• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Nereye gidiyoruz

Ufuk Karadavut

Bir zamanlar bu ülkede Hürriyet ve İtilaf Fırkası adı ile bilinen parti vardı. Bu parti ülkenin kaderini öyle derinden etkiledi ki, o günden bu yana ülke asla bir araya gelip belini düzeltemedi. Bir ara birileri birlikte hareket ederek düzeltme yoluna gittiler. Bunun için gayretler sarfettiler. Ama daha sonraları birileri geldi ve yapılan bütün iyi ve güzel işleri silerek yeniden kendilerine göre bir yönetim oluşturdular. Hürriyet ve İtilaf Fırkası ikinci meşrutiyet döneminde kurulmuş partilerden birisidir. Bu partinin temel özelliği ise Türk siyasi tarihinde ilk muhalefet partisi olarak işe başlamış olmasıdır. Kurucuları ise; Amasya mebusu İsmâil Hakkı Paşa, Sivas mebusu Dr. Dagavaryan, Tokat mebusu Mustafa Sabri Efendi, Hama mebusu Abdülhamîd Zehrâvî, Piriştine mebusu Hasan Bey, Sinop mebûsu Dr.Rızâ Nur Bey, Ayân meclisi âzâları Dâmâd Ferîd ve Müşir Fuâd Paşalar, Emekli Ferik Süleymân Paşa, emekli Miralay Sâdık Bey, gazeteci Tâhir Hayreddîn Bey tarafından kurulan fırkanın ilk reisi meşhur Dâmâd Ferîd Paşadır.

Görüldüğü gibi oldukça muteber(!) kişiler yönetimde yer almışlardır. Ayrıca zamanında hiç bir partide yer bulamamış, kimliği ve kişiliği olmayan, Rum, Arnavut, Arap, Ermeni milletvekilleri de bu partiye girerek partinin güçlenmesi için çalışmışlardır. Yani aslında milli hiç bir tarafı olmadığı gibi gizli bir yıkıcılık ve bölücülük propagandası yapmaktaydılar. Aslına bakılırsa eminin tarih boyunca Türk devletlerinde farklı adlarda kurulan bu tür teşkilatlar bulunmuştur. Kendilerine verilen görevleri de eminin en başarılı şekilde yapmışlardır. Zira masa başında daima kaybedenin Türkler olduğu düşünülürse bunun ne kadar doğru olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Şimdi bile korkmaktayız. Zira yine masa başına müzakere yapıyoruz. Her zamanki gibi kaybediyor gözüküyoruz. İnşallah yanılırız...

Günümüze baktığımızda da bunun benzeri yapılar görebiliriz. Sayın Yusuf Halaçoğlu günümüzde 500 bin civarında kripto ermeninin yaşadığını söylüyordu. Benzer şekilde ermeni patriğinden bir papaz televizyonda bu sayının 100 binin üzerinde olduğunu söylemişti. Demek ki ülkemiz halen daha kriptolarla uğraşıyor. Hatta bir uzman PKK’nın kurucularının ve yöneticilerinin büyük kısmının ermeni olabileceğini ifade eden konuşmasını dinleyince olay iyice çözülüyor. Yaşadığımız bir olay bunun doğru olabileceği yönündeki düşüncelerimiz kuvvetlendirdi. Bingöl’de bir çay bahçesinde otururken bir kişinin bize “ben zaza ermenisiyim” dediğini hatırladım. Orada “Zaza Türküyüm”, “Zaza Kürdüyüm”, ya da “Zazayım” diyenlere rastlayabilirsiniz. Ama zaze ermenisiyim diyeni ilk defa duymuştum. Daha sonraları bu kripto ermenileri duyunca taşlar yerine oturmaya başladı. Ve aslında içimizde ne kadar çok hain olduğunu düşündüm. Zamanında Kürt Teali Cemiyetinin kurucusu olanlar bugün terör örgütü ve onun uzantısı olanları yönetiyor ya da işbirliği yapıyorlar. Ekmek yedikleri su içtikleri kaba pisliyorlar. Bu pisliği yapanlar hemen her fırsatta ülkemize ve ülkenin kurucularına küfürler etmekten aşağılamaktan geri durmuyorlar. Kendi pisliklerini ülkemizin dinamiklerine küfürler ederek örtme telaşındalar.

Şimdi bakıldığında sivil toplum kuruluşları, basın ve yayın organlarının bir amaç uğruna nasıl bir araya gelerek aynı çatı altında fiilen toplandıklarını tarihi gerçekler ışığında daha iyi görme imkanına sahip olabiliyoruz. Dün ülke içinde fitne fesat çıkararak koca Osmanlı Devletini küçültenler bugünde aynı yolu kullanarak daha da küçük parçalara ayırmanın peşindeler. Kemalist düzen olarak niteledikleri Türkiye Cumhuriyetinin yıkılmasını hem siyasi olarak hem de silahlı mücadele ile savunanlar günümüzde oldukça etkili oluyorlar. Ayrışmanın son noktasına gelindiği günümüzde ayrışmanın nereye gideceğini çok iyi görmek ve ona göre taraf olmak gerekmektedir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Veysel Ağa
20 Eylül 2013 Cuma 09:44
Bize gidiyoruz.
Yazını okuyunca şaştım kaldım.Kafam da çok karıştı.Şimdi biz kimin tarafını destekleyecez.Senin tavsiyen kim?Usta'yamı güvenelim?Çarkcı başının arkasından mı gidelim?Püskevitci'yimi takibedelim? Yoksa başka alternatif varda biz mi görmüyoruz? Aslında bize gidelim çay içerken oturalım konuşalım.
88.252.234.150
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim