kalkışıdır. Aslında bu ülkenin henüz daha bitmediğinin bir göstergesidir. Bu hareketlerin doğru yönlendirilmesi gereklidir. Aksi taktirde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Tabiat boşluğu kabul etmez. Mutlaka bir şeyle doldurur. Siz kalabalıkları doğru yönlendirmeseniz birileri gelir istediği gibi yönlendirir. Allah korusun çok kötü şeyler olabilir. Çok dikkatli olmak gerek…

Şehit olan bütün askerlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim